Samsun'un Atakum ilçesinde akrabası Kani Timur Ünal'ı (52) tabancayla vurarak ölümüne neden olduğu iddia edilen Bora Karaca'nın (49) tutuklu yargılandığı davada, mahkeme heyeti Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporun beklenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
OLAYIN GEÇMİŞİ VE CİNAYET İDDİASI
Olay, 16 Kasım 2024 tarihinde saat 18.00 sıralarında Çakırlar Yalı Mahallesi'nde yaşandı. "Kasten öldürmeye iştirak" suçundan 8 yıl cezaevinde yattıktan sonra izinli çıkan B.K., B.Ö. (28) ve kız arkadaşlarıyla birlikte evde alkol almaya başladı. Bir süre sonra alt katta oturan akrabası Kani Timur Ünal da onlara katıldı.
Evde bir süre sonra tartışma çıktı. İddiaya göre, B.K., Ünal'ı tabancayla sağ dizinden vurdu. Kani Timur Ünal yere yığılırken, B.Ö. 17 Kasım'da saat 02.00 sıralarında polisi arayarak arkadaşı B.K.'nın Ünal'ı vurduğunu ihbar etti. Adrese giden polis ekipleri, çilingir yardımıyla kapıyı açarak içeri girdi ve Ünal'ın kan kaybından hayatını kaybettiğini belirledi.
Olay sonrası polis, suç aleti tabanca ile birlikte B.K.'yı, ihbarda bulunan B.Ö.'yü ve arkadaşları A.B. (22) isimli kadını gözaltına aldı. Şüphelilerden B.K. tutuklanırken, B.Ö. adli kontrol şartıyla, A.B. ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
İDDİANAME VE SUÇLAMALAR
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, B.K. hakkında "Kasten öldürme" ve "Ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından, B.Ö. ile A.B. hakkında ise "Yardım bildirim yükümlülüğünün yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma" suçundan iddianame düzenledi. Hazırlanan iddianame, Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
SANIKLARIN SAVUNMALARI: "SİLAH KAZAYLA PATLADI", "ARAMAMA İZİN VERMEDİ"
Tutuklu sanık B.K. 15 Mayıs'taki ilk duruşmada yaptığı savunmada, "Eve gittiğimizde alkol almaya başladık. Yaklaşık yarım saat sonra Timur yanımıza geldi. Müsaade var mı diyerek yanımıza oturdu ve alkol almaya başladı. Belinde silah vardı ara sıra bize gösteriyordu. Sonra 2 kadın evden ayrıldı. Timur iş yerinde yaşadığı sıkıntıyı bize anlatıp duruyordu. Sonra silahı alıp oynamaya başladı. Manevra yapınca 'Ne yapıyorsun' deyip, silah olan elini tutmaya çalıştım ve tam bu sırada da silah patladı. B.Ö. Timur’un dizinden kan geldiğini söyledi. Bez bulup bağladım. B.Ö.’ye '112’yi ara' dedim. Maktul 'aramayın bir şeyim yok benim' dedi. Kendisine defalarca ısrar ettik. 112’nin kendisine sıkıntı olacağını, silahın borcunu ödemediğini söyledi. Beş dakika sonra A.B. geldi, masayı gördü. Çantasını alıp çıktı. Sonra ben de evden ayrıldım. Bir şeyim yok diyerek bizi yanılttığı için böyle oldu. Silahı bırakacaktım ama bahçe kapısı açık olunca aldım" dedi.
Tutuksuz yargılanan sanık B.Ö. ise savunmasında farklı bir tablo çizdi: "Olay anında telefonumla oynuyordum. Sanık ile maktul bir anda tartıştılar. Sorunun ne olduğunu bilmiyorum. Evde bu sırada sadece üçümüz vardık. Yaralanma olunca maktul hiçbir şey söyleyemedi. 'Polisi ya da ambulansı aramayın' gibi bir cümle kurduğunu hatırlamıyorum. 112’yi aramak istedim ve aramazsak maktulün öleceğini belirttim. Ortada bir silah olduğundan dolayı da arayamadım, sanık beni arattırmadı. Kendisi bana ambulansın gelince polisin de gelebileceğini söyleyip, uzun yıllar cezaevinde yattığını belirtti. Evden çıktıktan sonra A.B.’nin telefonuyla polisi aradık, açık adresi bilmiyorduk, olabildiğince tarif etmeye çalıştık. Masada da silah yoktu, çekmecedeydi" diye konuştu.
ADLİ TIP RAPORU BEKLENİYOR
Bugün görülen duruşmada, savcı, sanıkların kullandıkları telefona ilişkin olay gününe ait HTS raporunun alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporun beklenilmesine ve iddia makamının talebinin dosya döndükten sonra değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Demirören Haber Ajansı