Samsunspor bu kentin savaşçı ruhunu kısa süre öncesine kadar öyle yansıyordu ki; kent adeta başarıya kilitlenmişti.
Ancak sonrasında bir şeyler olmaya başladı sanki.
Samsunspor'u yağmur, kar kış demeden içeride, dışarda cebindeki parasının son kuruşuna kadar destekleyen taraftarla, yönetim arasında 'maç bileti ücretiyle' başlayan tartışmalar yaşandı.
Kulüp başkanının taraftarı önemsemez yaklaşımları, sosyal medyasından eleştirilere anında terslemeler, sert çıkışlar, yorum yapan gazetecileri hedef göstermesi;
Aslında 'Samsun gibi bir kentin ruhunu yansıtan takımın' paydaşlarına karşı yapılan bir iletişim faciasıydı.
Ve bu iletişim faciası öylesine bir hal aldı ki; Başkanın neredeyse her açıklaması yeni bir şaşkınlıkla sonuçlanır hale geldi.
Zamanla bu iletişim faciası 'dozunu artırdıkça artırdı' ve dün Trabzonspor'a 3 farkla mağlubiyetten çok, sonrasında söylediği sözlerle gündemlerin en üstüne yerleşmesini bildi.
Hatta mağlubiyeti unutturacak kadar 'şok eden bir açıklamaydı'.
Başkan, 'Futbolcular Samsun'da aç kalmamış, maaşlarını almışlar, bazılarını sezon sonunda göndereceğiz' derken, bir bakıma da iletişimde facianın belki de en doruk noktasını yakalamayı başardı.
Bu arada 'Ben yapacağımı yaptım, bu sorun teknik heyetin sorunu diyerek' teknik heyeti de hedef göstermiş oldu.
Şimdi 'aç kalmadılar dediği' o takımla koca sezonu tamamlamak zorunda.
Hedef gösterdiği o teknik heyetle de bu sezonu tamamlamayacak.
Haklı yönleri var elbette, istenilen transferleri yapmış ama 'iletişim, takım ruhu, sürdürülebilir başarının' yolu iyi bir iletişimdir.
Kötü bir iletişim dilinin kimseye faydası yok.
Kaldı ki;
İyi bir kaptan, fırtınanın ortasında gemisini kontrolde tutup limana sağlıklı olarak yanaştırmasıyla başarısını gösterir.
Fırtınanın ortasında, mürettebatı suçlayan, suçlu arayan kaptan ise o gemiyi limana yanaştırmayı başarmakta zorlanacağı gibi, 'ortak kurtuluş hedefinden de' aynı gemideki takım ruhunu uzaklaştırabilir.
Samsunspor şimdi bunu yaşıyor.
Yönetimle taraftar arasında sorun var.
Şu andan itibaren futbolcular 'aç kalmamışlar' gibi küçük düşüren sözlerin muhatabı olarak nasıl devam edecekler büyük bir soru işareti.
Ve başkanın 'belki de düşünmeden o anlık öfkeyle söylediği o sözlere' adeta eleştiri yağmuru var.
Oysa Kırmızı Şimşekler, tarihinin en zorlu dönemlerinden birinden geçiyor.
Peki, bu tablonun tek sorumlusu sahada performans gösteren futbolcular mı? Yoksa sorunun kökleri daha derinlerde, yönetim kademesinde ve alınan stratejik kararlarda mı yatıyor?
İşte asıl mesele bu.
Çünkü belki de kendisi kabul etmese de kulüp başkanı, takımın genel stratejisinden ve atmosferinden nihai olarak sorumludur.
O nedenle son dönemde yaşananlar, yönetim kademesinde ciddi bir özeleştiri ve yüzleşme gerektiğini gösteriyor.
Samsunspor, 2025 yaz transfer döneminde kadrosuna önemli yatırımlar yaptı, bunu kabul etmek gerekir.
Bu, .aşkanın da dediği gibi kulübün "aç" bırakılmadığının somut bir göstergesi ama;
Soru şu;
Başkanın sert üslubu ve futbolculara yapılan "aç kalmadılar" çıkışı, sorunu çözüyor mu, büyütüyor mu?.
Bugün konuşulan mağlubiyet mi, yoksa futbolculara söylenen 'aç kalmadılar' sözü mü?.
Bundan sonra takımın gidişatını etkileyecek olay, sportif sonuçlar değil, futbolcuların ve teknik heyetin başkanın o çıkışını ve sözlerini nasıl yorumlayacağıdır.
Elbette, sahaya çıkıp mücadele eden, sonucu belirleyen futbolculardır, bundan da sorumludur ancak sezon sonuna kadar sahada olacak futbolculara karşı böylesine bir iletişim diline gerek var mıydı?.
Bunu kapalı ortamda bire bir söyleyebilirdi ama 'dünyaya ilan etmeye ne gerek vardı' değil mi?.
Bu kentin takımının Ata armalı formasının üzerindeki siyah rengin hüznünü taşımanın sorumluluğu, her oyuncunun olduğu gibi, teknik heyet ve yönetimin de omuzlarındadır.
Samsunspor taraftarının suçlanacak hiçbir yanı yoktur.
Aksine, onlar koşulsuz destekleriyle bu sürecin en büyük mağdurudur.
ÇÜNKÜ TARAFTAR PARASIYLA DEĞİL, YÜREĞİYLE KONUŞUR.
Sonuç olarak Samsunspor Başkanının artık, iletişim konusunda frene basması gerekiyor ve bu takımın 'kent bileşenleri ruhunu yeniden kazanması için' hamleleri gerekir.
Çözüm suçlamakta değil, yüzleşmekle mümkün.
Samsunspor’un içinde bulunduğu krizden çıkış yolu, sorumluluğu futbolcuların, teknik heyetin sırtına yıkmaktan geçmez.
Çözüm, yönetimden teknik ekibe, futbolculardan idari kadroya kadar her kademenin kendi performansını ve kararlarını sorgulamasından geçer.
Şu an küstürülmüş bir taraftar, 'aldıkları paralar aç bırakılmadı gibi bir kelimeyle yüzüne vurulmuş' futbolcular ve 'sorumluluk onların denilen' bir yönetim var ortada.
Hatta sezon sonu gönderileceğini düşünen futbolcular da.
Yani kısaca iletişim dilinin faciaya dönüştüğü en kötü bir örneği yaşıyoruz.
O nedenle herkese görevler düşüyor.
* Öncelikle yönetim, iletişim dilini ve uzun vadeli sportif planını zaman geçirmeden gözden geçirmelidir.
* Teknik ekip, oyuncuları bir araya getirip etkili, mücadeleci ve Samsunspor ruhuna yakışır bir takıma yeniden dönüşebilmek için 'o sert sözleri şimdilik rafa kaldırıp' sezon sonuna kadar bu takımı eski günlerine döndürmelidir.
* Futbolculara gelince; taraftarın sevgisinin hakkını sahada mücadele ederek, son damlasına kadar savaşarak vermelidir.
Aksi halde Samsunspor, iç kaprislerin, sezon sonu hesaplaşmaların odağı haline gelir ki; bu kurtuluş kenti Ata armalı köklü ve onurlu kulübümüze zarar verir.
Herkesin sözüne, diline sahip çıkma zamanı.
Bu krizi aşmanın yolu, 'Her fırsatta maddiyat konuşmak değil' tarihinden gelen o direnç ruhunu - 1989'daki o büyük acının ardından yeniden ayağa kalkışı hatırlamaktan, unutmamaktan geçer.
Bundan böyle iletişimde yeni bir sayfa açarak, bugün de aynı kolektif akıl ve yürekle hareket etmek tek çıkış yoludur.
Unutulmamalıdır ki, parayla değil yüreğiyle konuşan taraftar her zaman oradadır.
Onu küstürmemek gerekir.
Asıl soru, yönetimin, teknik heyetin ve futbolcuların bu taraftarı hak etmek için neler yapmaya hazır olduğudur.
Taraftarı kazanmadan olmaz.
O nedenle başta yönetim olmak üzere, teknik heyet ve futbolcuların kendileriyle yüzleşme vaktidir.
Yüzleşme Vakti
Hazır
Giriş: 09.02.2026 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Samsunspor bu kentin savaşçı ruhunu kısa süre öncesine kadar öyle yansıyordu ki; kent adeta başarıya kilitlenmişti.
Ancak sonrasında bir şeyler olmaya başladı sanki.
Samsunspor'u yağmur, kar kış dem...