Parti politikasında etkin olan ya da hükûmette herhangi bir görevi elinde bulunduran politikacılar, ülkeyi ve dolayısıyla insanlarını yöneten yasalar ya da politikalar önerir, destekler ve oluşturur.
Siyasetçi veya politikacıların dayanılmaz hafifliği vardır!
Çünkü bir kez milletvekili seçildin mi, sırtın ömür boyu yere gelmez!
Vekillik bir meslek olmamasına rağmen çok güzeldir, avantajlıdır da.
Yemin ettikten sonra resmen milletin vekili oluyorsunuz.
Danışmanın oluyor.
Sekreterin oluyor.
Şoförün oluyor.
Bir dönem vekillik yaptıktan sonra “milletvekili emeklisi” olmaya hak kazanıyorsunuz!
Emeklilik ücreti de ballıdır, vekillikten aşağı kalır yanı yoktur.
Size ve ailenize ölünceye kadar sağlık harcamaları için Meclis bakar.
İstediğiniz doktora, hastaneye gider tedavi olursunuz.
Burası çok daha önemli.
Dokunulmazlığınız vardır!
Meclis’te olsun, dışarıda olsun istediğiniz her şeyi söylersiniz.
Aslında vekil olan en fazla üç seçim dönemi vekillik yapmalı.
Fazla olunca vekillik “meslek” haline geliyor.
Anadolu’dan seçilenlerin yeni şehirleri Ankara oluyor.
Seçim bölgelerini terk ediyorlar.
Siyaset caziptir çünkü iktidarı hedefler.
İktidar güç ve prestij verir.
Siyaset çekicidir.
Yürüme şeklini bile değiştirir!
Bir toplantıda konuşma yapman istenir.
Salondakilerin hep aynı parti üyeleri olduğunu görünce, içinden “konuşmamak bunlara en büyük cevaptır” diyerek koltuktan kalkmazsın!
Susmak bazen en büyük dile getiriştir vekiller için.
Anlamak istemeyene konuşmak fayda etmez.
Başka bir etkinlikte, başka bir ortamda konuşma yapmak için ismi anons edildiğinde yerinden kalkar ve mikrofonu eline alınca konuşursunuz!
Çünkü orada yeni yüzler vardır!
Vekilin kentin gündemine ilişkin sözlerini dinlemekten henüz bıkmamışlardır!