Samsun'da atölyesi bulunan Heykeltıraş Füsun Yalçın, doğadan topladığı çiçek, yaprak ve dalların kalıplarını çıkararak sanat eserine dönüştürüyor. Vitray, plaket tasarımları, heykel ve hediyelik ürünler üzerine çalışan sanatçı, doğanın güzelliklerini kalıcı hale getirerek farklı sanat eserlerine imza atıyor.
Sanatına dair konuşan Yalçın, "Doğadaki atıkları değerlendirmek istedim. Bir de onların kalıcı olmasını istedim. Çünkü doğayı çok seviyorum. Çiçekler solmasın diye onları ölümsüzleştirmek istedim" ifadelerini kullandı.
TANINMIŞ ESERLERİN ALTINDA ONUN İMZASI VAR

Heykeltıraş Füsun Yalçın’ın imzasını taşıyan bazı önemli eserler arasında: Samsun Cumhuriyet Meydanı’ndaki yunus heykelleri, Sinop Adalet Sarayı’ndaki metal adalet heykeli, Samsun Üniversitesi'nde yer alan Mimar Sinan büstü bulunuyor.
Ayrıca sanatçı, Samsun’un çeşitli noktalarında vitray çalışmaları ve heykel projeleri ile dikkat çekiyor.
"SERAMİK VE HEYKEL SANATINA YÖNELDİM"

Heykel sanatında 40 yılı aşkın tecrübeye sahip olan Füsun Yalçın, geçmişte Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi'nde akademisyen olarak görev yaptı.
Sanat yolculuğunu anlatan Yalçın, şunları söyledi: "Bir dönem üniversitede hocalık yaptım, ardından Amerika’ya giderek 8 yıl kaldım. 1994’te Türkiye’ye döndüğümde Samsun’da bir vitray atölyesi kurdum. Zaman içinde heykele olan ilgimi artırarak seramik ve heykel çalışmalarına yöneldim. Son yıllarda seramik çanak çömlek ve heykeller üzerine yoğunlaştım."
Sanatçının, Samsun Cumhuriyet Meydanı’na 40 yıl önce yaptığı yunus heykellerinin kaldırılmasına üzüldüğünü, ancak bunları yeniden yerine koydurmak için girişimlerde bulunduğunu da belirtti.
"DOĞADAN ALDIĞIM MALZEMELERİ KULLANIYORUM"

Sanatında geri dönüşümü ön planda tutan ve doğadan ilham alan Füsun Yalçın, son yıllarda doğadaki malzemeleri sanata dönüştürmeye odaklandığını belirtti: "Mevsimine göre doğadan çiçekler ve bitkiler topluyorum. Bunların kalıplarını alçı dökümle şekillendiriyorum. Çamurdan aldığım kalıplara alçı dökerek 3 boyutlu kompozisyonlar oluşturuyorum. Doğayı çok sevdiğim için çiçeklerin solmasını istemedim, onları sanata dönüştürerek ölümsüzleştiriyorum."
Sanatçı, doğa yürüyüşlerinden topladığı ağaç tohumlarını ve çiçekleri, heykel ve seramik eserlerine dahil ederek farklı formlar oluşturduğunu da belirtiyor.
Demirören Haber Ajansı