Kırmızı-Beyazlıların ‘İmparator’ lakaplı eski milli yıldızı Celil Sağır, Yılport Samsunspor geride bıraktığı sezonu ve gelecek yılını değerlendirdi.
COŞKU VE İŞTAH GEREKİYORDU
Samsunspor’un sezona ilk 10 içerisinde olmak hedefiyle başladığını belirten Celil Sağır, “Yapılan transferler de bu yöndeydi. Oyuncular transfer edildiğinde Samsunspor, olumsuz cümleler kurulmayan bir takım olarak karşımıza çıktı. Yabancı oyuncuların, Markus Gisdol gelene kadar sergiledikleri verimsiz futbola yapılan eleştirilere karşı bizim söylediğimiz şey, ‘Futbolcuların kaliteleri belli. Sadece buna bir coşku, iştah katmaları gerekiyor’ olmuştu” dedi.
TEK HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIM

Celil Sağır, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Markus Gisdol de bunları görmüş olacak ki, onun gelişinden sonra bence Samsunspor’daki en önemli değişim futbolcuların arkadaşlık ve bağlılık seviyelerinin artması, kötü oynadıkları bir maçı bile koparabilmek için mücadele eden, önde basan bir takım görüntüsü ortaya koymalarıydı. Yaşadığım tek hayal kırıklığı devre arasında alınan oyuncularla ilgiliydi. Bu oyuncuların kaliteleriyle, oynadıkları oyun arasında dağlar kadar fark vardı. Bir türlü onlardan verim alınamadı. Bundan dolayı da yerlilerin performansı ligde kalınmasında önemli etken oldu.”
PERFORMANSI ÇOK ÖNEMLİYDİ
“Yerli oyuncular kapasitelerinin üzerinde oynadı. Zeki Yavru’nun duran toplardaki üstün başarısı ve Emre Kılınç’ın performansı çok önemliydi. Kötü oynadığı maçlarda bile kritik noktalarda yaptığı asistler, attığı goller, elde edilen başarıda büyük pay sahibi olmasını sağladı. Son haftalarda da kalecimizin ekstra performansı vardı. Her zaman söylediğim bir şey var. Futbolcularımız Gisdol ile çok önemli bir çıkış yakaladı ve performanslarının üzerinde bir mücadele sergiledikleri için Samsunspor ligde kalabildi. Ben her zaman bu takımın ligde kalacağını söylemiştim ve sonunda da öyle oldu.”
KENDİSİ DE SORGULAMIŞTIR

“Hocamızın dış sahada tarihinin en kötü performansını yakalaması da gerçekten soru işareti. Hocamızı yere göğe sığdıramıyoruz, iç sahada gerçekten inanılmaz bir iş yaptı. Ama dış sahada böyle bir performans sergilenmesini kendisi de sorgulamıştır diye düşünüyorum. İç saha ile dış saha arasındaki bu fark, seyircinin etkisini de gözler önüne çıkartıyor. Ama Samsunspor’da bir Gisdol rüzgarı esti diyebiliriz. Markus Gisdol’ü sadece şundan eleştirebilirim. Deplasmandaki kötü performansı ve gençleri takım içerisine monte etmekte sorun yaşaması.”
HİÇ BİR İDDİAMIZ YOKTU
“Özellikle son maçta gençlere şans verilebilirdi. Rakip küme düşmüş, bizim de hiçbir iddiamız yok. Ama burada bence en büyük eksiklik taşın altına elini koymayan Fuat Çapa’da. Başkan’a gidecek ve diyecekti ki, ‘Başkanım bizim bir iddiamız yok. Zaten hocamız da bırakıyor. Elimizde Türkiye 2.’si olmuş U19 Takımımız var. Onlara bir fırsat verelim, performanslarını görelim’ demeliydi. Çünkü hoca ile yollar zaten ayrılmış. O saatten sonra takımın başında sahaya çıkabilir ama kadroya karışamaz. Hocaya güzelce anlatırsın, gençleri görmemiz gerekiyor dersin, o da eminim ki ağzını açmazdı.”
BU DURUM HER SENE OLMAZ
“Bu kadar basit bir olayı bile başkana anlatamayan futbol direktörü benim kafamda soru işareti bırakır. Ben son maçta gençleri izlemek isterdim ama olmadı. Bunun bir açıklamasını elbette ki yapar diye düşünüyorum. Geride bıraktığımız sezon Samsunspor’un küme düşmeyeceğini sürekli ifade etmiştim. Ama önümüzdeki sezon için aynı şeyleri söyleyemiyorum. Futbolcuların neredeyse hepsi limitlerinin üzerinde oynadı. Bu her sene olmaz. Markus Gisdol de bunu görmüş olacak ki devam etmeme kararı aldı.
YABANCILAR SEZONU ERKEN AÇMALI
“Transfer yapmamız lazım. Şu an için yasak nedeniyle transfer yapamayacağımıza göre özellikle devre arasında alınan oyunculardan yeni sezonda verim alınması lazım. Önümüzdeki sezon işimiz gerçekten çok zor. Başkan Yıldırım’ın ne yapıp edip transfer yasağını kaldırması lazım. Açamıyor ise sezon başlangıcını daha erkene çekerek, özellikle yabancıları daha erkenden Samsun’a getirerek özel hocalar eşliğinde çalışmalarını sağlamalı ve performanslarının yukarı çıkmasını sağlamalı. Bu sene ince eleyip sık dokumamız lazım.”
Davut Aktaş