ABD ve İsrail’in Tahran’ı hedef alan saldırılarıyla başlayan İran Savaşı’nda birinci ay geride kalırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı ve stratejik petrol merkezlerine yönelik açıklamaları bölgedeki gerilimi en üst seviyeye taşıdı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta Tahran’ı hedef almasıyla başlayan İran Savaşı’nda bir ay geride kalırken, sahadaki askeri hareketlilik ve siyasi açıklamalar gerilimin daha da tırmandığını ortaya koyuyor. 3 bin 500 deniz piyadesi taşıyan ABD Donanması’na ait USS Tripoli amfibi hücum gemisinin Orta Doğu’ya ulaşması, Washington yönetiminin İran’a yönelik olası bir kara operasyonuna hazırlık yaptığı iddialarını güçlendirdi.
HARK ADASI VE KARA HAREKATI İHTİMALİ
Askeri kaynaklar, hem petrol sevkiyatı hem de stratejik konumu nedeniyle kritik öneme sahip Hark Adası’na yönelik bir operasyon ihtimalinin giderek arttığına işaret ediyor. Olası bir çıkarma harekâtının, bölgedeki enerji dengelerini kökten değiştirebileceği değerlendiriliyor. ABD Başkanı Donald Trump da bu hedefleri gizlemediğini belirterek, "Hark Adası’nı ele geçirerek İran petrolünü almayı tercih ederim" ifadelerini kullandı.
"HÜRMÜZ'ÜN KONTROLÜ ŞU ANDA OLUYOR"
Başkan Trump, İsrail’in Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda küresel enerji ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı hakkında çarpıcı mesajlar verdi. "ABD Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirecek mi?" sorusuna "Evet. Şu anda oluyor" yanıtını veren Trump, bu açıklamayla boğazdaki askeri varlığın kalıcı bir denetime dönüştüğünün sinyalini verdi.
DİPLOMASİ VE ATEŞKES UMUDU
Sert askeri hamlelere rağmen perde arkasında diplomasi trafiğinin de sürdüğü ifade ediliyor. Pakistan aracılığıyla dolaylı görüşmelerin yürütüldüğünü kaydeden Trump, "Görüşmeler iyi gidiyor, ateşkes anlaşması hızlı bir şekilde yapılabilir" diyerek açık kapı bıraktı. Ancak bölgedeki uzmanlar, üst düzey İranlı yetkililerin hayatını kaybettiği saldırıların ardından kalıcı bir barışın zor olduğu konusunda uyarıyor.
BÖLGESEL ÇATIŞMA RİSKİ DERİNLEŞİYOR
28 Şubat'ta başlayan saldırıların ardından İran'ın; Katar, BAE ve Bahreyn'deki ABD üslerini hedef alması savaşın coğrafi sınırlarını genişletmişti. Eski İran lideri Ali Hamaney'in de aralarında bulunduğu çok sayıda üst düzey ismin öldürülmesinin ardından Tahran'ın vereceği yeni tepkiler, küresel piyasalar ve enerji güvenliği açısından risk unsuru olmaya devam ediyor.
Haberler.com