Diş eti hastalıkları, çoğu zaman yalnızca ağız içi bir problem olarak görülse de aslında genel sağlığı doğrudan etkileyebilen ciddi ve yaygın bir sağlık sorunudur.
Diş eti hastalıkları (periodontal hastalıklar), dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların enfeksiyon ve iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Çoğu kişi diş eti kanamasını basit bir hassasiyet olarak değerlendirirken, bu durum ilerleyen aşamalarda diş kaybına kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabilir. Uzmanlara göre yetişkin nüfusun büyük bir kısmı hayatının bir döneminde diş eti problemi yaşamaktadır.
DİŞ ETİ HASTALIKLARI SADECE AĞIZ İÇİYLE SINIRLI DEĞİLDİR
Diş eti hastalıkları yalnızca diş kaybına yol açmaz. Bilimsel çalışmalar, periodontal enfeksiyonların kalp-damar hastalıkları, diyabet ve solunum yolu hastalıklarıyla ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ağız içindeki bakteriler kan dolaşımına karışarak sistemik inflamasyona neden olabilir.
DİŞ ETİ KANAMASI NORMAL DEĞİLDİR
Toplumda yaygın bir yanlış inanış, diş fırçalarken görülen kanamanın “normal” olduğu yönündedir. Oysa sağlıklı bir diş eti kanamaz. Kanama; iltihap, plak birikimi veya başlangıç seviyesindeki gingivitisin habercisi olabilir.
SESSİZ İLERLEYEBİLİR
Diş eti hastalıklarının en tehlikeli yönlerinden biri, erken dönemde ciddi ağrı yapmamasıdır. Bu nedenle birçok kişi sorunun farkına geç varır. İlerlemiş periodontitis vakalarında ise:
-
Diş etlerinde çekilme
-
Ağız kokusu
-
Dişlerde sallanma
-
Çiğneme sırasında hassasiyet
gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
GENETİK FAKTÖRLER ETKİLİ OLABİLİR
Ağız hijyeni önemli olmakla birlikte, bazı bireylerde genetik yatkınlık nedeniyle diş eti hastalıklarına daha sık rastlanabilir. Ailesinde erken yaşta diş kaybı görülen bireylerin düzenli diş hekimi kontrolünü ihmal etmemesi önerilir.
DİYABET VE DİŞ ETİ HASTALIĞI ÇİFT YÖNLÜ İLİŞKİYE SAHİPTİR
Diyabet hastalarında enfeksiyonlara yatkınlık artar. Kontrolsüz kan şekeri, diş eti hastalıklarının daha hızlı ilerlemesine neden olabilir. Aynı şekilde ilerlemiş periodontal hastalık da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir. Bu nedenle diyabet hastalarının ağız sağlığı kontrolleri düzenli yapılmalıdır.
AĞIZ KOKUSU BİR UYARI SİNYALİ OLABİLİR
Geçmeyen ağız kokusu (halitozis), çoğu zaman diş eti enfeksiyonlarının belirtisidir. Plak ve tartar birikimi bakteriyel aktiviteyi artırarak kötü kokuya yol açar.
DİŞ ETİ HASTALIKLARINDAN NASIL KORUNULUR?
Diş eti sağlığını korumak için:
-
Günde en az iki kez doğru teknikle diş fırçalamak
-
Diş ipi kullanmak
-
Antiseptik ağız gargarası kullanmak
-
6 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmek
-
Sigara kullanımını bırakmak
oldukça önemlidir. Özellikle sigara, diş eti hastalıklarının en güçlü risk faktörlerinden biridir ve hastalığın belirtilerini maskeleyerek geç teşhise yol açabilir.
ERKEN TEŞHİS DİŞ KAYBINI ÖNLEYEBİLİR
Diş eti hastalıkları erken evrede tedavi edildiğinde geri döndürülebilir. Ancak ilerlemiş periodontitis durumunda kemik kaybı kalıcı olabilir. Bu nedenle düzenli profesyonel temizlik ve diş taşı temizliği büyük önem taşır.
Tuğçe Gevşek


