Türk İş'e bağlı Tez-Koop- İş Sendikası Samsun Şubesi'nin Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) yönetimi ile üniversite ve OMÜ Vakfı işçileri için sürdürdüğü Toplu İş Sözleşmesi(TİS)görüşmelerinden sonuç çıkmayınca, sendika eylem sürecini başlatmıştı. Yüzde 5'lik zammı protesto eden işçiler kampüs içinden Rektörlüğe kadar sloganlar atarak yürüdü. Şube Başkanı Tarık Sayın, "Mücadelemiz sonuç alınıncaya kadar sürecek "dedi.

SONUÇ ALININCAYA
KADAR DEVAM EDECEK
OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi önünde biraraya gelen sendika üyeleri, OMÜ Rektörlük binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca işçiler, OMÜ Yönetimini protesto ederek sloganlar eşliğinde Rektörlük binası önüne kadar geldi. Burada Sendika Başkanı Tarık Sayın, gerçekleştirilen eylemle ilgili açıklama yaparak OMÜ ve Vakıf çalışanlarının haklarını kazanana kadar seslerini yükseltmeye devam edeceklerini söyledi.
GREVE GİDİLMEDEN
SORUN ÇÖZÜLMELİ
Başkan Sayın, "OMÜ ve Vakıf işçileriyle birlikte gerçekleştireceğimiz grev tarihine yaklaşık 40 günlük bir süre kaldı. Bu süre zarfında yeniden bir eylem kararı alarak Rektörlük binasına kadar olan yürüyüş eylemimizi gerçekleştirmiş olduk. Bizim temennimiz, greve gidilmeden bu sorunun çözüme kavuşturulmasıdır. Bu sorunun çözüme kavuşması için biz Üniversite ve Vakıf Yönetimine gerekli bildirimleri yaptık. Gerçekleştirdiğimiz yürüyüş eylemi ikinci eylemimiz. Yakın tarihte, yine Rektörlük Binası önünde yaptığımız protesto eylemiyle sesimizi duyurmaya çalışmıştık. Öyle görünüyor ki Üniversite Yönetimi sesimiz duymak istemiyor ve taleplerimizi dikkate almıyor.
Biz de bu nedenle eylemlerimize devam kararı aldık. Bu eylemlerin şiddeti artarak devam edecektir. Çünkü, işçi ve emekçi arkadaşlarımız, hakkı olanı alamamakla karşı karşıyadır "diye konuştu.

'BU VİCDANSIZLIĞI
KABUL ETMİYORUZ'
Açıklamasında yüzde 5'lik zammın komikliğine dikkati çeken Başkan Sayın şöyle devam etti; "Ülkemizde siyasiler yüzde 40 yüzde 50’lik zam oranlarından bahsederlerken, bir taraftan da Devlet Sendikası olan TÜHİK, OMÜ ve Üniversite Vakfı çalışanlarına yüzde 5’lik maaş zammını reva görmektedir. Aslında bu zam oranının açlık, yoksulluk ve zulüm zammı olduğunu pekala kendileri de çok iyi bilmektedirler. Biz bu vicdansızlığı kabul etmiyoruz. Bunun için de ne gerekiyorsa, hukuk ve yasalar çerçevesinde demokratik eylemlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. TÜHİS Sendikası, devletin kolluk kuvvetlerini kullanarak, baskı ve yıldırma yöntemiyle işçi arkadaşlarımızın demokratik hak taleplerine engel olmak istemektedir. Tüm iyi niyetli yaklaşımlarımıza ve demokratik hak taleplerimize rağmen gerek TÜHİS’in, gerekse OMÜ Yönetiminin bize olan yaklaşımlarını samimi bulmuyoruz. Biz Tez-Koop- İş Sendikası olarak, emekten, işçiden yana bir duruş sergilediğimiz için bu hak arama mücadelemizi veriyoruz ve bu haklı mücadelemiz, taleplerimiz yerine gelene kadar devam edecektir."

'40 SAAT MESAİ KURALI
NEDEN UYGULANMIYOR?'
Sayın, kuralların uygulanmadığını öne sürerek, "Yine TİS Yönetmeliğine uyulmayarak sözleşmede yer alan 40 saatlik çalışma süresi de gözardı edilmektedir. İşçilerin bir kısmı saat 17.00'de paydos ederken, diğer bir kesimi ise saat 18.00'de mesaisini bitirebilmektedir. İşçiler resmen fay hattıyla ikiye bölünmüş durumdadır. Eski işçiler 40 saat çalışırlarken, 696 nolu kararnameye göre çalışan işçi arkadaşlarımıza kadro verildiği halde halen bu arkadaşlarımız kadro öncesindeki şartlarda çalıştırılmaktadır. Bu durum da bizi üzmektedir. Çünkü bu ülke yasalarla yönetilmektedir. Bu yasalara uymak ve uygulamakta bizlerin olduğu gibi herkesin görev ve sorumluluğunda olmalıdır. Biz de yasalar doğrultusunda bu tarz hukuksuzluklara karşı tepkimizi ortaya koyuyoruz ve koymaya da devam edeceğiz.

Aynı zamanda işveren kesimiyle olan görüşmelerimiz de devam etmektedir. Yöneticiler ve işverenler, taleplerimizi ciddiye ve dikkate alarak sorunu masada çözmüş olsalardı bugün bu burada olmazdık. Şunu açıkça söyleyebilirim ki; Biz grev kararı aldığımızda gerekirse üniversite önünde yatarak tepkimizi göstereceğiz. Diğer illerdeki arkadaşlarımızı da buraya davet ederek eylemlerimize destek vermelerini isteyeceğiz. Üniversitemizi bir eylem alanına dönüştüreceğiz. Buradaki işçi arkadaşlarımızın kazanımı, aynı zamanda Türkiye’deki işçi sınıfının kazanımı olacaktır. Bu anlamda gerekli tüm girişimlerde bulunduk ve mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Gerekirse grev kararıyla üniversitede hayatı durduracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın " diye konuştu.
Nazım AKPINAR