Normalde yazılarım konusunda planlı bir şekilde hareket ederim.
Bazen gündemden bir yazı, bazen gündem harici olur ama bazı zamanlarda ise konu kendiliğinden önüme düşer.
Sanki bir şey bana, “Bu hafta bunu dile getirmelisin.” der gibi, sürekli olarak aynı kelime ya da cümleyi farklı şekillerde önüme düşürür.
Adeta “Beni gör!” der.
Bu hafta da sadaka vermek, eli açık olmak ve paylaştıkça kişinin parasının, hayatının bereketlenmesi üzerine bilgiler yağdı üstüme.
Çocuk yaşımda, bir mahalle bakkalına girdiğimde tanışmıştım “Dua kaderi değiştirir, sadaka belayı önler.” yazısıyla.
Yeni bir cümle ve birçok bakış açısıyla değerlendirmiştim bu yazıyı çocuk aklımla.
“Demek ki çok dua edersek, kaderimizde değişmez olarak kabul edilen zor şeyleri dönüştürebilir ve sadaka verdiğimiz zaman da başımıza gelebilecek olan kaza, belalardan sıyrılabiliriz.” düşünceleri, adeta tenisteki pinpon topu gibi bir o yana bir bu yana gidip geliyordu zihnimde.
Bunu hayatın içinde gözlemleyince de; eli açık olanla, sürekli “yok” diyen arasında ciddi bir fark olduğunu görüyordum.
Karşılık beklemeksizin hayır işi yapanlar maddi manevi yükseldikçe yükselirken, açgözlülük yapanlar ellerindekini de kaybediyorlardı.
Tüm bunlara, herhangi bir kaza durumundan adeta korunarak çıkanlara “Verilmiş sadakası varmış.” sözü ekleniyor ve o cümle hayatın içinde gümbür gümbür görünüyordu.
Karşılaştığım o paylaşımların birinde, ekonomist olan bir yabancı şu şekilde anlatıyor: “Ne kadar çok hayır işine bağış yaparsanız, o kadar zenginleşirsiniz.
Sonraki yıllarda, hayır işine verdiğiniz paranın size fazlasıyla geri döndüğünü görürsünüz.
Bunu ilk fark ettiğimde, bu ilahi bir müdahale olmalı diye düşündüm ama sonra bu mantıklı gelmedi.
Açıkçası buna pek inanmadım.
Verilerimde bir hata olduğunu düşündüm. Sonra bir psikologla çalışıyordum, ben bir ekonomistim, o da bir psikolog.
Bana dedi ki; “Biz yıllardır bunu gözlemliyoruz. Daha fazla bağış yapanlar, daha fazla zengin oluyorlar ve verdiklerinin karşılığında çok daha fazlasını kazanıyorlar.”
Eee ne diyordu o hadis-i şerifte: “Veren el, alan elden üstündür.”
Umarım sürekli önüme düşen ve üzerine yazmam gerektiğini hissettiren bu konu, bu cümleler, hepimizin zihninde ve kalbinde farkındalıkla birlikte yer bulur.
Herkese sağlıklı ve bereketli bir yaşam dilerim.
Çokça sevgiler.