Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü İsmail Yavuz, yaptığı açıklamada 2025 yılının emeğiyle geçinen milyonlarca insan için bir kâbus yılına dönüştüğünü ifade etti.
Ülkeyi yönetenlerin çarşıda ve mutfakta yaşanan gerçek enflasyonu görmezden gelerek suni veriler açıkladığını belirten Yavuz, maaş artışlarının TÜİK’in rakamlarıyla sınırlandırıldığını söyledi. Yavuz, bu politikalar sonucunda kamu emekçilerinin ve emeklilerin bilinçli bir şekilde sefalete itildiğini dile getirdi.
ENFLASYAN MAAŞLARI ERİTTİ
Açıklanan son verilere değinen Yavuz, TÜİK’in yıllık yüzde 30,89 olarak belirlediği enflasyonun sokaktaki gerçekle hiçbir alakası olmadığını savundu. İstanbul Ticaret Odası ve ENAG verileriyle kıyaslama yapan Yavuz, sadece son iki yıl içerisinde maaşların yüzde 20 oranında eridiğine dikkat çekti. Yavuz, kamu emekçilerinin 2026 yılına ortalama yüzde 12,5 zamla girdiğini ancak bu artışın kira ve ulaşım gibi temel giderler karşısında daha ilk günden buharlaştığını vurguladı.
KAYNAKLAR ADALETSİZ
İsmail Yavuz, iktidarın "kaynak yok" savunmasına sert tepki göstererek, 2026 bütçesinde kaynakların halka değil faiz lobilerine ve yandaş sermayeye aktarıldığını belirtti. Sarayın ve savunma giderlerinin dakikada onlarca asgari ücret tutarında harcama yaptığını hatırlatan Yavuz, işçinin ve memurun alım gücünün 10 yıl öncesinin çok gerisine düştüğünü ifade etti. Yavuz, özellikle kira bedellerinin maaşların yarısından fazlasını yuttuğu bu düzenin artık sürdürülemez olduğunu kaydetti.
KÖLELİĞE ALIŞMAYACAĞIZ
Hakem Kurulu tarafından dayatılan toplu sözleşmenin hükmünü yitirdiğini ifade eden Yavuz, maaşlara acilen ek zam yapılması gerektiğini belirtti. Yavuz, "Bu kölelik düzenine alışmayacağız. Tüm konfederasyonları ve kamu emekçilerini ortak mücadeleye davet ediyoruz. Yavuz, insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve grevli toplu sözleşme düzeni için 14 Ocak Çarşamba günü tüm yurtta hizmet üretiminden gelen gücü kullanarak iş bırakacağız" dedi.
Erkan Şenel