Orta Doğu’da süregelen askeri hareketlilik ve küresel piyasalardaki makroekonomik belirsizlikler, altın fiyatlarında son ayların en sert dalgalanmalarını beraberinde getirdi. Ons altın fiyatının son 4 ayın en düşük seviyelerine gerileyerek 4 bin 340 dolar bandına çekilmesi yatırımcılar arasında endişe yaratsa da, Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayımlanan güncel raporlar bu tablonun uzun vadeli bir yükselişin ön hazırlığı olabileceğine işaret ediyor.
MERKEZ BANKALARI YENİDEN ALICI KONUMDA
Dünya Altın Konseyi yetkilisi Shaokai Fan, Guatemala, Endonezya ve Malezya gibi ülkelerin uzun bir aradan sonra altın piyasasına güçlü bir dönüş yaptığını belirtti. Rapora göre, küresel ekonomideki kırılganlıklar merkez bankalarını rezervlerini çeşitlendirmeye ve altına olan paylarını artırmaya zorluyor. Bazı ülkelerin sadece uluslararası piyasalardan değil, yerel ölçekteki küçük üreticilerden de doğrudan altın alımı yaparak yeni stratejiler geliştirdiği gözleniyor. Uzmanlar, merkez bankalarının bu kararlı tutumunun 2026 yılı boyunca altın fiyatlarını destekleyen en temel unsur olacağını öngörüyor.
ALTINDAKİ SERT DÜŞÜŞÜN PERDE ARKASI
Analistler, altın fiyatlarındaki ani geri çekilmenin arkasında birkaç temel faktörün yattığını vurguluyor. Yüksek faiz ortamı ve enflasyonist baskıların yanı sıra, yatırımcıların diğer piyasalardaki kayıplarını telafi etmek veya nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla "zorunlu satışlara" yönelmesi fiyatları 4 bin 340 dolar seviyesine kadar çekti. Ancak WGC’ye göre bu durum geçici bir düzeltme niteliği taşıyor. Kısa vadeli oynaklık sürse de, kurumsal ve resmi talebin güçlü kalması altının uzun vadeli görünümünü pozitif tarafta tutmaya devam ediyor.
KRİTİK SEVİYE 4 BİN 200 DOLAR
Piyasa uzmanları, teknik açıdan ons altında 4 bin 200 dolar seviyesini "kırılma noktası" olarak tanımlıyor. Altının bu desteğin altına inmesi durumunda düşüş trendinin derinleşebileceği uyarısı yapılırken, mevcut seviyelerin uzun vadeli yatırımcılar için biriktirme fırsatı sunabileceği değerlendiriliyor. 2026 yılı sonu için dev yatırım bankalarının 5 bin doların üzerindeki tahminleri korunurken, jeopolitik risklerin seyri ve merkez bankalarının alım temposu piyasanın yönünü belirleyecek anahtar faktörler olmaya devam edecek.
Haber Merkezi