Atakum’da Denizevleri Mahallesi’nde pazar günleri semt pazarı kuruluyor.
Salı, perşembe, cuma günleri diğer mahallelerde kurulan semt pazarları gibi sebze, meyve fiyatlar hem el yakıyor hem cep yakıyor!
En ucuzu portakal.
Üç kilosu 100 TL
Armut 90, elma 80 TL
En pahalısı hıyar!
Kilosu 180 TL
Tezgaha bir de “seç al” yazısı koymuşlar!
Alışveriş için Pazar yerine gidenler bir hıyara bakıyor, bir de fiyatına!
Sadece hıyar mı?
Patlıcan da neredeyse hıyarla yarışacak gibi.
O da 130-150 TL aralığında.
Hıyar satan esnafa “alan oluyor mu?” diye sordum.
Alıcısı çok olmadığı için tezgaha satabileceği kadar hıyar koymak zorunda kaldığını söyledi.
Devam etti:
-Parası olan alıyor. Bir kilo, hatta iki kilo alan naylon torbadaki hıyarı ‘bak hıyar aldım’ dercesine havasını atarak öyle bir sallayarak götürüyor ki şaşırırsın!

Barış Manço’yu dinleyelim:
“Sözüm meclisten dışarı dostlar
Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani dilim dilim doğrasalar beni
Marmara, Ege, Karadeniz
Ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum
Derdim öylesine büyük ki dostlar
Kırka yarıp yine kırka bölseler
Ve kırk bostana gübre diye serpseler
Kırk bin tane ot biter de
Kırk bin derde deva olur diyorum
Ne oldu bana böyle durup dururken
Oğlan aldı başını gitti, kız zaten lafımı dinlemezdi
Düğmem kopuk paçam sökük
Oramda buramda çengelli iğneler
Bir de çengelli iğne nazar bozar derler
Hanımın çorabı kaçık başında bigudiler
Karabaş bile, karabaş bile suratıma bakıp bakıp havlıyor
Öğünmek gibi olmasın ama dostlar
Kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani ince kıyım doğrasalar beni
Akdeniz cacık olur diyorum
Ve hatta Atlas okyanusu
Ve hatta Hint okyanusu
Ve hatta hatta Büyük okyanus bile cacık olur diyorum
Böyle cacığa rakı mı dayanır
Çivi çiviyi söker derler soğuktan donanı buzla ovarlar
Ben zaten yanmışım dostlar peki beni fırına mı koysalar
Zeytin suyuna kuru ekmek böyle gelmiş böyle gidecek”