Türkiye’de devlet haricinde kumar oynatmak yasak ve cezası vardır.
Bence; devlet eliyle de olsa kumar, hem dinen hem de ahlaken suçtur.
İnsanları yalnızlaştırır ve tembelliğe sürükler.
İş gücünü düşürür, ülkeyi de toplumsal erozyona götürür.
Bunu devlette yapsa, yasal da olsa topluma zarar verir.
Toplumsal uzlaşıyı da etkiler kumar.
Şeyh Edebali’nin söylediği gibi; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!’
‘Kumar; hırsın tamahıyla beslenen, eşitsizliğin kardeşi, belanın babasıdır!.’
Bu yazıyı neden mi kaleme aldım?
Son yıllarda spor müsabakaları için oynanan bahislerin çoğaldığını görüyoruz.
Hem yasalı var hem de yasal olmayan. Gençler bahis sitelerinde geleceklerini karartıp adeta yok oluyorlar.
Yazacak o kadar yıkılan hayatlar var ki…
Bu kumar illeti yüzünden binlerce aile yıkıldı.
Ocaklar söndü.
İntihar edenler oldu.
İşinden, eşinden ve çocuğundan olanlar oldu.
Samsun’un Terme ilçesinde düzenlenen geleneksel Sakarlı Hıdırellez Kültür, Sanat ve Spor Festivali’nde kurulan lunapark etkinlik alanında ‘şans oyunları masaları’ görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Aynı görüntüler Alaçam Belediyesi’nin düzenlediği Geyikkoşan Hıdırellez etkinliklerinde de kaydedildi.
Binlerce ailenin, çocukların ve gençlerin katıldığı festivallerde yaş sınırı dahi olmadan para karşılığı şans oyunlarının oynatılması sosyal medyada gündem oldu. Görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.
Önlem şart!
Cezalar ağır olmalı.
Kumardan gelecek para gelmez olsun!
Gençlerimizi bu bataktan kurtarmalıyız.
Yoksa; bir nesli kaybedeceğiz!
Acil çözüm.