Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bulunan Gelemen Sülün Üretim Merkezi, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Merkez, 2025 yılında ürettiği 3 bin sülünü, fındık ve tarım alanlarında ciddi zarara yol açan kahverengi kokarcaya karşı ekosistemin "doğal savaşçıları" olarak başta Samsun ve Ordu olmak üzere çevre illerin doğasına bıraktı.
Merkezin kuruluşundan bu yana toplam 392 bin 720 sülünü doğaya kazandırdığını belirten Doğa Koruma ve Millî Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, bu türün özellikle Karadeniz kıyı kesimlerinde doğal popülasyonu azalan Kafkas sülününü koruma altına almak amacıyla kurulduğunu ifade etti.
BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA KANITLANDI: KOKARCA İLE BESLENİYOR

Resul Doğan, sülünlerin ekosisteme katkılarına dikkat çekerek, türün kahverengi kokarcayla beslendiğinin bilimsel çalışmalarla tespit edildiğini belirtti. Bu durum, sülünlerin tarım alanlarında zararlı popülasyonun baskılanmasına yönelik biyolojik mücadele süreçlerine dolaylı katkı sunduğu anlamına geliyor.
Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın da fındık arazileri ve tarım alanlarına zarar veren kokarcaya karşı çok ciddi çalışmalar yürüttüğünü, Konya Selçuk Üniversitesi ve İstanbul Polenezköy Sülün Üretme İstasyonu'nda yapılan denemelerle sülünün bu zararlı böcekle beslendiği tespitlerinin yapıldığını aktardı.
ÜRETİM KAPASİTESİ YILLIK 15 BİNE ÇIKIYOR

Gelemen Sülün Üretim Merkezi'nin kapasitesinin artırılması hedefine de değinen Resul Doğan, sadece Samsun'da bugüne kadar 67 bin 206 adet sülünün doğaya salındığını hatırlattı. 2026 ve sonrası için yıllık 15 bin adet üretim kapasitesine ulaşmak istediklerini belirten Doğan, mevcut alanın yetersiz kalması nedeniyle faaliyetlerin Terme'de yapımı tamamlanan yeni sülün üretme merkezine taşınacağını duyurdu.
Taşınma sonrası Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü yatırım ödenekleri ve DOKAP desteğiyle yapılacak tadilatların tamamlanmasının ardından, üretim kapasitesinin yıllık 15 bine adede çıkarılması mümkün olacak.
SÜLÜNLERİN ADAPTASYONU İÇİN KRİTİK ÇAĞRI
Resul Doğan, sülün üretim sürecinin Mart ayında başladığını, yaklaşık 17–18 haftalık gelişim döneminin sonunda doğal ortama uyum sağlayabilecek düzeye gelen bireylerin planlı şekilde doğaya salındığını aktardı.
Doğan, vatandaşlardan en önemli beklentilerinin ise doğaya bırakılan sülünlerin avlanmaması, rahatsız edilmemesi ve özellikle üreme ile adaptasyon dönemlerinde yaşam alanlarına müdahale edilmemesi olduğunu vurguladı. Bu hassasiyetin gösterilmesi, türün doğada kalıcı bir popülasyon oluşturması için büyük önem taşıyor.
İhlas Haber Ajansı
