Soyuna Sopuna Bakmadan!

Soyuna Sopuna Bakmadan!

Hazır

Giriş: 10.02.2026 10:00 Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Soyuna sopuna, siyasi kimliğine bakmadan alıp aday gösterirsen çok değil bir-iki yıl içerisinde sonucuna katlanırsın. Siyasi görüşü belli olanlara kapıyı açıp “gel” denildiği sürece bu ve benzeri i...

Soyuna sopuna, siyasi kimliğine bakmadan alıp aday gösterirsen çok değil bir-iki yıl içerisinde sonucuna katlanırsın.

Siyasi görüşü belli olanlara kapıyı açıp “gel” denildiği sürece bu ve benzeri istifalar hep yaşanacaktır.

Bir yandan köşe için yazı yazarken, bir yandan da arada sıra cep telefonundaki sosyal medya hesaplarında gezinti yapıyorum.

Melis Kalkavan’ın paylaşımı gözüme ilişti:

Diyor ki Kalkavan;

15 yıldır CHP üyesiyim. Ordu’da, Samsun’da örgütlerde çalıştım.

Onca emek verip seçilmesini sağladığımız kişinin, partiyi, bizi, emeğimizi ve seçmenin takdirini yok sayarak partiden istifa edip, rakip partiye geçmesi büyük bir ihanet, burada anlaşalım.

Heybesi ağır, iradesi zayıf, bagajı dolu, ilkeden yoksun, seçmende saygınlığı olmayan insanları seçmenin önüne çıkartmayın!

İstatistiki olarak her ay bir seçilmiş kaybediyoruz.

İlke yok mu bu insanlarda?

Dünyanın neresinde görülmüş bu rezalet?

Bu normal mi sizce, insanların iradelerini teslim almak normal mi?

Partiyi bırakan, koltuğu da bıraksın!”

Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’dan söz ediyoruz.

Geçmişi belli olan Özarslan CHP’den istifa etmekle kalmadı, meclis listesine koyduğu 7 belediye meclis üyesi de istifa etti.

Meclisteki çoğunluk cumhur ittifakına geçti.

Özarslan’a CHP’den Keçiören Belediye Başkan Adayı göstermeden önce “CHP’nin altı okunu say” desen kaçını sayabilirdi.

CHP’nin hangi tarihe kurulduğunu sorsan bilebilir miydi?

Bilgisayarımda masa üstüne çok dikkatimi çeken bir yazı indirmişim ama yazının kime ait olduğunu kaydetmemişim.

O kişinin hoşgörüsüne sığınarak CHP’nin bilgisine sunuyorum:

“AKP’de erken seçim hazırlıkları başladı. Parti içinde kadro temizliği yapılmakta ve yeni ekiplerle seçim çalışmalarına başlamak istiyorlar. Özellikle üniversite mezunu, vizyon sahibi kişilere vekillik ve partide kritik görevler verme hazırlığı içindeler.

Parti içinde Bilal Erdoğan, Hakan Fidan ve Bayraktar gibi isimler öne çıkıyor. Murat Kurum da kadroda önemli bir görev alacak. Bunun yanında Adalet Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı’nda da değişiklikler yapılması bekleniyor. Partide bu süreç nedeniyle ciddi bir gerginlik yaşanıyor; kimlerin kalıp kimlerin gideceği tartışmaları var. Ancak bu durumun basına yansımasını istemiyorlar ve televizyon ekranlarında konuşulmasını da engelliyorlar.

Bu yüzden CHP’de Gürsel Tekin ismi ön plana çıkarılıyor; böylece dikkatler ve tartışmalar CHP üzerinde yoğunlaştırılıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi ise önümüzdeki seçimlerde aynı ciddiyeti göstermelidir. İlk etapta, ‘oy potansiyeli çok, çevresi güçlü’ gibi ölçütlerden bağımsız olarak; vekillik, bakanlık, genel merkez ve il yönetimi, ilçe yönetimi gibi kritik görevler için üniversite mezunu olma şartını getirmelidir.

Eğitimden söz ederken kastettiğim; kamusal görevlerde bilgi, analiz ve uzmanlık kapasitesinin artmasının karar kalitesine katkı sağlayacağıdır. Bu, diplomanın insanın değerini belirlediği anlamına gelmez. Hayat bilgisi, saha deneyimi ve emek de en az akademik eğitim kadar kıymetlidir. Ancak öncelik eğitim ve bilimdir.

Devleti yönetmek; yüksek kültür, derin bilgi, güçlü eğitim ve deneyimle harmanlanmış bir yaklaşım gerektirir. Bu nedenle partimizin geleceği için, liyakat ve donanım öncelikli bir kadro politikası şarttır.”

Bu haberi nasıl buldunuz?

Yorum Yap