SON DAKİKA
01:30 Hürmüz Boğazı'nda savaş çanları: ABD ordusu İran'a giden gemiyi füzeyle vurdu 00:52 Aziz Yıldırım müjdeyi verdi! Prensipte anlaştık 00:32 Rusya: Ukrayna nükleer santrali kamikaze İHA ile vurdu! 00:09 Otobanda can pazarı: 4 araç birbirine girdi, ölüler var 23:48 Çin'den korkutan uyarı: Küresel nükleer çatışma riski artıyor 23:17 Yok böyle bir final Şampiyonlar Ligini kazanan takımı penaltılar belirledi 22:16 TFF Başkanı Hacıosmanoğlu'ndan zehir zemberek sözler: Türkiye yabancı çöplüğü değil! 22:00 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına yanıt 21:53 CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ Ankara'da: Özgür Özel'in yanındayız 21:53 Özgür Özel'den İsmet İnönü'nün kabri başında dikkat çeken açıklama 21:47 Köpeğe çarpmamak isterken şarampole uçtu 21:35 Bolu'da iki ayrı trafik kazası: 10 yaralı 21:30 Milyonlarca meme kanseri hastasını kemoterapiden kurtarabilir 21:27 Özgür Özel'den kurultay çağrısı 21:08 Bayram günü kahreden haber: 9 saat arayla cansız bedenleri bulundu 20:57 Özgür Özel’in Ankara'daki mitingine Samsun'dan katılan oldu mu? Samsun Milletvekili Murat Çan neden katılmadı? Jet açıklama geldi... 20:33 Samsun'un gururu dünya sahnesinde: OMÜ, NAFSA 2026 Fuarı'na damga vurdu! 20:21 Özgür Özel'den Kemal Kılıçdaroğlu'na FETÖ tepkisi! İftiraları şimdi kendisi sahipleniyor 20:08 Bayram dönüşü dehşet! Tartıştığı sürücüyü darbetti 19:51 Samsun'da satılık arsa! Asarcık Belediyesi'nden milyonluk satış...
Psikolog Soğancı: Duygusal açlık obeziteyi tetikliyor

Psikolog Soğancı: Duygusal açlık obeziteyi tetikliyor

Hazır

Giriş: 03.03.2020 13:23 Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Uzman Klinik Psikolog Dila Soğancı, duygusal açlığın obeziteyi tetiklediğini söyledi.

Uzmanlar, yenilen yemeklerin farkına varılamamasını ve kişilerin kendilerini sürekli bir şeyler yerken bulmalarının duygusal açlığa bağlı olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Günümüzde yeme davranışlarında ve kilo vermek için yapılan girişimlerde duygusal yeme (emosyonel yeme) davranışının önemi artıyor. Stres, kaygı, üzüntü, öfke durumlarında aşırı yemek yeme davranışında görülen artış duygusal yeme olarak adlandırılıyor. Kişi çoğu zaman fiziksel açlıktan ziyade duygusal açlığından dolayı yeme davranışında bulunabildiği uzmanlar tarafından belirtiliyor. Medicana Samsun Hastanesinden Uzman Klinik Psikolog Dila Soğancı yeme davranışının psikolojik boyutu konusunda önemli bilgiler verdi.

“Duygusal açlık obeziteyi tetikliyor”
Dünya’da en büyük sağlık sorunlarının başında aşırı kilo hatta ileri seviyesi olan obezitenin geldiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Dila Soğancı, “Aşırı kilonun ya da obezitenin en büyük nedenlerinin başında duygusal açlığın neden olduğu yeme bozukluğu davranışları olduğu görülmektedir. Kişinin ruhunda farkında olduğu ya da olmadığı eksiklikler doldurulmadıkça fiziksel açlığın giderilmesi imkânsızlaşıyor. Duygusal yeme davranışı sergileyen kişi, yaşadığı olumsuz duygudan kaynaklı yemek yeme davranışıyla hazza ulaşıyor ve sonrasında pişmanlık ve suçluluk hissediyor. Bu histen kurtulmak için kişi bu sefer yeniden yemek yeme davranışını sergiliyor. Bu şekilde, olumsuz duygu ve yemek yeme arasında beyinde bir bağlantı kuruluyor ve kişi her olumsuz duygu yaşadığında beyin yemek ye, olumsuz duygun azalsın mesajı veriyor. Kaygı, sıkıntı, yalnızlık, üzüntü, öfke, yorgunluk ya da umutsuzluk gibi duyguların sonucunda görülen yeme davranışlarının sebebi fizyolojik açlık değil, duygusal bir boşluğun yerini doldurma davranışı olarak karşımıza çıkıyor. Duygusal yeme davranışının temeline bakıldığında, kişinin başa çıkma stratejilerinin yanlışlığını gösterir. Ne yediğimiz, ne zaman yediğimiz ve ne sıklıkla yediğimiz psikolojik ihtiyaçlarımızla ilişkilidir. Duygusal açlık belirtileri, fiziksel açlık belirtileriyle aynı değildir. Duygusal açlıkta kişinin karnında kazınma, kan şekerinde düşme hissi yaşamaz, ne kadar yerse yesin doygunluğa ulaşamazlar, daha çok kalorili besinler tercih ederler, açlık hissettikleri zaman bu hissi bekletemezler o an yemek yerler, aperatif yiyecekler açlıklarını geçirmez” dedi.

Yapılması gerekenler hakkında da açıklamalarda bulunan Soğancı, “Yapılan bir araştırmaya göre, yeme davranışlarında görülen bozukluğun sebebi olarak sosyokültürel baskıların öneminin olduğunu belirtmektedir. Sosyokültürel baskıdan en çok etkilenen cinsiyet olan kadın, genellikle fiziksel görünümüne odaklanılması aşırı zayıflığın ideal görünüm olarak sunulması, toplumsal başarıda fiziksel görünümün önemli olduğuna yapılan vurgu, birçok yanlış yönlendirme sonucunda kişiler kilo verme girişiminde bulunuyor. Bu gibi toplumsal yargılar kişilerde, yetersizlik hissi, kendi bedeninden rahatsızlık duyma, düşük benlik saygısı, kaygı, depresyon gibi durumlar ortaya çıkıyor. Bunun sonucunda da kişi duygusal yeme bozukluklarının görülme sıklığı artıyor. Diyete başlamış veya düzensiz yeme davranışını değiştirmeyi düşünen kişilerin kendilerini aldatmak yerine dürüst olmaları gerekmektedir. Direnç gösterebilmeyi ve olumsuz duygulara karşı yemek yemeye yönelmemeleri öğrenmeleri gerekiyor. Bunları yapabilmenin ilk adımı olarak düşünce yapısını değiştirmektir. Kendini telkin ederek, bir kereden bir şey olmaz, bugün bunu yemeyi hak ettim gibi çabalarımızı engelleyici düşünce yapılarına karşı ikna edici yanıtlar bularak duygusal yeme davranışını kontrol altına alabilirsiniz. Yemek saatinin gelmesini bekleyebilirim gibi kontrollü düşünce, kişiyi hem motive eder hem de bedenini ve duygularını kontrol ettiğini fark ederek başka şeylerle uğraşmaya yönelebiliyor. Yaşamımızda pek çok durum yemek yeme düşüncesini tetikleyebiliyor. Bununla başa çıkabilmek için verimli psikoteröpatik teknikler bulunmaktadır. Eğer kilo vermek istiyor ve diyete uyum sağlayamıyorsanız özdenetim tekniğiyle ve ruhunuz acıktığında ona verdiğiniz motive edici, gerçekçi cevaplarla hedeflerinize ulaşmak mümkündür" diye konuştu. İHA

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap