Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Hindistan’da görülen nadir ve ölümcül Nipah virüsü vakalarına ilişkin uyarıları üzerine Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya değerlendirmelerde bulundu.
"TÜRKİYE İÇİN RİSK SÖZ KONUSU DEĞİL"

Prof. Dr. Özkaya, virüsün yayılım şekli ve coğrafi kısıtlılığına dikkat çekerek Türkiye için neden bir tehlike olmadığını şu sözlerle ifade etti: "Virüs, enfekte kişilerden çok yakın temas ve vücut sıvılarıyla bulaşabiliyor. Ülkemizde bu tür temasların yaygın olmaması nedeniyle risk söz konusu değil."
"HAYVANLARDAN İNSANLARA BULAŞIYOR"
Virüsün doğal taşıyıcıları ve bulaş yolları hakkında bilgi veren Özkaya, koruyucu önlemlere dair uyarılarını sürdürdü: "Nipah virüsü zoonotik bir virüstür. Bulaşma çoğunlukla enfekte domuzlar veya meyve yarasalarıyla doğrudan temas yoluyla gerçekleşiyor. Meyve yarasalarının idrarı veya tükürüğüyle kontamine olmuş meyve ve meyve ürünlerinin tüketilmesi de bulaşmaya neden olabiliyor."
"AŞI VE TEDAVİSİ YOK"
Nipah virüsünün yüksek ölüm oranına rağmen henüz tıbbi bir çözümünün bulunmadığını hatırlatan Prof. Dr. Özkaya, şu tespitte bulundu: "Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmuyor. Tedavi sadece destekleyici bakım şeklinde uygulanıyor. Ağır vakalarda solunum desteği gerekebilir; virüsün yüksek ölüm oranı ve salgın potansiyeli nedeniyle küresel ölçekte yakından takip ediliyor."
BELİRTİLERE DİKKAT: GRİP GİBİ BAŞLIYOR
Özkaya, kuluçka süresinin 4 ila 14 gün olduğunu belirterek; ateş, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Virüsün beyin dokusunda kalıcı hasarlara ve komaya yol açabildiğini ifade eden uzman, özellikle Asya seyahati geçmişi olan vakalarda dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.
İhlas Haber Ajansı