OMÜ'ye Ne Oluyor?..

OMÜ'ye Ne Oluyor?..

Hazır

Giriş: 11.02.2026 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Bu cümle bile bu kentin 'markası olan' OMÜ açısından insanının yüreğini sızlatacak bir durum aslında.  OMÜ bu kentin gözbebeği. Bir zamanlar Türkiye'nin sayılı üniversitelerindendi.  Başarılarını yazm...

Bu cümle bile bu kentin 'markası olan' OMÜ açısından insanının yüreğini sızlatacak bir durum aslında. 
OMÜ bu kentin gözbebeği.
Bir zamanlar Türkiye'nin sayılı üniversitelerindendi. 
Başarılarını yazmak bizleri mutlu ediyordu. 
Ama şimdi gelinen noktada, özellikle Tıp Fakültesi'nde bazı işlerin yolunda gitmediğiyle ilgili emareler çoğalmaya başladı. 
Nasıl oldu, neden böyle oluyor çok farklı yorumlar var ancak; 
Bu gidişatı önlemek kesinlikle OMÜ yönetiminin elinde.
Yani bir başka deyişle OMÜ'nün Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın'ın 'görevi ve ödevi'. 
Aslında OMÜ'de yaşanan gelişmeler Rektör değişimi olmasından kısa bir süre sonra başladı gibi görülüyor. 
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal'ın yerine atanan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, göreve gelir gelmez radikal kararlar aldı. 
Hemen bir iki gün sonrasında Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Davut Güven'i görevden aldı. 
Yerine Prof. Dr. Ünsal Özgen'i getirdi. 
Bir süre sonra Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin yeni Başhekimi'nin Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Teşhis ve Tetkik Laboratuvarı’nı gece yarısı kapattığı haberleri medyada yer aldı. 
2011 yılında dönemin rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan tarafından oluşturulan o laboratuvar, Karadeniz Bölgesi’nde bölge halkının tanı ve tedavi süreçlerinde önemli rol oynuyordu. 
Kabul edilemez bir kapatma yöntemiydi ve çok çeşitli tepkiler aldı. 
Sonrasında Tıp Fakültesi'nde Çocuk Onkoloji Bölümü'nde asistan sorunu oldu. 
Neden asistan sorunu bu güne kadar çözülemedi ayrı bir konu. 
OMÜ gibi bir üniversite neden asistan bulamasın?
O konuyu gazetemiz gündeme taşıdı ve Samsun Valisi Orhan Tavlı konuya el attı. 
SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, SAMÜ Tıp Fakültesi'nden asistan takviyesiyle soruna çözüm arandı. 
Vali Tavlı'nın öncülüğünde bir protokol hazırlandı. 
Ancak OMÜ'de sorunların ardı arkası kesilmedi ki.
Her konu medya yönüyle mi gündeme gelecek ve sorun aşılacak, anlamakta zorlanıyorum. 
OMÜ'nün İlkadım İlçesi’nde yıllardır hizmet veren Şehir Sağlık Merkezi'nde de bir süre önce sorunlar yaşanmaya başladı. 
OMÜ Tıp Fakültesi'ndeki doktorlardan birinin takip etmediği hastaların kan tahlilleri reddedilmeye başlandı. 
Özellikle yaşlı hastalar mağdur oldu. 
Bu konu CİMER'e taşındığı gibi gazetemizde de gündeme getirdik ama sorun çözüldü mü halen bilmiyorum. 
65 yaş üstü vatandaşların özel hastaneye gidecek parası yoksa ne olacak?
Kamu yararı yok ki böyle bir işlemde. 
Çünkü OMÜ'nün geri dönüş ya da bilgilendirme gibi bir alışkanlığı da yok açıkçası. 
Daha önceden vardı, şimdiki yönetimde yok. 
En azından biz bilmiyoruz.
Bu çok önemli bir eksiklik aslına bakarsanız. 
Öte yandan Tıp Fakültesi'nde 'MR' gibi bazı sağlık hizmetlerinde randevu sürelerinin uzun olması ve hizmetlerde daha önce de gündeme getirdiğimiz, 'Hastalar özele mi kaydırılıyor' iddialarına bir yenisi daha katıldı şimdi. 
Konu dün gazetemizin manşetinde yer aldı. 
Öncesinde de OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın'la konuştum, durumdan haberi olup olmadığını sordum. 
Haberi vardı. 
Konu şuydu;
OMÜ Tüp Bebek Merkezi'nde ünite sorumlusu dahil 4 doktor istifa etti. Merkez adeta doktorsuz kaldı. 
Bu ne demek; kapanmayla karşı karşıya kaldı demek. 
OMÜ Tıp Fakültesi Kadın Doğum Bölümü Tüp Bebek Merkezi öyle basit bir yer değil.
Fiziki denetimi Sağlık Bakanlığı'na bağlı İl Sağlık Müdürlüğü'nde, yönetim işleyişi ise OMÜ'de.
Karadeniz'in tek eğitim veren merkez konumunda olan ve 12 yılda yaklaşık 30 kişiye sertifika veren bir merkez.
Binlerce kişiyi de yıllarca özlemini duyduğu çocuk sahibi yapmış bir sağlık kuruluşu. 
Hocaları kendi alanlarında üst düzey.
Başka illerdeki sağlık kuruluşlarından teklif alan hocalar. 
Tüp Bebek Merkezi'nde yaşanan süreç, OMÜ'nün yeni yönetiminin yaklaşık 1 yıl önce Prof. Dr. Davut Güven'i görevden almasıyla başladı aslında.
Prof. Dr. Güven daha önce de başhekimlikten alınmıştı. 
Güven'in yerine Prof. Dr. Fatma Devran Bıldırcın getirildi. O da 15 gün önce ünite sorumluluğundan istifa etti. 
Başhekimliğin doktorların bakacağı hasta sayısını sınırlaması ve bazı hocaların listeden çıkarılması, tüp bebek merkezinde çalışma ortamını olumsuz mu etkiledi bilemiyorum ancak; 4 doktorun da istifalarını verdiği gerçeği ortada. 
Kaldı ki, bir fabrika ortamından değil, önemli sağlık merkezinden bahsediyoruz. 
Bebek sahibi olmak isteyenlerin ‘umut kapısı’ orası. 
Yıllardır tıkır tıkır işleyen bir sistem.
Hocaların başarılı bebek operasyonlarını kaç kez haber yaptık gazetemizde. 
Aynı  zamanda eğitim ve sertifika veren bir ünitenin bir yılda geldiği konuma bakın. 
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın’ın istifalarla ilgili, "İstifaları henüz kabul etmedik. Eğer yönetim olarak istifaları kabul etmezsek, görevlerine devam etmek zorundalar" sözü oldukça düşündürücü. 
Karşısındakilerin 'kendisi gibi öğretim üyesi olduğunu unutmuş olmalı Rektör Aydın'.
'Zorla mı çalıştıracaksınız' diye sormuş; dün gazetemizde çıkan manşet haberin altına bir okuyucu. 
Evet istifa tek taraflı bir eylemdir ve kaldı ki, asli görevinden istifa etmiş de değil. 
Dün konuyla ilgili bir araştırma yaptım, sadece takip edilen hastalarla ilgili tedavilere devam ediliyor ve iddiaya göre yeni hasta kabul edilmiyor. 
Böyle mi olmalı Samsun'un göz bebeği OMÜ Tıp Fakültesi'nde işleyiş. 
Yazık değil mi? 
O Tüp Bebek Merkezi'ne gidemeyen hasta şimdi nereye gidecek.
Özel hastaneye mi?
Daha önce de yazdım.
OMÜ Rektörü Fatma Aydın, üniversiteyi aldığından daha etkili, daha büyük, yeni birimleri çoğaltan, randevu sürelerini azaltacak çalışmalara imza atmalı. 
Bizler de OMÜ’ye yeni kazandırılan birimleri yenilikleri konuşmalıyız, yazmalıyız. 
Elbette hepsini kendisi yapamayacaktır ve A Takımı ile yürütecektir ama;
Kapatma, laboratuvar eksiltme, asistan yok diye birimlerin işlememesi, tıkır tıkır işleyen yerde böylesi gelişmeler kabul edilecek bir şey mi?.
Bir yerlerde bir şeylerin yanlış olduğunu görebilmek için daha neler olmalı?
OMÜ hepimizin.
Kimsenin kendi malı da değil.
Eksiltme değil, üzerine konulmalı.
Eczacılık Fakültesi’nin zaten Bafra'ya gönderilmesi inanılması çok zor bir konuydu ve bu konuda OMÜ olumsuz kararıyla çok gündeme geldi ama 'bu erime devam ederse nereye kadar'.
Kaldı ki önümüzdeki günlerde hukuka taşınacak ve gündeme gelecek olan;
Bir hastanın 'özel ameliyat' istememesine rağmen 'özel ameliyat ücreti' çıkarılması konusuna girmiyorum bile. 
OMÜ Rektörü Fatma Aydın'ın, bazı konulara daha hakim olması ve OMÜ'nün dışarıdan nasıl göründüğüyle ilgili 'masanın artık diğer tarafına geçmesini’ öneriyorum.
‘19 Mayıs Üniversitesi'nden şikayet var’ diye google’ye yazıp sorunlara bakmasını da.
Ben bu yazıyı yazmadan baktım.  
Çok sorun var gerçekten. 
Bizler de bu kenti seven, kazanımlarına önem veren her kişi gibi OMÜ'nün ve özellikle TIP Fakültesi'nin çok daha iyi işlerle, başarılarıyla anılmasını bekliyoruz.
Kamuoyunun da beklentisi bu yönde. 
Ve özellikle öğretim üyeleri ile 'bir barış eli uzatıp, nasıl birlikte başarırız' diyerek el birliği yapılması gerektiği ayan beyan ortada. 
OMÜ’de huzur ve güven ortamı oluşturulmalı. 
Çok şey istemiyoruz.
OMÜ'müz size emanet, ona gözbebeğiniz gibi bakın sahip çıkın istiyoruz. 
Vatandaşın ekonomik sıkıntıları var, 'özele muhtaç olmasın' diyoruz. 
Çok şey mi istiyoruz?

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap