Bir önceki yazımda üç haneli melek sayılarına değinmiştim lakin, bazı zamanlar olur ki anormal bir şekilde iki haneli ve aynı sayıya takılır gözümüz ve evet bildiniz yine kilit noktamız - biz işareti özellikle aramıyorken, önümüze düştüğünde - !
Bunlar bazen kişiye özel olsa da, dönem dönem vermek istediği mesaj anlamına göre değişkenlik gösterebiliyor.
Israrla bunları anlatmak isteyişimdeki sebep; evrende yalnız olmadığımız, bizim haricimizdeki görünmez koruyucuların bizimle bir şekilde (çoğunlukla bizim algılayabileceğimiz düzeyde) irtibat kurdukları, bunları okudukça hayatın sinirli değil de daha çok sihirli ve bol şükürlü yanını görebilmemiz için…
Tıpkı yazar ve şair Sabahattin Ali’nin de dediği gibi; “İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı."
İşte bence bunlar özdeki güzelliği görerek başlıyor, yani o sihirli dili okuyarak, sonrası geliyor zaten…
777 kadar 77 sayısı da tek başına, çoğu kez ve bir çok yerde beliriveriyor. Son dönemlerde benim de sıkça karşılaştığım bu sayı, tabii ki yine yüksek bir enerjinin aktif olduğunu anlatmasıyla birlikte, yeni bir ilişki ya da yeni bir iş anlaşması arefesinde olduğunuzu da anlatıyor olabilir. Sürekli görülmenin akabinde hayatınızdaki konuların ve olayların takibini yaparak, hangi alanda neler yaşadığınızı gözlemleyebilirsiniz.
Benim hayatımın olmazsa olmazı, iki haneli melek sayılarım ise; 19 ve 13’tür.
13 sayısı bilinenin aksine uğursuz değil, uyarı sayısıdır.
Bir yere giderken; bu bir iş görüşmesi olabilir, bir arkadaş buluşması, herhangi bir işi halletmek için yola çıkılmış olabilir ya da ortada hiçbir şey yokken, en olmadık yerlerden beliriyorsa bu; o günün, o görüşmenin ya da olayın istenildiği gibi şekilde olamayacağını, bazı sorunlar yaşanılabileceğini, oluşabilecek negatifliklerin önceden bildirilmesi sayısıdır.
Veyahut siz normal gününüzü geçirirken, ansızın karşılaşıldığında yaklaşmakta olan olumsuz bir süreci haber vermektedir ve inanın bana hiçbir zaman yanılmadı bu işaretler, farkındalık ve doğru okuyabilme çok önemli.
19 sayısı ise 13’ün tam tersi, oluşabilecek güzellikleri önceden bildirir. Bir yola çıktığımda bazen peş peşe 19 sayısı düşer önüme, o zaman değmeyin benim keyfime, o günüm gerçekten muhteşem geçer, işaretler asla yalan söylemez.
Ben akşam yürüyüşlerimi ya da bisikletli sporlarımı uzak yerlerde, tek başıma yapmayı tercih ettiğim için canım arkadaşlarımdan hep şöyle şeyler duyarım; “Dilek hiç korkmuyor musun başına bir şey gelecek diye, senin yerine biz korkuyoruz, lütfen dikkat et.”
Onlara hep aynı cevabı veririm; “İşaretleri okuyorum, onlar bana söylüyor:)”
Eğer bir yere gitmemem gerekiyorsa zaten inanılmaz engelleniyorum, öyle üst üste aksilikler oluyor ki, gerisini anlamamak için deli olmak lazım.
Bazen ise tüm olumsuz işaretlere rağmen üzerine gidiyorum ve türlü sıkıntılardan son anda sıyrılıyorum.
Evet, bazen söz dinlemek lazım, pardon işaretleri ciddiye almak lazım:)
Bir akşam mahallemizin kaldırım yolunda, bir o yana bir bu yana yürüyüş yapıyordum.
Birinci turu attım ikinciye dönerken, bir kişinin arabasının içinden bana öyle bir eğilip baktığını gördüm ki, aman Allah’ım o nasıl bir korkudur bendeki?!!
İşin kötüsü tam anayola girecekti ve o pis bakışından sonra aracı son anda kavşağa kırdı ve diğer yola geçti.
Gittiği güzergahın az ilerisinde başka bir kavşak var ve ben dedim ki; “Eyvah oradan dönecek ve gelip başıma bela olacak.” ama içimde nasıl bir ürperti var.
“Geri dönmem ve acilen karanlıkta kendimi kaybettirmem lazım, beni bir daha görmemesi lazım” diye düşünüyorum.
Tabi o esnada kulaklık açık müzik dinliyordum.
Saniyelik bir olayla ne oldu biliyor musunuz?
Aniden şarkı kesildi, ben pat diye durdum, karşıdan inanılmaz parlak bir ışıkla tek bir araba geliyor, plaka sonu “19” aynı saniye içerisinde yerde bembeyaz bir kuş tüyüne takıldı gözüm ve bunlar 3-4 saniye içinde oldu.
Benim o yoldan ikinci geçişimdi, ilkinde o tüy orada olsaydı ben onu kesin görürdüm, buna adım gibi eminim.
Şarkının aniden kesilmesi, dikkatimi o parlak ışığa ve plakadaki sayıya vermem, tüy işaretini görmem derken, tüm bu zamanlama öyle muhteşemdi ki, dedim; “Dilek hiç korkma, hiçbir şey olmayacak, o araba gelse bile bir şey olmayacak, sen yürüyüşüne devam et.”
Ve gerçekten de sorunsuz bir şekilde sporumu tamamlayıp evime döndüm. Tüm olana da, olmayana da binlerce kez şükürler olsun…
Unutmayın! Biz kendi içimizde, ailemizle ya da arkadaşlarımızla konuşurken evren de bizimle konuşuyor.
Ee şimdi ne diyoruz?
Sayılarda anlatım tamam, e tüy işaretlerinde de biraz spoiler verdik…
Kalan işaretler haftaya, görüşmek dileğiyle, çokça sevgiler….