Samsun Karadeniz Gibi Çırpınıyor
“Çırpınırdı Karadeniz, bakıp Türk’ün bayrağına”
Hatırladınız mı bu türküyü?
80 öncesi ülkücü gençlerin marşa çevirerek dillerine pelesenk ettiği Çırpınırdı Karadeniz’in sözleri, Azerbaycanlı şair Ahmet Cevat tarafından 1914 yılında yazılmıştı.
Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşliğini simgeleyen en önemli eserlerden biri olan türkü, Bakü’nün ve Azerbaycan Türklerinin, 1918 yılında Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu tarafından Rus ve Ermeni çetelerinin işgalinden kurtarılmasının coşkusuyla bestelenmişti.
80 öncesi gençlerimizin birbirini boğazladıkları ortamda söylenen ve çalınan türkü, bizim kuşağımızın acı anılarını tazeler ama benim gibi hayata soldan bakanlar için de güzel bir eserdir.
Netice itibarıyla, kardeş Azerbaycan’ın düşmandan temizlenmesi nedeniyle yazılıp bestelenmesi bakımından bir kurtuluş şarkısıdır.
Neden aklıma geldi de bu türküden söz ettim?
Şu nedenle elbette:
Şu sıralar bir Karadeniz şehri olan ve bir hemşerisi olarak benim de“iki gözümün çiçeği”Samsun, ülkemizi kurtarmış olması nedeniyle “Kurtuluşun şehri”olarak anılmasına rağmen, içine düşürüldüğü kötü ekonomik koşullardan kurtulmanın çarelerini arıyor.
Karadeniz gibi çırpınıyor yani.
“Neden bu duruma düştü?”diye sormanın bir anlamı var mı bilmem ama geçmişte ekonomik ve sosyal gelişmişlik endeksine göre ülkenin yedinci sıralarında yer alan Samsun’un, şu sıralar 30’lu basamaklara kadar gerilemesinin bir nedeni olmalı ve bu da sorgulanmalı elbette.
Birinci nedeni, bulduğuyla yetinme duygusu.
“Tembellik” de diyebiliriz, geleceği görememek de.
Zira ticarete dayalı ekonominin sağladığı sıcak para ile yetinip varlıkları üretime dönüştürememek, sanayi yatırımlarına sıcak bakmamak...
İstihdamın daha çok Karadeniz Bakır İşletmeleri, Gübre Sanayii, Tekel’in Sigara Fabrikası ile Karayolları, DSİ ve YSE gibi kamu yatırımlarıyla sağlanmasına bağlı olarak halkın, istihdama dönük taleplerle şehri zorlamaması da başka bir neden olarak ortaya çıkıyor.
Oysa 2. Beş Yıllık Plan’la ülkemizde sanayileşmenin Anadolu şehirlerinde başlatılacağı ilk üç şehirden biri olarak gösterilen Samsun’da, 1977 yılında temelleri atılan ve sadece 52 parselden oluşan Samsun OSB’nin ancak 10 yıl kadar önce tamamlanmış olması başka nasıl açıklanır, bilemedim.
Gaziantep, Kayseri ve Konya sanayileşme hamlesini Samsun’dan çok sonraları başlatmışlardı ama Samsun’u bu konuda fersah fersah geçtiler.
Samsun, varlıklarını sanayiye dönüştürme konusunda çok geç kaldı yani.
Bunu anlayabilmek için Samsun’un dörtte biri ölçeğindeki Çorum’a bakmak yeterli bence.
Biz ikinci OSB’ye geçen yıl temel attık ama Çorum, merkezindeki 2. OSB’sini 10 yıl önce tamamlamıştı bile.
Atı alan henüz Üsküdar’ı geçmedi ama Samsun çok geride kaldı.
“Zararın neresinden dönülse kârdır.” denir ya...
Samsun’da da “Teknoloji OSB”adı verilen 2. OSB’de yatırımlar hızla yükseliyor.
Merkezde küçük çaplı da olsa Gıda OSB, Kavak’ta zaten bir OSB kurulmuştu. Küçük çaplı olsa da Gelemen’deki Gıda OSB’nin tamamlandığına dair haberleri nihayet işitmiş olduk.
Kavak, Havza, Bafra ve Çarşamba OSB’lerinde de yatırımlar devam ediyor.
Karma yatırımların yoğun olduğu Merkez OSB gibi sanayi bölgelerinde gelişim hızlı olmuyor maalesef.
Nicedir Samsun’da yeni OSB kurulacaksa “İhtisas OSB” olsun diye konuşuluyordu.
Nihayet bu ilke hatırlanmış oldu.
Samsun, üretiminde tekel konumunda olduğu cerrahi aletler için bir OSB kuramadı maalesef ama bu anlamda bir yapı kooperatifi kurulmuş olması da umut verici bir gelişmedir.
Ancak Yakakent’te planlanan Deniz Ürünleri OSB gibi sanayi bölgelerini kurma fikri de akılcı bir yaklaşımdır.
Atıl durumdaki Çarşamba Şeker Fabrikası arazisinin MKE’ye tahsisi de iyi bir fikir.
Keza Teknoloji OSB’deki arsa tahsislerinin de savunma sanayii yatırımları öncelenerek planlandığını işitmek sevindiricidir.
Bu akıl, iyi akıl.
Ki bu aklın oluşmasında TBMM Bütçe Plan Komisyonu Başkanı da olan AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un etkisi göz ardı edilemez.
Vali Orhan Tavlı’nın, CHERY yatırımının tarih olduğunu, CHERY’ye ayrılan geniş arazinin MKE’nin savunma sanayisine tedarikçi olacak yatırımcılara ayrılacağını ve buna da taleplerin olduğunu açıklaması, önemli bir gelişme olarak ortaya çıkıyor.
Yener Cabbar’ın, gazetenin manşetine taşınan SBB Başkanı Halit Doğan’la yaptığı röportajda dillendirilen mesleki ve teknolojik eğitim merkezi “HUB” Projesi gibi planlarda Samsun için bir çıkış yolu oluşturması bakımından önemsediğim planlardır.
Bu projeleri önemsiyorum elbette. Ama Samsun’u uçuracaklarını söylemek için henüz erken. Zira Samsun, Karadeniz gibi çırpınmayı sürdürüyor.
Dilerim bu çırpınış, şehri yeniden ayağa kaldıracak bir silkinişe dönüşür.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




