Kadın hükümlülere, çocuklarının bakımı ve üstün yararı gözetilerek tanınan "çocuk nedeniyle infaz ertelemesi" uygulaması, Samsun’da yaşanan çarpıcı bir örnek sonrası yargı ve kamuoyu gündemine oturdu. Hakkında onlarca hırsızlık kaydı ve kesinleşmiş hapis cezası bulunan kadınların, cezaevinden kurtulmak amacıyla sürekli çocuk dünyaya getirdiği iddiası üzerine bir hâkim, Adalet Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunarak kanuni düzenleme talep etti.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesi, çocuğu 18 aylıktan küçük olan kadınların infazının ertelenmesine imkân tanıyor. Ancak Samsun’daki son olay, bu insani düzenlemenin bir "suçtan kaçış stratejisi"ne dönüştüğünü gözler önüne serdi.
"65 YIL CEZA, 8 ÇOCUK VE BİTMEYEN HIRSIZLIK"
Samsun’da 60 ayrı hırsızlık kaydı ve 65 yıl 10 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 8 çocuk annesi Saniye G., 13 yaşındaki oğluyla birlikte hırsızlık yaparken yakalandı. Daha önce en küçük çocuğunun yaşı nedeniyle infazı ertelenen Saniye G.’nin, dışarıda olduğu süreçte suç işlemeye devam etmesi bardağı taşıran son damla oldu.
Şüpheliyi tutuklayan Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimi, durumu Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü’ne taşıdı. Hâkim dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:
"Şüphelinin kesinleşmiş infaz bekleyen cezalarından kurtulmak amacıyla çok sayıda çocuk dünyaya getirdiği, çocuklarını suçta kullandığı ve mevcut düzenlemede sınır olmamasının suçla mücadelede zafiyet oluşturduğu görülmektedir. Bu durum yalnızca cezadan kaçınma değil, suça meyilli bireylerin yetişmesine de zemin hazırlamaktadır."

BENZER SKANDALLAR DİĞER İLLERDE DE VAR
Hâkimin başvurusunda, bu yöntemin Türkiye genelinde bir suistimal kapısı haline geldiği örneklerle anlatıldı:
- 64 suç kaydı olan 9 çocuk annesi Sibel Y., 24 yıl cezası olmasına rağmen çocuğu 3,5 yaşında olduğu için serbest kalmıştı.
- 63 yıl cezası bulunan Cansu A., 2023 yılında cezaevine girmemek için akrabasının bebeğini kendi üzerine kaydettirmeye çalışırken yakalanmıştı.
SINIRLAMA VE DENETİM TALEBİ
Samsunlu hâkim, Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı maddelere benzer şekilde, bu haktan yararlanmanın belirli bir sayıyla veya kriterle sınırlandırılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar da uygulamanın amacının "çocuğun korunması" olduğunu, ancak denetimsizliğin hem toplum güvenliğini hem de o çocukların geleceğini tehlikeye attığını belirtiyor.
Gözler şimdi, yargıdan gelen bu "suçla mücadelede zafiyet" uyarısı sonrası Adalet Bakanlığı’nın ilgili maddede bir değişikliğe gidip gitmeyeceğine çevrildi.
İhlas Haber Ajansı