Samsunspor Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu: Samsunspor'da olmaktan gurur duyuyorum
Paylaş

Samsunspor Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu: Samsunspor'da olmaktan gurur duyuyorum

Ekleme: 08.01.2023 22:45 Güncelleme: 03.06.2026 14:15

Samsunspor Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu, katıldığı bir programda gündeme dair açıklamalarda bulundu. İşte Eroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar:

“100. YIL BİZİM İÇİN AYRI BİR ÖNEME SAHİP”
Cumhuriyetimizin 100. yılı, ülkemiz için çok önemli. 100. yılda, Kurtuluş Savaşı’nın başladığı şehir olan Samsun için de bu durum çok ayrı bir öneme sahip. Bu sene elde edilecek şampiyonluk bence çok anlamlı ve değerli olacaktır. Samsunspor Teknik Direktörlüğü görevinde bulunmak beni gerçekten gururlandırıyor. Bu anlamda da tabii ki çok mutluyum.

“11 YILLIK HASRETİ BİTİRECEĞİMİZİ İMZA ATARKEN SÖYLEMİŞTİM”
İlk geldiğim gün söylemiştim. 11 yıllık bir hasret var. Bunu sezon sonunda bitireceğimizi söylemiştim. Bence Türk futbolunun Samsunspor gibi bir şehir takımına ihtiyacı var. Türk futbolunda şu anda birkaç takım hariç pek çok kulübün yaşadığı sıkıntılar var. Bu sıkıntıda olmayan takımlardan biri de Samsunspor… Kulübün genel özelliklerine değinmek istiyorum; çok tutkulu ve fedakâr bir başkanı var, borcu yok, muhteşem taraftarı var, futbol şehri, stadı müthiş, akademisi harika… Bu kavramlar bakıldığında Süper Lig’de dahi sadece birkaç kulüpte var. Bu açılardan bakıldığında Türk futbolunun Samsunspor’a gerçekten ihtiyacı var diye düşünüyorum.

“BİREYSEL OLARAK HER FUTBOLCU ÖNEMLİ AMA ASIL OLAN SİSTEMDİR”
Şu an geldiğimiz noktada hep talihsizlikler yaşadık. Sakatlıklar… İlk maçta daha 2 sakat verdik. Bizden önce sakat olan oyuncular vardı. Bu 11 maçlık süreçte 2 kadro dışımız oluştu. Mücahit’in, Yusuf’un, Osman’ın o dönem sakatlık yaşaması. Daha sonra Ali’nin, Osman’ın, Berk’in, Fofana’nın süren sakatlıkları; gücümüzün sahaya yansımasında olumsuz diye düşünülebilir. Fakat biz bunu her zaman olumluya çevirmeye çalıştık. Bizim için bireysel futbolcular tabii ki çok önemli ama aslolan sistem. Sistem bizi başarıya götürecektir. Biz de bununla ilgili en kısa zamanda takımımıza oturtmak istediğimiz sistemimiz, felsefemiz, oyun anlayışımızı hayata geçirdik.

“BÜTÜN FUTBOLCULARIMIZDAN EN YÜKSEK VERİMİ ALMAK ÖNEMLİ”
Puan anlamında talihsizlikler yaşadık. Geldiğimiz ilk maçta Bandırma karşısında kaçan penaltı, VAR’dan iptal edilen gol. Altınordu maçında 10 kişi kalmamız, Bolu maçında son dakika yenilen gol, Keçiören maçı belki 1-0’ken ilk yarı 4-0 olacak maç. Şu anda puanımız 32. Belki bunların tekabül edeceği puanlar ile 37-38 olacaktık. Ama şimdi geldiğimiz noktada bizi memnun eden oyun felsefemizin tıkır tıkır işlemesi. Her farklı oyuncuyu da sistemde değerlendirip en yüksek verimi almak bizim için önemli. Teknik direktör takımını kazanmak için hazırlar. Bizde kazanmanın yanında hem oyunu hem oyuncuyu geliştirmek en önemli kavramlardan biridir ki; televizyon başında, stattaki tüm taraftarların bu işten keyif almasını isteriz. Ben bu anlamda Samsunspor’u izlerken taraflı tarafsız herkesin saha içerisindeki futboldan keyif aldığını düşünüyorum.

“İSTATİSTİKLERDEKİ KONUMUMUZ, GÜCÜMÜZÜ GÖSTERİYOR”
İstatistikler de bunu destekliyor. İlk yarıda ne kadar güçlü bir takım olduğumuzu göstermek adına şu istatistikleri vereceğim; Ligin en çok şut atan takımlarından biriyiz. En çok isabetli şut atan takımıyız. Rakip ceza sahasına ortalama 20 kez girişimiz var. Bunlar maçı ne kadar istediğimiz anlamına geliyor. En çok ikili mücadele kazanan takımız. Akan oyunda mesela sadece 2 gol yedik. Penaltıdan çok gol yedik, 5 gol. Baktığınızda birçok istatistikte ön plandayız. Bu da sahada doğruları ne kadar yaptığımızın göstergesi. En az gol yiyen ve en çok gol atan takımlardan biriyiz. Ki bu süreci ikinci yarı da devam ettirmek için bu verileri yukarı taşımamız lazım. Bunlara bakınca; daha iyi olabilir miydi? Evet olabilirdi. Ama değişken haftalara tekabül eden 11 zorunlu oyuncu değişikliğimize rağmen her oyuncudan verim almak bizi bugünlere getirdi. Bu anlamda memnunum.

“TRANSFER YAPMIŞ OLMAK İÇİN TRANSFER YAPMAYIZ”
Şimdi birçok kulüp transfer hazırlığı yapıyor. Devre arası transferler genelde çok sağlıklı gerçekleşmiyor. Kimse iyi oyuncusunu bırakmak istemiyor. Biz de transferi transfer yapmak için değil, mevkisel anlamda bize uzun lig maratonunda katkı sağlayacak, şampiyonluğa giderken bizimle birlikte olacak hem kendini geliştirecek hem de takımın gelişimine katkı sunacak transfer gerçekleştirmek istiyoruz. Bununla birlikte başkanımız ve icra kurulumuz yoğun bir çalışma içerisinde tabii ki…

“TARAFTARIMIZ YANIMIZDA OLURSA, SEZON SONU HEP BİRLİKTE SÜPER LİG’DEYİZ”
İkinci yarıda kendi sahamızda 9 maçımız var. Eyüp ve Boluspor hariç yukarıdaki bütün takımlarla kendi sahamızda oynayacağız. Bence en büyük gücümüz taraftar olacak. Buradan seslenmek istiyorum taraftarlarımıza; bu şampiyonluk yolunda, omuz omuza yürüyeceğimiz yolda onların da bizimle omuz omuza yürümesi gerekiyor. Bize o desteği vermeleri gerekiyor. Çünkü öyle bir atmosfer var ki; seyirciyle beraber rakibe baskı kuracağımız, kendi takımımıza itici güç sağlayacak bir taraftar grubuna sahibiz. İkinci yarı onları buradan maça davet etmek istiyorum. Bize bu desteği verirlerse sezon sonu hep birlikte Süper Lig’de olacağımızı söyleyebilirim.

“İLK GÜNDEN İTİBAREN GÜVEN ORTAMINI OLUŞTURDUK”
Bilgi saha içerisinde taktiksel, teknik, beceri, mental, hepsi işin içine giriyor. Ama ben 25-30 tane futbolcuma yani bireye bu bilgileri aktarırken, onların çok zeki insanlar olduğunun farkında hareket ettim. Karşılarındaki bir kişinin davranışından veya yaptırdıklarından her şeyi anlayabilirler. Ama biz ilk günden itibaren karşılıklı o güvenle birlikte, saha içindeki sistemimizle yürüdük. Sistem derken dizilişten bahsetmiyorum. Oyun felsefesi, oyunun nasıl güçlü hâle geleceği, Samsunspor şampiyon olmak istiyorsa güçlü oyun oynaması gerektiğini, maçın ilk saniyesinden itibaren rakibine bunu hissettirmesi gerektiğini hissettirdik. Bunun yanında teknolojiyi de kullandık. Başkanımız sağ olsun teknolojik anlamda da ekipmanlarla bir tesis yaratmış. Önemli olan bizim bunu kullanışımızdı. Bunu kullanarak takımımızın performansını fiziksel, mental, taktiksel olarak sürekli artırdık. Bu bizi zaten başarıya götürmeye başladı.
 
 “PROFESYONEL BİR MARKA VE İLETİŞİM AJANSI İLE ÇALIŞMAK ÇOK ÖNEMLİ”
Ben Ali Ergöçmez ve Özgür Özgürengin’le aslında 10 yıl gözüküyor ama 15 yıldır beraber çalışıyorum. Ben hep şuna inanırım. Teknik direktörlük evet bir mevkidir ama bu iş iletişim ve marka yönetimiyle birlikte olmalıdır. Profesyonel yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sen ne kadar başarılı olursan ol o markayı yönetmek, medya ile ilişkileri yönetmek, kendini en iyi şekilde ifade etmek için çok değerli ve önemli. Onlarla 15 yıldır birlikteyiz. Tabii ki Medyaall ile resmi anlaşmamız sezon başı gerçekleşti. Samsunspor’a başladığımızdan beri zaten çok güzel bir şekilde gidiyor. Şunu diyebilirim yani; onlar şu an profesyonelce çalışıyoruz ama benim ne düşündüğümü çok net bilebiliyorlar ben de onların ne düşündüğünü çok net bilebiliyorum. Bu da zaten karşılıklı güven ve birbirini tanımaktan geçiyor. Marka değerini yükseltmek, teknik direktörlerin gelecek hedeflerini yakalamak adına ben iletişimle, marka geliştirmeyle ilgili bu tip çalışmaların belki bir öncüsü olacağım. Türkiye’de bunu profesyonelce yapan pek çok teknik direktör belki vardır ama. Ben buradan kendilerine çok teşekkür etmek istiyorum, bana çok katkı sağlıyorlar. Birlikte hedeflediğimiz en üst noktaya çıkmayı birlikte başaracağımıza inanıyorum.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.