Samsunspor, uzun süredir evinde bileği bükülmeyen bir takım kimliğine bürünmüştü. Ancak zaman zaman futbolun doğasında olan düşüşler yaşanabiliyor. Antalyaspor karşısında istenmeyen bir tablo ortaya çıktı. Ne yazık ki takım olarak kötü oynadık. Bu tür performansların mazereti olmaz. Futbolda belli bir seviyeyi yakalayamazsan, puan ya da galibiyet beklemek hayal olur.
Özellikle hücum hattında ciddi sorunlar yaşadık. Rakip ceza sahasında çoğalamadık, pozisyon üretmekte zorlandık. Yeni transferler henüz takıma uyum sağlayamamış gibi görünüyor. Bu da sahadaki pas trafiğinde ve oyun disiplininde kopukluklara neden oluyor. Samsunspor gibi büyük bir camianın, özellikle iç sahada bu kadar etkisiz kalması kabul edilebilir değil.
Ancak işin sadece bizim tarafımıza odaklanmak haksızlık olur. Antalyaspor’un ortaya koyduğu oyun anlayışı da futbolun doğasına ters düşecek cinstendi. 90 dakikalık süre boyunca adeta yerde oynamayı tercih ettiler. Her temas sonrası dakikalarca oyunu durdurdular, özellikle kalecileri zaman geçirme konusunda "ustalık" sergiledi. Görünen o ki, teknik direktörlerinden aldıkları ana direktif “sakın yerden kalkmayın” şeklindeymiş. Bu anlayışla futbol gelişemez, seyir zevki oluşmaz.
Bir parantez de maçın hakemine açmak gerekiyor. Maç boyunca Antalyaspor’un oyunu soğutma çabalarına göz yuman, zaman geçirmeyi cezalandırmayan bir hakem yönetimi izledik. Bu da Antalyaspor’un stratejisini kolaylaştırdı. Hakem, oyunun temposunu koruyamadı ve bu da maçın ruhunu olumsuz etkiledi.
Bir diğer üzücü detay da tribünlerde yaşandı. Sadece 7.500 civarı taraftar maça ilgi gösterdi. Samsun gibi futbolun kalbinin attığı bir şehirde bu rakam düşük kalıyor. Elbette maç saatinin 17.00’ye alınmasının da bunda etkisi büyük. Taraftarın işten çıkıp stada yetişmesi neredeyse imkânsız hale geliyor. Federasyonun, Anadolu şehirlerinin dinamiklerini dikkate alarak maç saatlerini planlaması şart.
Bu mağlubiyet, elbette her şeyin sonu değil. Lige uzun bir yolculuk gözüyle bakarsak, bu tip kayıplar bazen “nazar boncuğu” olabilir. Önemli olan, hatalardan ders çıkarmak ve bir sonraki hafta Kasımpaşa karşısında gerçek Samsunspor'u sahaya yansıtmak. Bu takımın potansiyeli yüksek, yeter ki inanalım ve gereken reaksiyonu verelim.
Bir sonraki hafta başka bir senaryo yazmak bizim elimizde.