Samsun'un Bafra ilçesinde 12 Eylül günü meydana gelen kazada, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı asistanlarından Doktor Serdar Kıyak, eşi Gülşah Kıyak ve oğlu Poyraz ile birlikte Asarkale mevkiinde aracıyla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu yaklaşık 30 metre yükseklikten Kızılırmak Nehri'ne uçtu.

[ilgili-haber=1797388]
BAKAN MEMİŞOĞLU KATILDI
Kazada anne ve çocuk öldü, baba Serdar Kıyak ise sağ kurtuldu. Anne ve çocuğunun cenaze namazına Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da katıldı. Babanın bebeğin battaniyesine sarılarak ağlaması, feryatları yürekleri dağladı.
BABANIN İDDİASI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Ancak olay Gülşah Kıyak’ın babasının jandarmaya gidip “Kızımı tehdit ettiği mesajlar var” deyip, şikayetçi olması üzerine farklı bir boyut kazandı. Jandarma ekipleri, baba Serdar Kıyak’ı gözaltına aldı. Jandarmadaki ifadesinde “susma hakkını” kullandığı öğrenildi.
Savcıya verdiği ifadesinde ise, “Eşimle birlikte geziye çıkmıştık, eşim ve oğlum uyudu, ben de navigasyona bakıyordum, direksiyon hakimiyetini kaybettim, kaza meydana geldi” dediği öğrenildi.
[ilgili-haber=1797315]
BABA CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı’nca resen başlatılan adli soruşturma kapsamında; “Şüpheli sürücü Serkan Kıyak hakkında 16 Eylül 2025 günü çıkarıldığı Bafra Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce 'eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme ve çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak altsoya karşı tasarlayarak kasten öldürme' suçlarından tutuklanmasına karar verilmiştir” denildi.

[ilgili-haber=1796975]
KENDİNİ ASMAK İSTEDİ
Serdar Kıyak'ın kaldığı Bafra Cezaevi’nde kendini asarak intihara teşebbüs ettiği öğrenildi. Psikolojik tedavi gördüğü ve ilaç kullandığı ortaya çıkan Kıyak’ın tedbir amaçlı olarak Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde tedavisine devam ediliyor.
SUDAN ÜZERİ KURU ÇIKTI!
Sabah Gazetesi’nden Kerim Cengil’in haberine göre ise; olay günü balık restoranına gitmek için yola çıktıklarını söyleyen Doktor Serdar Kıyak’ın eşine "kral mezarlarını göstereceğini" söyledi. Kazanın ardından Doktor Kıyak'ın cep telefonu ve cüzdanıyla sudan çıkması, üzerinin ve saçlarının kuru olması, suya düşen araçtan yüzerek çıktığını söylemesine rağmen kurtarma girişiminde bulunmaması dikkat çekti. Görgü tanıkları ise Serdar Kıyak'ın suya hiç girmediğini, kenarda beklediğini anlattı. Bu bulgular, doktorun olaydan önce araçtan inip aracı suya itmiş olabileceği iddialarını güçlendirdi.

YASAK AŞKI İFADESİNDE ORTAYA ÇIKTI
Soruşturma kapsamında alınan ifadesinde Serdar Kıyak, aynı hastanede görev yapan psikolog D.C. ile ilişki yaşadığını itiraf etti. Kıyak, "Eşim Gülşah, 12 Temmuz'da D.C. ile mesajlaşmalarımı yakaladı ve tartıştık. Boşanmak istedi ama konuşup konuyu kapattık" dedi.
EŞİ ARKADAŞLARINA TEHDİTLERİ ANLATMIŞ
Soruşturma kapsamında ortaya çıkan mesajlaşmalarda Gülşah Kıyak'ın arkadaşlarına, eşinin 1 yaşındaki oğulları Poyraz'ı kabullenmediğini ve kendisini tehdit ettiğini anlattığı öğrenildi. Kadının "çocuğu istemediği, doğduktan sonra da kabullenmediği" yönündeki mesajları dosyaya girdi.
İLAÇ KULLANDIĞI ORTAYA ÇIKTI
Serdar Kıyak'ın son iki yıldır psikolojik tedavi gördüğü ve ilaç kullandığı da soruşturma dosyasına eklendi. Doktorun bilgisayar ve cep telefonlarına el konularak inceleme başlatıldı.
ÇALIŞMA ODASININ KAPISINI KİLİTLEMİŞ
Kazadan sonra Serdar Kıyak'ın babası Yüksel Kıyak'ın evlerinde Gülşah ile ortak kullandıkları çalışma odasının kapısını kilitleyerek Gülşah'ın anne, babası ve ailesini içeriye almaması da dikkat çekti. Doktora bu durum da soruldu. Serdar Kıyak, odada ruhsatlı av tüfeği ve havalı tabancalar bulunduğunu, Gülşah'ın ailesinin kendisine zarar vermesinden korktuğu için kapıyı kilitlediğini ileri sürdü.
Diğer yandan Gülşah Kıyak’ın cep telefonunun halen bulunamadığı, nehirde yapılan taramada da ortaya çıkmadığı öne sürüldü. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma derinleşerek devam ediyor.
Haber Merkezi