Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’dan Halk Gazetesi'ne özel açıklamalar: “Marius gitmeyi çok istedi”
Paylaş

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’dan Halk Gazetesi'ne özel açıklamalar: “Marius gitmeyi çok istedi”

Samsunspor Kulübü Başkanı Yüksel Yıldırım, Hedef Halk Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Yıldırım, Marius Mouandilmadji’nin Olympiakos’a transferinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı kısa görüşmeye, Samsunspor’un sezon hedeflerinden Thomas Reis’in Trabzonspor’a transferine kadar gündemdeki birçok konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, Hedef Halk Gazetesi Spor Müdürü Davut Aktaş’ın sorularını yanıtladı.

*** Marius’un Olimpiakos’a transferi konusunda son durum nedir? 

Evet, doğrudur, kontrata imzayı attık ve transfer gerçekleşti. Onlar da işlemleri yaptı, biz de yaptık. Oyuncu bizden düştü. 7 milyon Euro garanti para, 4 taksit. Ayrıca 2 milyon Euro’da bonusları var. Bonusların yarısını kolay bonuslar. Diğer yarısını ise zaman gösterecek. Yani oyuncunun performansına bağlı. Orada oynaması, takımında başarılı olması gerekiyor.

Biz bedavaya aldık, 3 sene oynattık. Gerekli katkıyı verdi. Etinden, sütünden, her şeyinden faydalandık. O da mutlu oldu, biz de mutlu olduk. Sonunda gitmeyi çok istiyordu. Gitmeseydi başımıza bela olabilirdi, ama tatlı bela. Maaşına zam istiyordu. Kalırsa, ona zam yapsak bütün herkes peşinden gelecek, herkese zam yapman gerekiyor. Yapmazsan oyuncunun kafası gidiyor, verim alamıyorsun. Onun için biz doğruyu yaptık.

Aynı şekilde Drongelen'de de öyleydi. Kafası gitmişti, verim alamayacaktık. Holse de aynı şekildeydi. Yani gönderdiğimiz oyuncuların hepsinin kafası karışmıştı, kafaları bizde değildi, verim alamazdık. Devre arasına kadar gideriz, eğer her şey yolunda giderse problem yok. Gitmezse devre arası çözüm üretiriz. Hocamızın da devre arasına kadar taktımdaki sorunları çözeceğini tahmin ediyorum.

*** Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Samsunspor hakkında görüşme imkanınız oldu mu?

Açık söyleyeyim, olmadı. Çünkü Cumhurbaşkanı'nın hiç boş vakti yoktu, böyle birileriyle birebir görüşsün. Geldiğinde havaalanında karşılamada 100 kişi vardı belki. Sıraya girdik. Herkesle el sıkışıyordu. Benimle özel konuştu orada, ayaküstü. Konuştuğumuz nokta da, 'Nasılsın, iyi misin? Nasıl gidiyor işlerin?' 'Her şey güzel Cumhurbaşkanım, sağ olun. Sadece son maçta yenildik, moralimiz bozuldu.' dedim. O da, 'Ya hakikaten çok kötü yenildiniz. Niye böyle oldu?' Bu takımı toparlaman lazım. Sen yaparsın ama takımın eskisi gibi güçlü değil.' dedi. Ben de, 'Biz de biliyoruz efendim. Yeni bir takım kurduk, biraz zamana ihtiyacımız var ama toparlanacağımız kesin.' dedim. 'Hadi bakalım.' dedi, konuşmamız bu kadardı. 

Onun dışında orada konuşulacak bir şey yoktu. Yani benim de konuşacağım bir şey yok. Eğer Samsun, Samsunspor'a sahip çıkmıyorsa tek başıma Don Kişot olmak istemiyorum, açık ve net söyleyeyim. Yani Belediye Başkanı, Vali, Samsunspor'un kıymetini anlamıyorsa; yerel yönetimler, taraftar... Yani ben tek başıma istemişim, bunun hiçbir anlamı yok. Bunu şehrin istemesi lazım, benim de destekleyici olup üzerime düşeni yapmam lazım. Burada ben kendime hiçbir şey istemiyorum, hepsi Samsunspor için.

Orası zaten derneğin, Futbol A.Ş.'nin değil. Onun için derneğin yapması lazım. Ama onlarda maalesef başka bir döneme girmiş. Kimse Samsunspor hakkında bir şey yapmak istemiyor, ilgilenmek istemiyor. Demek ki ben çok iyi işler yapıyorum, herkes tembelleşmiş, yan gelip yatmış ya da yatıyor. Sorun değil, su akar yolunu bulur. Burada da doğru bulunmazsa, ben Cumhurbaşkanı ile daima görüşme imkanı olan bir iş adamıyım. Beni de seviyor. Zaten Mehmet Muş ile uzun uzun görüştüm bu konuyu. 'Gel, Ankara'da konuşalım.' dedi. Kendisine gerekli şeyleri anlatırım. Bundan sonra inanıyorum bir çözüm bulup bir şey yapacaktır. Yoksa zorla güzellik olmaz, açık söyleyeyim. Burada benim yapmak istediklerim asla ve asla kendim için değil, Samsunspor ve şehir için.

*** Camiaya bir mesajınız var mı?

Yeni bir takım kurduk. Takımın omurgası, iskeleti değişti. Yeni bir genç takımız, ligin en genç takımıyız. Zamana ihtiyacımız var. Oyuncular birbirini tanıyacak, sakatlar geri dönecek. Ondan sonra oyuncular Türkiye Ligi'ni tanıyacak, hoca tanıyacak, biraz zaman alacak. Ama bu takımın iyi bir takım olduğuna inanıyorum. Nasıl TFF 1. Lig’den Süper Lig'e çıktığımızda 'Bu takım küme düşer.' diyorlardı... Biz bir takım kurmuştuk ama Hüseyin Eroğlu ile aşı tutmamıştı. Hoca değişikliğine gitmiştik. Kadro iyiydi, inanıyorduk. İyi hoca da geldi, bir şeyler yaptı ama tabii ancak o kadar olurdu. Ligin dibinde, 9. haftada 1 puanla dururken bir ara bayağı yukarılara çıkmıştık. Sonra ligde kaldık.

Ertesi sene transfer yasağımız vardı. 14-15 oyuncuyla biz ligi 3. bitirdik. İkinci sene yani yaptığımız transferler meyvesini verdi. Bu sene de aynı şeyi söylüyoruz; Samsunspor'un hedefi daima artık yukarılarda. Biz 'ilk 10' demiyoruz, 'ilk 5 olsun' diyoruz yapabiliyorsak. Yüksek hedefler... Olmuyorsa ilk 10 içinde bitirmek ikinci hedef. Ama ilk 10'un altında bitirirsek biz o zaman başarısız olmuş oluyoruz. Ha bu kötü mü, değil. Samsunspor yıllarca küme düşmemeye oynadı, ligde kalmaya oynadı. Asansör takım oldu; indi çıktı, indi çıktı. Biz en azından asansör takım olmayız diyoruz veya hedefli oluruz diyoruz. Şov yapmayız, haddimizi biliyoruz.

Adana Demirspor böyle yaptı, bak şimdi ne durumlara düştü. Harcadı parayı ilk sene... Biz bunu taraftarımıza anlatmaya çalıştık; sürdürülebilir, disiplinli, ekonomisi dengeli, ayakları yere basan bir takım, kendi ayakları üzerinde durabilen bir bütçeyle takımı yönetmek istiyoruz dedik. 3 sene önce yaptığımız işin meyvelerini ancak alabildik ve güzel transferler yaptık bu sene. Bu, Samsunspor'un geleceğinin önünü açtı.

Şimdi bunları gören genç oyuncular, potansiyelli oyuncular hepsi Samsunspor'a gelmek isteyecek. Alman hocamızla çalışmak isteyecekler. Biz de bu oyuncuları hem yetiştireceğiz, hem yarıştıracağız. Samsunspor hem yetiştiren, hem yarışan bir takım olacak. Hedefimiz daima her sezon ilk 5'e girmek veya Türkiye Kupası'nda final oynayıp, kazanıp Avrupa'ya gitmek. Yani amaç Avrupa. Bunu yaparız, yapamayız önemli değil. Biz yapamıyorsak 6., 7., 8. böyle bitirelim. İlk 10 bizim için uygundur, bunun ötesi hayalcilik olur. Ama bir gün Samsunspor başarılı işler yapıp üst sıralarda bitirip Avrupa'ya gidecek.

Şehir, taraftar bunu desteklerse, tek yürek olursak o zaman Samsun’da 'Şampiyonlar Ligi müziği bile çalarız.' demiştik. Şu an bunun olma şansı yok çünkü taraftar inanmıyor, şehir inanmıyor, hiç kimse inanmıyor. Biz Roma'yı da bir günde kurmadıkları için hep söylüyoruz; yavaş yavaş, adım adım gideceğiz. Bazen insan kızsa da, başkalarını kıskansa da yapacak bir şey yok. Bursaspor ful tribünlere oynuyor kaç sezondur, gümbür gümbür geliyor. Bak, Amedspor çıktı, adamlar her maçta stat ful, takımı destekliyorlar. 

İstanbul'daki semt takımları Kasımpaşa olsun, Başakşehir olsun, Eyüpspor, geçmişte Karagümrük... Bunun gibi takımlar taraftarsız oynuyor. Bir de şehir takımları var ama takımına pek sahip çıkmıyor. Çıkamayanlar işte küme düştü, kalanlarda da sıkıntı büyük. Samsunspor böyle olsun istemiyoruz. Biz bu taraftarın takımına sahip çıkmasını istiyoruz. Sahip çıkılırsa kazanan taraftar olur, şehir olur, Samsunspor olur. Ben sonuçta bu kulübün başkanıyım, sahibiyim ama bu işleri para için yapmadığım aşikar. Onun için taraftara, camiaya mesajım, bu takıma sahip çıkarlarsa herkes kazanır. Çıkmazlarsa bu takım zorla yükseltilecek bir takım olur. 'Bu takımın sahibi taraftardır.' Deyip, taraftar stada gelmesin, destek olmasın, bilet almasın, forma almasın, herhangi bir şey yapmasın; sosyal medyada yerden yere vursun, bağı koparsın, tribünlere gelmesin, gelenler protesto etsin... O zaman sonuç bu olur.

Onun için taraftar takıma sahip çıkacak, inanacak. İyi günde taraftarlık olmaz, taraftar kötü günde olur. Bak, Almanya'da 3. Lig maçlarını seyrediyorum, 2. Lig maçlarını, statlar ful dolu. İtalya aşağı yukarı öyle, İngiltere'yi zaten hiç söylemeye gerek yok, Fransa çoğunluk öyle, Belçika öyle... Bakıyorsun her yerde statlar artık doluyor ama Türkiye'de de aksine boşalıyor. Bir tek Samsun'un problemi değil bu. Bütün şehir takımlarının, yani 4 büyük takımın taraftarlarını çıkardığında 1-2 takım hariç... Bursaspor, işte Amedspor, birkaç tane daha takım vardır belki Göztepe, bugünlerde Çorum... Bunların taraftarı destek oluyor, iyiler. Ama biz şaşıyoruz yani.

Süper Lig'e çıktık, ilk sene taraftar biraz destek verdi. İkinci sene bu takım Türkiye üçüncüsü oldu. Biletleri indirdikçe indirdik, yine stadı dolduramadık. Avrupa'ya gittik, yine dolduramadık. O sene destek vermediler; bahaneler bir sürü şey... Sonuçta geldiğimiz noktada taraftar takımına sahip çıkmak istemiyor. Ondan sonra da millet kalkıyor, 'Samsunspor sokakta oynasa biz kaldırımda Samsunspor'u destekleriz.' Bunlara karnımız tok. Bunlar klavye delikanlılarının sosyal medyada yazdığı.

*** Erzurumspor maçı için neler söylersiniz?

Biz Erzurum'a mutlaka galibiyet için gideceğiz ama yeneriz, yeniliriz, maç sahada oynanıyor. Ama dediğim gibi Samsunspor her maça galibiyet için çıkıyor. Öyle geriye yaslanayım, defans yapayım öyle bir şeyimiz yok. Öyle bir şey yapsaydık biz Çorum'dan 5 yemezdik. Evet, hatalar yaptık ettik ama Samsunspor daima futbolu güzelleştiren bir takım olarak oynuyor.

*** Thomas Reis Trabzon'un yeni hocası oldu. Reis’i Türkiye'ye getiren ilk başkan olarak bu transferi nasıl değerlendiriyorsun? 

'Hayırlı olsun' diyorum. Thomas Reis hocayla bizim problemimiz olmadı. Kendisini sevdik ama hocayı menajeri yanlış yönlendirdi. Fazla paralar istemişti bizden. Biz de veremeyeceğimizi söylemiştik. Ondan sonra istediği primler yüksekti, sorun değil. Biz dedik 'Hocam zaten 13 haftadır sen galibiyet alamıyorsun, takım aşağı gidiyor. İlgini kaybettin, en güzeli biz ayrılalım' dedik. Ayrıldık. Hoca uçuşuyordu bize. Ondan sonra gitti Ludogorets'e çalışmaya. Bizden istediği paranın yarı fiyatına gitti orada çalıştı, önemli değil.

Şimdi Trabzonspor aldı. Bu kadar hafta aradılar bulamadılar galiba kimseyi Trabzonspor bilmiyorum. Sonuçta Thomas Reis'e gitmesi ilginç oldu benim için. İnşallah Thomas Reis takımı toparlar, başarılı olur. İsterim yani Trabzon'da başarılı olmasını. Zaten Konferans Ligi’nde oynayacak. Konferans Ligi’nde geçen sene hoca güzel şeyler yapmıştı. Bu sene de inşallah yapar. Onun için güzel bir imtihan olacak. Türkiye ligini de iyi tanıyor. Trabzon'u da biliyor. Ama camianın baskısını ne kadar kaldırabilir göreceğiz.

Trabzon taraftarı Samsunspor taraftarına benzemiyor. Onlar daha sabırsız, daha agresif.
Trabzon için bence doğru bir karar ama aşı tutar mı bilemem. Çünkü kadroyu Thomas Reis kurmadı. İnşallah umduğunu bulur. Biz de gurur duyarız yani. Burada gururla şunu söylemek istiyorum: Türkiye'ye ben bir tane teknik direktör kazandırdım; Thomas Reis. Samsunspor'dan ilişkisi kesildi, gönderildi, Trabzon'a geldi kurtarıcı diye. Bununla gurur duyuyorum. Demek ki biz doğru şeyler yapmışız hem oyuncu tarafında, hem hocalar tarafında.

Markus Gisdol da aynı öyleydi. Kayseri de kurtarıcı olarak aldı ama tutmadı. Çünkü Samsunspor'da bir proje var, bir yönetim şekli var. Yani bizim bir anlayışımız var. Bunları göz ardı ediyor insanlar Samsun'da ama maalesef biz çok iyi iş yapıyoruz. Hocalar da bundan mutlu oluyor ve bizim sistemle çalışıyorlar. Hocalar bize iki tane yardımcıyla geliyor. Gerisi hep kulübün ekibi; analisti, atletik performansçısı, scout'u, şusu busu filan... Hocalar onun için rahat ediyor. Maaşlar zamanında ödeniyor, kafaları rahat.

 

Kaynak: Davut Aktaş

# Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz? (Anketimiz 20.09.2026 pazar günü saat 23.59'da sona erecektir)

Oy kullanarak KVKK / Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş sayılırsınız. Kişisel verileriniz yalnızca mükerrer oy kullanımını önlemek amacıyla saklanmaktadır.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.