Eskiler daha iyi bilir, dernek yönetimi zamanı kulüp içinde “taraftardan sorumlu yöneticiler” vardı.
Eski stadyumda “taraftar içeri girmeden” onlar bırak tribünde oturmayı, içeri giremez, 20-25 dakika stat çevresini kontrol ederlerdi.
Her kapının ‘sorumlu yöneticisi’ olurdu.
Hele bir de;
Tribünlerden “yönetim uyuma, taraftarın dışarda” diye bir ses yükseldiğinde protokolde oturan yöneticiler ayaklanır, soluğu dışarıda alırdı.
O zamanlar öyle cep telefonu filan nerde, emniyet güçleri de stat çevresinde “kim kapıda kaldı, ne oldu, hangi yönetici hangi kapıda olur” bilirdi.
Tabi bunlar yaklaşık 20-30 yıl öncesine kadardı.
Günümüzde elektronik sistemli girişler var.
Karekod, internet uygulaması filan işte.
Bugün durum nasıl peki?
Profesyonel yönetiliyoruz ya…
Samsunspor'un "maaşlı yöneticileri”, Kasımpaşa maçı öncesi yaşanan rezaleti acaba çıplak gözle görebildiler mi?
Yoksa “sosyal medyada atılan” tweetlerle mi haberi oldu?
“Sosyal medya” kısmı daha mantıklı geliyor.
Fazla lafı evelemenin gevelemenin gereği yok.
Biliyorum ki;
Bilsin ki sayın Başkan Yüksel Yıldırım'ın Samsun'daki zaafı/camiayı yönetememedeki sorumluları maalesef “maaş ödediği o profesyonel yöneticilerdir.”
Bu notu Başkan Yıldırım okumalıdır.
Bizim yöneticiler nasıl biliyor musunuz?
* Protokolde misafir karşılarlar.
* Galip gelince soyunma odasına girip, sevinç fotosunda yer alırlar.
* Başkana methiyeler dökmek için varlardır.
* İşler iyi gidince en lüks mekanlarda "hava-caka" atarlar.
* İşler kötü gidince “kafayı kuma gömerler.”
Aslında hiç ve hiç şaşmaz, işler kötü gittiğinde Başkan Yüksel Yıldırım’ın gölgesinde saklanırlar. İşler iyiyse “Başkanla yan yana fotoğraf vermek, methiyeler dökmek” için birbiriyle yarışırlar.
Kalıplaşmış sözleri vardır genelde
* “Başkanımız büyük fedakârlık yapıyor, parasını emeğini veriyor. Haklılar gerçekten. Başkan Yıldırım maalesef “Size de maaş veriyor…”
“Biz elimizden geleni yapıyoruz" demeyi, "ne yapalım, taraftar memnun olmuyor, gelmiyorlar", “şehir sahip çıkmıyor” diyerek hep taraftarı, şehrin iş dünyasını veya bürokrasini suçlarlar.
Buna çok kez şahit olduğumuz olaylar vardır.
Arka bahçede insanlar hakkında dedikodu yapmayı da ihmal etmezler.
Başkan Yıldırım’a methiyeler yaptığınızda maaşı hak ediyor olabilirsiniz ama konu taraftar/diğer şehri olaylar olunca, o rezalet görüntüler ve o tribünlerde sorun yaşandıkça her zaman ki gibi sınıfta kalıyorsunuz.
Yönetici demek;
* Çözüm üretmektir!
* Camiayı ile şehri, Samsunspor ile bağlarını güçlendirmektir.
* Yönetmektir.
Dahası var, yazılır söylenir...
Kısacası aldığınız maaşın hakkını maalesef veremiyor musunuz!
“Profesyonel yöneticilerin yönetim modeli” bundan ibaret.