Samsun'da emeklilik hayatını el sanatına adayarak adeta tek kişilik bir fabrikaya dönüşen Ziya Bayraktar bir kültürü yeniden canlandırıyor. Hobi olarak başladığı bu serüvende Bayraktar, bugün yılda 10 bin adede yaklaşan üretimiyle gündemde.
Bu ilham verici hikaye, birçokları gibi sakin bir emeklilik hayaliyle değil, aksine bir meşguliyet arayışıyla başladı. Ziya Bayraktar, emekli olmadan önce farklı şehirlerde yaşadığı dönemlerde sosyal ortamların kısıtlı olması nedeniyle evde bir şeylerle ilgilenmek zorunda kaldığını söylüyor. İşte o günlerde başlayan minyatür tekne yapımı, emeklilikle birlikte hayatının merkezine oturdu ve tutkulu bir uğraşa dönüştü.
HOBİ OLARAK BAŞLADI, FABRİKASYON ÜRETİME ULAŞTI

Ziya Bayraktar'ın evde hobi olarak başladığı küçük denemeler, zamanla profesyonel bir üretime evrildi. Emekliliğin getirdiği boş zamanı, sanatıyla dolduran Bayraktar, bugün gelinen noktada adeta bir işletme titizliğiyle çalışıyor. "Ortalama yılda hemen hemen her çeşit içinde olmak kaydıyla 8-10 bin civarında gemi yapıyorum," diyen Bayraktar, bu rakamla birçok küçük ölçekli işletmeyi geride bırakıyor. Onun atölyesi, Karadeniz Bölgesi'ndeki birçok hediyelik eşya dükkanının da ana tedarikçisi konumunda.
"PARA KAZANMAK ÖNEMLİ DEĞİL, STRESİNİ ATIYORSUN"
Ziya Bayraktar için bu yoğun üretim temposunun ardındaki motivasyon, maddi kazancın çok ötesinde. Sanatın kendisine sağladığı manevi tatminin paha biçilmez olduğunu vurgulayan usta zanaatkar, bu durumu şu sözlerle özetliyor: "Para kazanmak hiç önemli değil. Hem şundan zevk alıyorsun; bir ürünü sen yapıyorsun, onu başka birinin alıp ona değer vermesi seni daha çok hoşnut ediyor." Bayraktar'a göre bu uğraş, aynı zamanda en etkili terapi yöntemi. "Tabii ki stresini atıyorsun. İnsan rahatlıyor, ferahlıyor," diyerek el emeğinin ruhuna iyi geldiğini belirtiyor.
DUBLEKS EVİN ÜST KATI ATÖLYE, ALT KATI YUVA
Bu denli yoğun bir üretimi ev ortamında sürdürmenin sırrı ise aile içinde yapılan tatlı bir anlaşmada saklı. Bayraktar, eşiyle işleri bu noktaya getirmeden önce yaptıkları özel anlaşmayı gülerek anlatıyor: "Hanıma biz dedik ki bu işi yapacağımız zaman bir dubleks ev alalım. Üst kat benim olsun, alt kat senin olsun. Öyle anlaştık, yapacak bir şey yok." Bu esprili uzlaşma sayesinde, Bayraktar'ın sanatını icra ettiği bir sığınağı oluşmuş. "Ben alt kata karışmıyorum, o da üst kata karışmıyor. Üst katta atölyem var, alt katta evimiz var," diyerek hayatını ve sanatını nasıl bir dengeye oturttuğunu gösteriyor.
Atölyesinde, yapımı iki gün ile bir ay arasında değişen, 8-10 çeşit balıkçı takası ve taraftar temalı tekne modeli bulunuyor. En küçük taraftar tekneleri 100 TL'den başlarken, büyük ve detaylı balıkçı teknelerinin fiyatı 500 TL'ye kadar çıkabiliyor. Üstelik her bir teknenin üzerine istenilen isim de yazılabiliyor. Ziya Bayraktar, "Allah boşta duranı sevmez" diyerek, çalışmanın ve üretmenin en büyük erdem olduğuna inancıyla, her gün aynı şevkle minyatür takalarına hayat vermeye devam ediyor.
İhlas Haber Ajansı