Sağlık

Samsun'da organ bekleyen hastanın sözleri duygulandırdı

Samsun'da 7 yıldır böbrek nakli bekleyen Aydın Pars, katıldığı organ bağışı panelinde diyaliz nedeniyle yaşadığı zorlukları anlattı. Pars: Organ bağışı çağrısı yaparak, "İnşallah ben de bir gün bu suları doya doya içmek istiyorum" dedi.

5 dk okuma
Samsun'da organ bekleyen hastanın sözleri duygulandırdı
Paylaş

Samsun Şehir Hastanesi tarafından organ bağışına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla "Bağışla Yaşat" paneli düzenlendi. Organ nakli bekleyen hastaların yaşadığı sorunların ele alındığı programda, 7 yıldır böbrek nakli bekleyen Aydın Pars'ın anlattıkları öne çıktı. Diyaliz tedavisi nedeniyle günlük yaşamının büyük ölçüde değiştiğini belirten Pars, su tüketiminden beslenmeye, sosyal hayatından aile yaşantısına kadar karşılaştığı güçlükleri paylaşarak vatandaşları organ bağışına davet etti.

"BELKİ BİR GÜN DOYA DOYA SU İÇERİM"

Panelde söz alan Aydın Pars, böbrek nakli beklediği 7 yıllık süreçte kendisinin ve ailesinin yaşadığı zorlukları anlattı.

Diyaliz nedeniyle günlük hayatında pek çok kısıtlamayla karşılaştığını belirten Pars,"Yedi yıldır organ beklemekteyim. Diyalize giriyorum. Çok zor. Ailem zor günler geçiriyor, ben zor günler geçiriyorum. Günde 16 saat diyaliz alıyorum. Mesela önünüzdeki sulardan doya doya içemiyoruz. Yani bir yere gezmeye gitsen, bir tatile gitsen gidemiyoruz. Ben sosyal hayatı çok güzel, gezmeyi çok seven birisiydim. Bir anda, yani bir dakika düşünmenizi istiyorum. Bir anda hepsi elinizden gidiyor."dedi.

Yaşamının büyük bölümünü diyaliz tedavisine göre düzenlemek zorunda kaldığını ifade eden Pars, uzun saatler boyunca hareketsiz kalmanın kendisini zorladığını söyledi.

"BENİ BU SÜREÇTE AYAĞA KALDIRAN EŞİM"

Ailesinin kendisine verdiği desteğin önemine değinen Aydın Pars, eşine teşekkür ederek aile bireylerinin de bu süreçten etkilendiğini belirtti.

Pars,"Şurada koltukta otururken insan sabırsız oluyor, canı sıkılıyor, kalkıyor. Ama 12 saat ya oturarak ya da sırtüstü yatarak böyle zaman geçirmek çok zor. Ailem çok büyük destek veriyor. Eşime sizin huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Bu süreçte beni ayağa kaldıran o. Bir tane ablamı kaybettik. Diğer taraftan iki tane ablam nakil oldu, şu anda çok güzel hayatları var." ifadelerini kullandı.

Organ bağışının hastaların yaşamını değiştirebileceğine işaret eden Pars, günlük yaşamda en basit görülen ihtiyaçları bile karşılayamadığını anlattı.

Pars, "Benim istediğim sadece şu: Yani bizler gibi, belki yarın kimin başına geleceği belli değil. Herkes bu duruma düşebilir. Bize sadece bir el uzatmanız. Ben de önceden belki öyle düşünüyordum. Hastaları görüyorduk, belki umursamıyorduk. Ama insanın başına gelince daha iyi anlıyor. Benim gibi nice arkadaşlar tanıdım. Pazara gidiyorsun, çarşıya gidiyorsun, bir meyve gördüğünde onu bile yiyemiyoruz. Bir ay önce tahlilleri verdim, şu anda bana domates bile yasaklandı. Yiyemiyorsun. Çok zor hayatımız. Ailemle bir tatile gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Gitmem için organa ihtiyacım var. İnşallah ben de bir gün bu suları doya doya içmek, doya doya yemek isterim. Ama yiyemiyorsun. Evde oturuyorsun, çocukların çay içiyor, ben bir bardak ancak içiyorum. Sen hasta olduğun zaman ailen komple hasta. Moralini yüksek tutmak zorundasın. İçin yanıyor ama ailene bunu yansıtmamaya çalışıyorsun. Çünkü onların da hâlleri düşüyor. Onun için ben diyorum ki buradan bize bir el uzatmanızı, bizi yeşertmenizi istiyorum"

"İKİ SAATTE BİR KİŞİYİ ORGAN BEKLERKEN KAYBEDİYORUZ"

Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Mehmet Kazak, Samsun'da beyin ölümü tespitlerinin yüksek olmasına rağmen organ bağışına dönüşme oranında sorun yaşandığını belirtti.

Kazak, "Beyin ölümü tespitinde çok yüksek bir orandayız. Ama Samsun'un bu seneki sıkıntısı bunun donöre dönüşmesindedir. Yani biz tespitleri yapıyoruz, yoğun bakımlarımızda beyin ölümü tespitini yapıyoruz ama maalesef halkımızı organ bağışı konusunda yeteri kadar aydınlatamadığımızı görüyoruz. Bu konuda kendimizi de sorgulamak durumundayız. Organ bekleyen sayısını maalesef azaltamıyoruz. Her gün 10 kişi ölüyor. İki saatte bir kişiyi biz organ beklerken kaybediyoruz. Biz organ bulamadığımız için maalesef kaybediyoruz."diye konuştu.

Türkiye'de yılda ortalama 5 binin üzerinde organ nakli gerçekleştirildiğini belirten Kazak, buna rağmen organ bekleyen hasta sayısının azaltılamadığını söyledi. İspanya'daki bağış oranlarının yüzde 90, Türkiye'deki oranların ise yüzde 15-20 seviyesinde olduğunu ifade eden Kazak, beyin ölümü sonrası aile onayının önemine değindi.

Kazak,"Bakın, İspanya'da yüzde 90'ı bağışlıyor. Bizde ise yüzde 15 ila 20'si bağışlıyor. Bizim şu seviyelere çıkmamız lazım. Yukarılara, yani yüzde 90 olmasa bile 3 bin beyin ölümünün bin 500'ünden bağış alabilsek 3 bin tane böbrek nakli yapabiliriz. Bu zorlu bir süreç. Beyin ölümü sonrasında aile onay vermezse cenaze aileye teslim edilir. Eğer aile onay vermişse de uzun bir süreç başlar. Yoğun bakımdaki arkadaşlarımdan ameliyathanedeki ekibe, nakil hocalarına ve koordinatör arkadaşlarıma kadar çok uzun bir süreç işler burada"dedi.

İL SAĞLIK MÜDÜRÜ URAS'TAN ORGAN BAĞIŞI ÇAĞRISI

Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Türkiye'de binlerce hastanın organ nakli beklediğini belirterek bağış konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.

Uras, "Bugün organ nakli bekleyen binlerce hastamız var. Her bağış yeni bir hayat, her bilinçli karar yeni bir umut demektir. Tabii, burada organ bağışı sadece bir kişinin hayatını değil, ailesinin, çocuğunun, çevresinin ve iş arkadaşlarının hayatını da değiştirir. Aslında bir organla birden fazla kişiye dokunuyoruz. Sağlık çalışanları olarak buradaki asıl görevimiz toplumumuzu doğru bilgilendirmek, organ bağışı konusundaki farkındalığı artırmak ve daha fazla insanın hayata tutunmasına vesile olmak, katkı sağlamaktır. Unutmayalım ki organ bağışı hayat kurtarır, bağışlanan her organ bir insana yeniden yaşama şansı verir." dedi.

Sağlık çalışanlarının yoğun çalışma temposuna rağmen organ bağışının önemini her zaman gündemde tutması gerektiğini belirten Uras,"Çok yoğun nöbetler geçiriyoruz, yoğun bir temponun içindeyiz. Ama her zaman şunu düşünmemiz gerekiyor: Acaba bazen ister istemez ben doktor olarak birçok hastamı kaybettiğim de oldu. Acaba bu hastayı kaybederken diğer hastalarımıza umut olur mu? Bunun farkındalığını sürekli zihnimizde tutmamız gerekiyor"ifadelerini kullandı.

"ORGAN BAĞIŞI KARARINIZI AİLENİZLE PAYLAŞIN"

Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay, organ yetmezliği nedeniyle uygulanan uzun süreli tedavilerin hem hastalar hem de sağlık sistemi üzerinde yük oluşturduğunu belirtti.

Ulubay, "Organ yetmezliği nedeniyle sürdürülen uzun süreli tedaviler, hastalarımız ve aileleri kadar sağlık sistemimiz açısından da önemli bir yük oluşturuyor. Bu hizmetlerde kullanılan ilaç, cihaz ve malzemelerdeki dışa bağımlılığı da düşündüğümüzde kaynaklarımızı verimli kullanmanın önemi daha da anlaşılıyor. Organ bağışını artırmak için öncelikle toplumumuzu doğru ve anlaşılır bilgiyle bilgilendirmeliyiz. Organ bağışıyla ilgili soruları yanıtlamalı, tereddütleri gidermeli ve bu konuda aile içinde konuşulmasını teşvik etmeliyiz. Bu vesileyle vatandaşlarımıza özellikle seslenmek istiyorum. Lütfen organ bağışı kararınızı sağlığınızda, ailenizle ve yakınlarınızla paylaşın"dedi.

ORGAN BAĞIŞININ DİNİ BOYUTU DA ELE ALINDI

"Bağışla Yaşat" panelinde, organ bağışının tıbbi ve toplumsal yönlerinin yanı sıra dini boyutu da değerlendirildi. Samsun İl Müftüsü Hasan Güneş, organ bağışı ve naklinin dini yönleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Organ nakli gerçekleştirilmiş hastalarla nakil bekleyen hastaların deneyimlerinin de paylaşıldığı program, Fikret Damar'ın konseriyle sona erdi.

Kaynakİhlas Haber Ajansı

Yorumlar (0)

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.