Kamer Yıldız Ok, Cüneyt Yalaz, Onur Duru, Onur Gazdağ, Fatih Taşdemir, Nevzat Süs, Yavuz Akkuzu, Cem Kaynar, Turgay Ön, Aytaç Topuz, Gizem Duman Şeşen’in pandemi döneminde kurduğu “Tiyatromuz Yaşasın İnisiyatifi Yürütme Kurulu” ülkede yaşanan salon sorunları ile ilgili imza kampanyası başlattı. Türkiye’de kültür-sanat alanında değişim yaşanması, salon düzenlenmesi, belediyelerin yerel tiyatrolara destek vermesi ve tiyatro seferberliği başlatılması amacıyla başlatılan imza kampanyasının sonuçları siyasi partiler, ilgili bakanlıklar, belediyeler birliği ve kamuoyu ile paylaşılacak.
Başlatılan imza kampanyası ile ilgili olarak Tiyatromuz Yaşasın İnisiyatifi Yürütme Kurulu Üyesi Samsun Düşevi Sahne Genel Sanat Yönetmeni Cem Kaynar şu bilgilendirmeyi yaptı:
“Tüm Tiyatro Kurumlarının ortak sorunu olan ‘Salon Sorunları’ çözümü ile ilgili hareket etmek istiyoruz. Özel sahne işleten tiyatroların zorlukları da bu sorunsal dışında ele alınamaz diye düşünüyoruz. İstanbul’da birçok sahne olsa da sahne alternatifleri, maliyetleri sebebi ile tiyatrolar çok büyük zorluklar yaşıyor. Alternatif sahneler de yaşam mücadelesi veriyor. Anadolu’da ise durum daha da kötü. Bazı şehirlerde bir sahne alternatifi var. Bu sahnelerin tahsisini yapan bazı kurum yetkililerinin sahne sahibi gibi tavır sergilemesi, keyfi tutumlar içerisinde olması, organizatörlere daha fazla yer vermesi, birçok farklı etkinliğe tahsisi ve çok yüksek kira bedeli istenmesi tiyatroları zor durumda bırakıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Profesyonel Proje Ödeneği almaya hak kazanan bazı Tiyatrolar 15 oyun gösterimi olma şartına karşılık, bazı salon yetkililerinden ‘Sezonda en fazla 5 tahsis yapabiliriz’ sözü üzerine, çok saçma alternatifler bulmaya çalışıyorlar. Tüm bu olumsuzluklar dışında oyuna 1 gün kala anlamsız bir gerekçe ile tahsisi iptal etme, salonlardaki teknik yetersizliği, personel eksikliği gibi sebepler yapılan işleri ve en önemlisi seyirciyi olumsuz etkilemektedir. Turneye gidecek olan tiyatro kadrosunda Tv ve Dijitalde oynayan bir veya birkaç oyuncu yok ise, yaptığı oyun çok çok kaliteli de olsa, satış noktasında Kurumlar zorluk çekmektedir. Buna yüksek salon kiraları, ulaşım- konaklama maliyetleri, teknik eksiklikler de eklenince tiyatrolar artık turne yapamaz duruma gelmiştir. Bizler kamusal bir iş yapıyoruz. Belediyeler, Kültür ve Turizm, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlıkları, üniversiteler, özel kurumlar, şahıs, vakıflara ait olan sahnelerin sorunları ile ilgili harekete geçmeye karar verdik. Bir imza kampanyası düzenleyip, sonucu ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Değerli tiyatro emekçileri; tiyatronuzdaki emekçiler, seyirciler, yakınlarınız, ulaşabildiğiniz tiyatro yapıları, bağımsız gruplar, bağımsız sanatçılar ve herkese imza linkini ulaştırarak katılımcı olmasını rica ederseniz, birlikte bu sorunun çözümü ile ilgili güçlü bir adım atabiliriz.”

Başlatılan imza kampanyasında şu ifadelere yer verildi:
“Tiyatro, bir ülkenin vicdanıdır. Bizler, bu ülkenin dört bir yanında sahneye çıkan, seyircisine ulaşmaya çalışan tiyatro emekçileriyiz. Ancak artık sahnemize ulaşamıyoruz.
Bugün tiyatroların en büyük problemi sahne sorunudur.
Yüksek salon kiraları, tahsislerdeki keyfi tutumlar, teknik donanım eksikleri ve ağır maliyetler.
Tüm bunlar, birçok tiyatronun kendi şehrinde bile oyun sergilemesini imkânsız hale getiriyor. Turneye çıkabilenlerse, ulaşım ve konaklama giderleri yüzünden bilet fiyatlarını artırmak zorunda kalıyor; bu da tiyatroyu halktan uzaklaştırıyor.
Biz, aşağıda imzası bulunan kişi, kurum ve örgütler olarak; 2025-2026 Tiyatro sezonundan itibaren tüm yerel yönetimler ‘Sahne Dayanışması’na mutlaka katılmalıdır.
Salon ücretlerinin belirlenen bedeller üzerinden tiyatrolara en az %50 indirim ile tahsis edilmesi,
Salonların teknik donanımlarının günümüz şartlarına uygun hale getirilmesi,
Salon personellerinin uygun eğitimleri almış olması,
Ve en önemlisi, bulundukları şehirlerde yerel tiyatrolara öncelik verilmesi gerektiğini savunuyoruz.
Bu sadece tiyatroların değil, hepimizin meselesi.
Çünkü tiyatro yaşarsa, kültür, sanat ve insanlık yaşar.
Sesi sahnede yankılanan her tiyatro, toplumun kalp atışıdır.
Sen de imzanla bu sese güç ver.
Birlikte ‘Sahne Dayanışması’nı başlatalım!”