Türkiye Yunanistan Nüfus Mübadelesi'nin 102'nci yılında düzenlenen etkinlik kapsamında mübadiller, Tütün İskelesi'nde toplandı.
Lozan Mübadilleri Vakfı ve Samsun Mübadele Derneği'nce düzenlenen programda konuşan Dernek Başkan Yardımcısı Caner Akınözel, göçlerin insanlık tarihinde derin yaralar bıraktığını söyledi.
Suriyeli sığınmacıların yaşadığı acı ve dramı anlayabildiklerini dile getiren Caner Akınözel, "İnsanlığın her zamankinden daha fazla barışa ihtiyacı olduğu bu dönemde, Selanik kökenli yurttaşlarımıza yönelik ötekileştirici bir dilin sosyal medyada yaygınlaşmasını derin bir üzüntüyle izliyoruz" ifadelerini kullandı.

Mübadelenin 102'nci yılı anma programında kapsamında Tütün İskelesi'nde göç yolunda yaşamını yitiren tüm vatandaşlar için denize karanfil bırakıldı.
BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI
Birlik ve beraberlik mesajı veren İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz ise, "Tarihin sayfalarına yazılmış o zorlu sürecin mirasçıları olarak birlik içinde olduğumuzu göstermek için bir araya geldik. Mübadelenin acılarını, gurbetin ve hasretin izlerini taşıyan ecdadımız, bizlere güçlü bir millet olmanın ne anlama geldiğini öğretmiştir. Türkiye, geniş bir aile mozaiğidir. Atalarımızı saygıyla anıyor, onların bizlere emanet ettiği bu değerlere sahip çıkma sözümüzü yineliyoruz" diye kaydetti.

HİKAYELERİNE ORTAK OLUYORUZ
İYİ Parti Ekonomi ve Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Dr. Erhan Usta, "Mübadil kardeşlerimizle bir arada olmak, geçmişin acılarına rağmen vatan sevgisiyle yoğrulmuş hikayelerine ortak olmak bizim için bir gurur kaynağıdır. Mübadiller, Atatürk'ün çizdiği 'millet' tanımının en güzel örneklerindendir. Onlar, evladı Fatihan'ın torunları olarak bu topraklara aidiyetlerini kanıtlamış ve vatan için emek vermiş onurlu insanlardır" sözlerini kullandı.
Erhan Usta, şöyle konuştu; "Ancak bugün mübadil kardeşlerimizin, Suriyeli sığınmacılarla kıyaslanması, onların yüreğinde derin yaralar açmaktadır. Mübadiller, mülteci değil; doğdukları yurtlardan koparılmış ancak geldikleri bu topraklara canıyla ve ruhuyla bağlı insanlardır. Onların hikayeleri sadece bir göç hikayesi değil; aynı zamanda bu topraklara duyulan sonsuz sevginin, vatan sevgisinin birer nişanesidir."
Nazım Akpınar