Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kamuya açık bir plajda ücretli hizmetlerden yararlanmayan vatandaşların denize erişiminin engellenemeyeceğine hükmetti. İzmir’in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı’nda yaşanan olayda, bir vatandaş ile çocuklarını kumsaldan uzaklaştıran işletme çalışanı ve kendisine talimat veren işletme yetkilisine verilen 1 yıl 8’er aylık hapis cezaları onandı. Karar, plaja ücretsiz giriş ile şezlong, şemsiye ve yiyecek gibi ücretli hizmetlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
ÇOCUKLARIYLA DENİZE GİRMEK İSTEDİ
Yargıya taşınan olay, 1 Eylül 2012 tarihinde İzmir’in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı’nda meydana geldi. İki çocuğuyla birlikte halkın kullanımına açık plaja giden doktor, şezlong kiralamadan havlusunu kumsala sererek denize girmek istedi.

İddiaya göre plajdaki özel işletmenin çalışanı, ailenin bulunduğu bölgeden ayrılmasını istedi. Vatandaşa, işletmenin hizmetlerinden ücret ödeyerek yararlanan kişilerin bulunduğu gerekçesiyle başka bir bölgeye gitmesi söylendi. Yaşananların ardından jandarmaya başvuran doktorun şikâyeti üzerine adli soruşturma başlatıldı.
İŞLETME ÇALIŞANI VE YETKİLİSİNE HAPİS
Yapılan yargılamada, vatandaşın kumsalda bulunmasını ve denize ulaşmasını engelleyen işletme çalışanı, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çalışana bu yönde talimat verdiği belirlenen işletme yetkilisine de aynı suçtan azmettirme kapsamında 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu, verilen mahkûmiyet hükümlerini hukuka uygun bularak onadı. Kararın 26 Şubat 2025 tarihli, 2022/82 esas ve 2025/98 karar sayılı olduğu belirtildi.
DENİZE GİRİŞ ÜCRETE BAĞLANAMAZ
Karara göre özel işletmeler plajlarda şezlong, şemsiye, otopark, yiyecek ve içecek gibi hizmetler karşılığında ücret talep edebiliyor. Ancak vatandaşın söz konusu hizmetleri satın almadan kamuya açık kıyıya ulaşması, havlusunu uygun bir alana sermesi ve denize girmesi engellenemiyor.
Bu nedenle karar, bütün plaj hizmetlerinin ücretsiz olduğu anlamına gelmiyor. Ücretsiz olan hak, kamuya açık kıyıya erişim ve denizden yararlanma hakkı olarak öne çıkıyor. İşletmelerin sunduğu ek hizmetler ise ücretli olabiliyor.
KIYILAR ORTAK KULLANIMA AÇIK
Anayasa’nın 43. maddesine göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor ve bu alanlardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetiliyor. 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5 ve 6’ncı maddelerinde de kıyıların herkesin eşit ve serbest biçimde yararlanmasına açık olduğu belirtiliyor. Kıyılarda vatandaşların geçişini engelleyecek duvar, çit, tel örgü, kazık ve benzeri engeller oluşturulamıyor.
ZORLA UZAKLAŞTIRMA CEZAİ SORUMLULUK DOĞURABİLİR
Yargıtay kararı, kamuya açık bir kıyıda vatandaşı tehdit, baskı veya fiilî müdahaleyle uzaklaştırmanın yalnızca tüketici ya da idare hukuku kapsamında değerlendirilmeyebileceğini gösterdi. Vatandaşın hareket özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların olayın koşullarına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında cezai sorumluluk doğurabileceği ortaya konuldu.
Plaj işletmeleri vatandaşın kamuya açık sahile ve denize erişimini engelleyemezken, işletmeye ait şezlong, şemsiye ve diğer hizmetlerin ücretsiz kullanılmasını talep etme hakkı bulunmuyor.
Kaynak: Haber Merkezi

