Sosyal Medyada Uykusuzluk Akımı: Jeomanyetik Fırtına Etkisi Mi?
Paylaş

Sosyal Medyada Uykusuzluk Akımı: Jeomanyetik Fırtına Etkisi Mi?

Ekleme: 23.03.2026 15:34

Dünya'yı etkisi altına alan G3 seviyesindeki güçlü jeomanyetik fırtına, uykusuzluk ve halsizlik şikayetlerini artırdı. Uzmanların uyarıları ve detaylar haberimizde.

Dün gece dünya genelinde ve ülkemizde birçok vatandaş, alışılmışın dışında bir uykusuzluk ve huzursuzlukla güne uyandı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından yapılan açıklamalar, bu durumun ardındaki bilimsel nedeni ortaya koydu: G3 (Güçlü) seviyesinde bir jeomanyetik fırtına. Güneş'ten kopan dev plazma bulutlarının Dünya'nın manyetik alanıyla etkileşime girmesi sonucu oluşan bu doğa olayı, sadece teknolojik sistemleri değil, insan biyolojisini de doğrudan etkiledi.

SOSYAL MEDYA UYKUSUZLUK ŞİKAYETLERİYLE ÇALKALANDI

Gece yarısından itibaren sosyal medya platformlarında benzer şikayetler peş peşe geldi. Binlerce kullanıcı; sebepsiz yere uykularının bölündüğünü, derin uykuya dalmakta zorlandıklarını ve sabah yorgun uyandıklarını dile getirdi. Paylaşımların kısa sürede etkileşim rekorları kırmasıyla birlikte, uykusuzluk ve jeomanyetik fırtına bağlantısı Türkiye gündeminin ilk sıralarına yerleşti. Vatandaşlar, yaşadıkları bu durumu "toplu bir uykusuzluk hali" olarak tanımladı.

UZMANLARDAN "HASSAS BÜNYE" UYARISI

Bilim insanları, G3 seviyesindeki fırtınaların dünya manyetik alanında ciddi dalgalanmalar yarattığını belirtiyor. Yapılan araştırmalar, manyetik fırtınaların özellikle hava değişimlerine ve manyetik etkilere duyarlı kişilerde; baş ağrısı, halsizlik, çarpıntı ve uyku düzensizliği gibi semptomlara yol açabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu süreçte vücudun biyolojik saatinin (sirkadiyen ritim) manyetik değişimlerden etkilenebileceğini, ancak bu etkilerin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini vurguluyor.

EKİNOKS DÖNEMİ ETKİYİ ARTIRIYOR

Mart ayındaki bahar ekinoksu dönemiyle birleşen bu fırtına, "Russell-McPherron etkisi" nedeniyle Dünya'nın manyetik alanını güneş rüzgarlarına karşı daha hassas hale getirdi. Bu durum, hem kutup ışıklarının (aurora) daha düşük enlemlerden görülmesine hem de fırtınanın biyolojik etkilerinin daha yoğun hissedilmesine zemin hazırladı. Uzmanlar, bu dönemde stresten uzak durulmasını, bol su tüketilmesini ve ağır egzersizlerden kaçınılmasını tavsiye ediyor.

 

Tuğçe Gevşek

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.