2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, "Dünyada ve ülkemizde küresel ısınma, iklim değişimi ve etkileri gün geçtikçe daha fazla hissedilmekte ve yaşanmaktadır. Yağış rejimlerinin değişimi, doğal afetler ve salgın hastalıklar (insan, hayvan ve bitki ekosisteminde yaşanan salgınlar) beraberinde yaşanılan olumsuz yaşam koşulları her geçen gün artmaktadır" dedi.
Demir, "İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde ilk başlarda yaz düzensiz yağışları, kış kuraklığı ve düzensiz yağış dağılımı, özellikle belli bölgelerde kış mevsiminin yeterince yaşanamaması ve kar yağışının önemli ölçüde azalması gelecek ile ilgili tartışılması gereken konuları artırmaktadır" diye konuştu.
SUSUZLUK KADERİMİZ OLMAMALI
Prof. Dr. Demir, şöyle devam etti: "Yaşadığımız bu süreç bölgemizde Ladik gölü başta olmak üzere ülkemizin pek çok sulak alanını yakından etkilemekte, belli alanlarda geri dönüşü olmayan zararlar meydana gelmektedir. Ülkemizde gördüğümüz hortumlar, seller ve yağış rejimindeki değişiklikler bunların sadece başlangıcıdır. Bir damla suyun bir can olduğu bilincinin ve şuurunun oluşturulabilmesi, sulak alanların korunması ve geleceğe taşınabilmesi bilinciyle herkesi duyarlı olmaya ve elini taşın altına koymaya davet ediyorum. Susuzluk kaderimiz olmamalı." İHA