Samsun’da OMÜ işyeri baş temsilcisi Burak Can, Çorum’da Şube İdari Sekreteri Buket Özden, Ordu’da Ordu Üniversitesi işyeri baş temsilcisi Cihan Baydere, Giresun’da Şube Denetleme Kurulu Başkanı Kaan Çöçen, Trabzon’da Şube Örgütleme sekreteri Mustafa Bulut tarafından eş zamanlı kitlesel katılımların olduğu alanlardan basın açıklaması okundu.
Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı insanca yaşanabilecek bir ücret teklif edilmediği takdirde üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını vurguladı.

ORDU
DİYANET’İN FETVASINI ELEŞTİRDİ
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iş bırakmanın haram olduğuna dair fetvasını sert şekilde eleştiren Tez-Koop-İş Sendikası Samsun Şube Başkanı Tarık Sayın, bunun emek sömürüsünü meşrulaştırma girişimi olduğunu ifade etti. Asıl haramın, işçilerin vergileriyle alınan zırhlı araçlar ve lüks harcamalar olduğunu belirten Tarık Sayın, kamu kaynaklarının sermaye gruplarına aktarıldığını ve Diyanet'in bu düzenden pay aldığını söyledi.
Sendika Başkanı Tarık Sayın, Diyanet’in fetvalarının hiçbirinde zenginliğe, yolsuzluğa ve kul hakkı yiyenlere karşı söz söylenmediğini, aksine bu çevrelerin birbirini akladığını ifade etti.

GİRESUN
“Kamuda tasarruf” adı altında kamu emekçisinin haklarının gasp edildiğini vurgulayan Tarık Sayın, işçi sınıfının dini sömürüye karşı birlik ve dayanışma içinde mücadele etmesi gerektiğini belirterek basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
TALEPLERİMİZ GÖRMEZDEN GELİNİYOR
“Biz kamuda çalışan işçiler olarak, 2025 yılı Toplu İş Sözleşme sürecinde karşılanmayan taleplerimiz, ücret artışı ve haklarımız için verdiğimiz mücadeleyi her fırsatta dile getirdik. Bu kararlı duruşumuzun bir parçası olarak eylem planımızı kamuoyuna duyurduk. Geçtiğimiz hafta 81 ilde iş yerlerimizin önünde bildirilerimizi okuduk. "Geçim derdi büyüdü, bu teklif toplu sözleşme değil, toplu oyalamadır" dedik. İşçiyi açlığa mahkûm eden bu anlayışı reddettik. Fakat ne yazık ki taleplerimiz görmezden geliniyor.”

TRABZON
ARTIK MEYDANLARDAN VE ALANLARDAYIZ
Tarık Sayın, “Bugün eylem planımız doğrultusunda bir adım daha atıyoruz. Kitlesel olarak alanlarda, meydanlarda sesimizi yükseltiyoruz. Çünkü sesimizi duymadılar. Geçtiğimiz hafta hükümetin sunduğu teklif ne insanca yaşam koşullarına uygundu ne de emeğimizi gözetiyordu. Ağaç baltaya üzülmemiş, sapı kendinden olduğu için üzülmüş. Biz de bizi yönetenlerin bu adaletsizliğine üzülüyoruz. Çünkü bu ülkeye hep birlikte hizmet ediyoruz ve emeğimizin yok sayılması kabul edilemez” dedi.

ÇORUM
BİZ İŞÇİYİZ KÖLE DEĞİLİZ
Açıklamada, “Biz çalışıyoruz, onlar oyalıyor. Biz üretiyoruz, onlar görmezden geliyor. Taleplerimiz karşılık bulana kadar, haklarımız teslim edilene kadar emek mücadelemizi sürdüreceğiz. Geçinemiyoruz, zordayız. Eylemse eylem, grevse grev. Direne direne kazanacağız” denildi.
TÜİK VERİLERİ GERÇEK HAYATLA UYUŞMUYOR
Son TÜİK verilerinin gerçek hayatla uyuşmadığını ifade eden Sendika Başkanı Tarık Sayın, vergi yükünün işçinin sırtına yüklendiğini belirterek: TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarıyla halkın yaşadığı ekonomik gerçeklik arasında büyük fark var. Mutfakta yangın var, ama TÜİK hala "güzel havalardan" bahsediyor. Gerçek enflasyon pazarda, manavda yaşanıyor. İşçinin boş tenceresi, cebindeki üç kuruş, yaşadığı yoksulluğun en açık göstergesidir. Vergi yükü adaletsiz şekilde işçinin sırtına yüklenmiş durumda. Maaşlarımız daha cebimize girmeden %27’si kesiliyor. Az kazanandan çok vergi alınan bir düzende adaletten söz edilemez.
SADAKA DEĞİL HAKKIMIZI İSTİYORUZ
Biz, sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Kuru vaat değil, gerçek toplu sözleşme istiyoruz. Adil ücret ve güvenli bir gelecek talep ediyoruz. Bu taleplerimizden geri adım atmayacağız. Emeğimizi yok sayanlara karşı susmayacağız. Yaşasın emek ve dayanışma mücadelemiz” ifadelerini kullandı.
Nazım Akpınar