• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 4 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Ordu 2 °C
  • Sinop 3 °C
  • Giresun 3 °C
  • Amasya -2 °C
  • Rize 2 °C
  • Trabzon 4 °C
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • O KARA GÜNÜMÜZÜN BİR ANITI OLAMADI
  • HALKIMIZ, AK PARTİ’YE İSTİKRAR İÇİN OY VERİYOR
  • SAMSUN KABUĞUNU KIRACAK EMİN OLUN
  • Samsun'dan Kozlu'ya iki transfer birden
  • Tek Taş Yüzük Modelleri
  • Tek Taş Yüzük Fiyatları
  • Canlı Tv Haber Kanalları - Halk Tv, TGRT Haber, A Haber, Bloomberg HT
  • Canlı Tv İzle - Halk TV ve Ulusal Kanal Online İzle
  • Balıkesir Ortodonti Tedavilerinde Kendini Anbarcıoğlu’na Emanet Ediyor
  • 4140 Çelik ve Kullanım Alanları
  • İzocam Fiyatları Konusunda Tercihler Yalıtımın Kalitesini Etkiler
  • Psikoterapi Nedir? Psikoterapist Kimdir?
  • Yds Kursu Ne Kadar Sürer?
  • Tektaşların Parıltısı Ellerinize Yansısın
  • Inİstanbul’a Orge Elektrik İmzası

236

ALİ ONUR ŞAHİNOĞLU

”Ne yazık ki ölümüm dünya için büyük bir kayıp olmayacak.”  Bir intihar notuna ait olan bu cümle, bundan tam iki yüzyıl önce girdiği depresyondan çıkamayıp  hayatına son vermek isteyen genç bir kadın tarafından yazıldı.Adı Marie Curie idi.Zekiydi ve kendi gibi olan her insanın gençken yaşadığı üzere dünyayı anlamlandırma konusunda sıkıntı yaşıyordu.Ne var ki, Allah’ın onun için başka planları vardı.Eyleminde başarılı olamadı ve sonrasında tarih yazıldı.Aynı genç kadın, kendini bilimsel çalışmalara adadı.Radyoaktiviteyi keşfetti.1903 Nobel fizik ve 1911 Nobel kimya ödülünü aldı.Nobel alan ilk kadın ve iki ayrı bilim dalında bu ödülü alan ilk bilim insanı oldu.Radyoloji bilimini kurdu.Bütün bunları, o yıllarda kadınların üniversiteye gitmesinin ve teknik bir eğitim almasının yasak olduğu Polonya’da doğmasına rağmen yaptı.Reklam ve tanıtımları hiç sevmedi.Çünkü bunlar onu araştırmalarından alıkoyan gereksiz işlerdi.67 yıl yaşadı.Ölümü, uğruna yaşamını adadığı radyoaktivite nedeniyle oldu.Günümüzde onun kişisel notlarından faydalanmak isteyenler, hala özel bir izin ve radyasyona dayanıklı kıyafetlerle incelemelerini yapıyorlar.

Yaşanmış bu etkileyici hayat hikayesinden bir çok dersler çıkarılabilir.İlki, adanmışlığın ehemmiyetidir.Eğer insan bir konuya yeterli derecede odaklanır ve gerekli çalışmayı yaparsa, içinde bulunduğu koşullar ne olursa olsun, başarılı olması için bütün dünya kenara çekilip ona yol verir.İkincisi ise kadınların insanlığın ilerlemesi yönünden teşkil ettiği önemdir.Nitekim medeniyet dediğimiz kavram ancak yürüyerek daha ileri gidebilir ve bu hareketi sağlayacak iki bacağından birisi erkek diğeri ise kadındır.Bir tarafın diğerinden daha fazla sahnede kalması, yetenekler arasındaki farkı değil, yaşanan fırsat eşitsizliğini gösterir.

Batı diye adlandırdığımız anlayış, bu eksikliği gün be gün aşıyor.En son Kanada’da yapılan genel seçimlerde rakiplerine baş gelmeyi başaran Justin Trudeau, kabinesini eşit sayıda erkek ve kadından kurdu.Yaptığı basın toplantısında ise bir gazetecinin böyle yapmasının ne anlama geldiğine dair sorusuna “Çünkü 2015’teyiz,” cevabını vermekten çekinmedi.Bunu özenmişlik olarak değil de bir örnek olarak algılamanın hiçbir kötü yanı yoktur.Aslında erkek arslan arslan da, kadın arslan arslan değil mi? diye sormaktan ve bizim kültürümüzde de var olan kadına sevgi ve saygı konusunu somutlaştırmaktan başka bir şey yapmamıştır.

Peki bu örf ve adetlerimize rağmen biz ne yapıyoruz? Maalesef hala korkuyoruz.Kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasını, ailenin çöküşü olarak algılıyor ve onları kendi alanlarına hapsediyoruz.Bakınız, hiç bir kadın para kazandığı için evinden çocuklarından kopmaz.Alt akıntıya baktığınızda daha farklı sebepler, mutsuzluklar ve belki de bazı eksiklikler görürsünüz.

Toplumsal bilinçaltımıza işleyen bahsi geçen korkuların dış dünyaya yansıması ise kör bir şiddet oluyor.Fark gözetilmeden uygulanan bu yabanilikten; kadın, çocuk ve ya çalışan aynı oranda etkileniyor.Sadece 2015’in ilk on ayında 236 kadın öldürüldü.112 kadına tecavüz edildi ve 319 kadın çeşitli yerlerinden yaralandı.Bu yüksek rakamlar, şu an içinde bulunduğumuz ay içinde yaşanan tatsız olaylarla daha da arttı ve seneyi kapatırken korkutucu boyutlara ulaşıp bir katliam halini almasından endişe duymamak elde değil.

Ne yazık ki, şimdiye kadar alınan önlemler bunun önüne geçmekte yeterli olamadı.Hatta bazı kadınlar bulundukları koruma talebine cevap beklerken hayata gözlerini yumdular.Acilen devlet ve sivil toplum işbirliğiyle daha uygulanabilir çözümler üretilmesi ve misliyle keskin olan yaptırımların hayata geçirilmesi gerekiyor.Tabii ki iş bununla da bitmiyor.Gelecekte yaşanabilecek talihsiz olayların önüne geçmek adına daha küçük yaşlardan itibaren erkek ve kız çocukların ahlaki açıdan bilinçlendirilmesi bir zaruriyet halini aldı.Vicdan duygusunun kalplerinde yer etmesinin sağlanması ise yine devlet ve aile işbirliğiyle sağlanması gereken bir durumdur.Her şeye rağmen yine de bir takım olaylar gerçekleşirse, mağdur olan insanlarımıza gereken psikolojik ve lojistik desteğin vakit geçirmeden ulaştırılması ise insan haklarının gereklerindendir.

Gelgelelim, kadına ve çocuğa uygulanan şiddet bir milletin kendi topuğuna sıkmasından başka bir şey değildir.Bu ülkenin ortak potansiyelini kendi eliyle yok etmesi ise içinde bulunduğumuz koşulları daha da ileriye götürmemizin önündeki en büyük engellerden biridir.Eğer bu eşik aşılamazsa, dünyada haksızlığın olduğu diğer bölgelere de bir şeyler aktarabilmemiz zor olacaktır.Asıl soru, bu engeli kaldırmakta ne kadar başarılı olabileceğimizdir.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi: 05436409855 Gazete: 03622345410 Faks : 0(362) 234 64 10