Paylaş

Tuhaf Şeyler..

Ekleme: 18.06.2026 10:00

Samsun'da son genel seçimler sonrası oluşan 'yatırımlar geliyor, Samsun kabuğunu kıracak' heyecanı; sanki yavaş yavaş duraksadı gibi. Derin bir sessizlik var. Şu sıralar zaten arazi satışları revaçta. Belediyeler 'üretmeden kamu kurumlarından aldığı yerleri paket halinde satışa çıkarıyor'. Özellikle TBMM Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş'un Samsun milletvekili olması ve 'pratik çözümler üretmesi nedeniyle kentte yaşanan bir heyecan oluşmuştu. Adli Tıp Merkezi'nin daha önce de girişimleri vardı,...

Samsun'da son genel seçimler sonrası oluşan 'yatırımlar geliyor, Samsun kabuğunu kıracak' heyecanı; sanki yavaş  yavaş duraksadı gibi. 

Derin bir sessizlik var.

Şu sıralar zaten arazi satışları revaçta. 

Belediyeler 'üretmeden kamu kurumlarından aldığı yerleri paket halinde satışa çıkarıyor'.

Özellikle TBMM Bütçe Komisyonu Başkanı Mehmet Muş'un Samsun milletvekili olması ve 'pratik çözümler üretmesi nedeniyle  kentte yaşanan bir heyecan oluşmuştu. 

Adli Tıp Merkezi'nin daha önce de girişimleri vardı, sözü alındıydı ama onun zamanında ete kemiğe büründü. 

Bunun bizzat şahidi olduğumu daha önce yazmıştım. 

Şehir Hastanesi elbette Samsun'a da  yapılacaktı ama; Trabzon ve Ordu gibi illerde henüz tamamlanmadı ama Samsun'daki 'öyle ya da böyle hizmete geçti'.

Ama sorun çok. 

Ancak özellikle Chery'nin gelmeyeceğinin anlaşılması sonrası sanki bir duraksama dönemine girildi gibi. 
 
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, " Chery gelse de olur, gelmese  de, kendi bilir" şeklindeki açıklaması aslında malumun ilanıydı. 

Öyle ki; bildiğiniz gibi Chery 'nin Samsun'a  yatırım yapma olayı sessiz sedasız 'olmayacak' şeklinde yetkililerce çok dillendirilmese de, halk anladı. 


Chery gelmeyecekti.

Ama BAYKAR ve MKE'de önemli yatırımlar elbette. 

Yeni OSB'nin geliştirilmesi de Samsun'u yatırım için hazır hale getirilmesi  çok önemli ama beklenen 'o atlama gerçekleşti mi, gerçekleştiyse neden şehir hissetmiyor'?.

O kalkınma hamlesi hangi verilerle sahaya vatandaşa yansıdı. 

Hangi fabrika kaç işçi aldı, nerede bu iş ilanları?

Bunlar önemli soru?.

Hizmet edenleri alkışlayacağız elbette tabi ki, ama somut verileri de görmek gerekiyor.

Bu bahsettiğim istatistik veriler değil.

Onlar bir şekilde hazırlanıyor, çok da inandırıcı bulmuyorum açıkcası. 

Ben henüz kendi adıma, BAYKAR'a başvuru yaptım, MKE'ye iş başvurusu verdim, yeni kurulan bir fabrikada şu özelliklerde işçi aranıyor gibi bir ilan da duymadım, fiziki biriyle de konuşmadım. 

Yani bazen siyasiler 10 milyar dolar ihracat hedefi filan söylüyorlar ya;

Ne zaman bu hedef.

Kaç yıl sonra?

Neye göre, hangi yatırımlar gelirse diye sormak isterim.

Samsun geçmiş yıllarda cek-caklardan çok çekti. 

Hedef koymak güzel ama açık yüreklilikle  birilerinin de çıkıp, " Chery gelmiyor. O defteri kapattık, başka alternatifler var' diye kamuoyunu bilgilendirmeli. 

İşin ilginci Samsun'da farklı bir şey gelişti. 

Eskilerde kamuoyunun merak ettiği böyle benzeri konularda iktidar partisinin yerel yönetimi, il başkanlığı kamuoyunu somut verilerle bilgilendirirdi.

Şimdi herkes kulağının üzerine yatmış vaziyette. 

Etkin, sorgulayan, vatandaşın, basının gündeme getirdiği konulara çözüm arayan bir yönetim anlayışından çok uzak bir durum var ortada. 

Kimse kırılmasın, gönül koymasın ama ne il yönetimleri gördük.

'Kaptan benim, iktidarın yatırımının takipçisi biziz' diyen İl Başkanları, yöneticiler vardı. 

Bazen 'öyle değil, böyle' der karşı karşıya gelirdik ancak, 'Ortak payda Samsun olduğu için bir noktada buluşurduk'.

Derdimiz kim işini iyi yapıyor yapmıyor değil. Derdinimiz bu kente katkı vermek için çabalıyor.

Böyle bir yönetim şekli tercih meselesi olabilir.

Samsun siyasetinin üst isimleri, "Bize bırakın biz ilgileniriz o işlerle diyerek', ipleri hep elinde tutmak isteyebilir. 

Bunlar siyasette var, bilemeyiz perde arkasını. 

Ama 'Bizler Samsun'un son 35 yılının hemen her döneminde gazeteci var olan kişiler olarak', şunu iyi biliriz. 

Bu kentte zamanında müdahale edilmeyen her sorunu bu kentin insanları yaşar.

Siyasiler gelir, gider, değişir ama 'bıraktıkları iyi ve kötü izler de' yine bu kentin insanlarının kaderi olur. 

Tersane olayı gibi, Gıda OSB gibi hikayeleri 'süsleyip sattıkları bu kentin gençleri', şimdi emekli oldular ama tersaneden eser kalmadı. 

Gıda OSB birilerini deposu olmuştu bir ara. 

Hatta geçmiş dönem Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı, bir çok firmanın elinden yerleri geri almıştı. 

Bu kentin ne kadar yaşanmışı varsa, hafızamızdadır. 

Şimdi Şehir Hastanesi'nin bitmeyen sorunları var.

Milletvekili Mehmet Muş, bu konuda elinden geleni yaptı ve hastaneyi bitirtti ama ya sonrası;

Hastanelerin birleşmesiyle başlayan sorunlar giderildi mi?.

Otopark sorununu çözemedikleri için 'imi müdür yardımcısı görevden alınmış'.

Yeter mi?.

Hastanenin iç işleyiş sorunları ne olacak.?.

Doktorların saat 16.'dan sonra araçlarına binip gitmesi!.

İçeride yaşanan fiziki sorunlar.

Yeniden yapılacak iç tadilat?.

Yani yönetimsel sorunun daha üst seviyede olduğu, bu taşınma işinin ve koordinasyonda hatalar olduğunu görmek için 'vatandaş daha ne kadar eziyet çekecek'.

Mesela il yönetimi iktidarın bu önemli yatırımını takip etmek için ne yaptı, kamuoyuyla ne paylaştı bugüne kadar?.

Çok basit aslında.

Gidin vatandaşla  konuşun ne sıkıntılar  yaşıyorlar.

Vezirköprü'nün dağ köyünden hastaneye gelen Ahmet amca, Ayşe teyze kredi kartı yoksa su bile alamıyor kantinden.

Haberiniz var mı?.

Olmaması mümkün değil bizzat ben il yönetiminden yetkilileri 2 ay önce aradım söyledim.

O kadar yazdık. 

Şehir hastanesi çok somut bir konu. 

O nedenle 'yürümeyen işlere de çok iyi örnek'.

Kaldı ki, yollarının ve viyadüklerin yapılmamış olması ve inşaatının durmuş olmasına artık girmiyorum bile.

Çünkü Karayollarından ne oldu bu iş diyerek öğrenip kamuoyunun aydınlatan bile yok.

Karayolları Bölge Müdürlüğü  zaten 'sessizlik' içinde. 

Yani Samsun'da tuhaf şeyler olduğuyla ilgili bir çok somut verilebilir. 

Kentin onca sorunu varken, bir dönem önceki SBB Başkanının isminin Atakum'daki Şehir Kütüphanesi'ne verilmesi işi daha önemli bizim iktidar siyasileri için.

Hemen herkes o konuda fikir beyan etti ama;

Chery için konuşan yok.

Son gelişme  nedir anlatan yok.

Şehir Hastanesi'nin yol ve iç sıkıntılarının çözümü sanırım 'kütüphane ismi kadar' önemli değil. 

Halkın istediği işlere, sıkıntısı olduğu beklentilere rağbet yok!;

Halkın tepkilerine rağmen 'Kütüphaneye isim verilme işine' rabetleri inanılmaz.

Diyorum ya tuhaf işler var Samsun'da. 

Ama asıl olan Mehmet Muş gibi bir vekil varken;

Her ortayı gole çevirecek bir isimken;

Asistlik yapanlarda sorun var gibi görüyorum. 

Samsun Milletvekili Muş'un o ilk heyecanında eksiklik olabilir mi, hiç sanmıyorum ancak;

İyi asistler olmaması bezdirmiş olabilir. 

Şimdi diyeceksiniz ki; siyasi olarak güçlü, istese o noktaları da koordine eder. 

İşte o noktayı bilemiyorum. 

Ama dediğim ve halktan aldığım bilgiler doğrultusunda, bu kentin beklentilerini ve düşüncelerini paylaşmış oldum. 

Tuhaflıklar giderildi mi bilemem.

Ancak böyle giderse, bu bahsettiğim konuların kamuoyu gündeminde daha da  yer bulacağını tahmin etmek zor değil. 

Kaldı ki; bu konuların her konu başlığı ayrı ayrı da konuşulacak gündemler. 

Ama sağlık önemli.

Öncelikle Şehir Hastanesi'ne hem Samsun milletvekilleri, hem iktidar partisinin siyasileri, bürokratlar acilen sahip çıkmalı. 

Ayrıca iki ilçede ilçe başkanlığı atamaları var ki, "Onun adamı, benim adamım" bakışıyla  yeni krizlere gebe.

Sahayı görebiliyorum, benden  hatırlatması.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.