• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Samsun 21 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 27 °C
  • Ordu 22 °C
  • Sinop 25 °C
  • Giresun 25 °C
  • Amasya 20 °C
  • Rize 26 °C
  • Trabzon 24 °C

Yerelleşme , Toprağı Kurcalayan Bir Değer Olmamalı.

ZEKAİ GÜL

Cumhuriyet , Türk Milletinin 20.Yüzyılda emperyalizme meydan okuduğu , cihan kavgasıydı. Devlet olmak , cihan kavgasını başarmak demekti. 

Türk Milleti , bu kavgayı başardı ve devlet oldu.

Cumhuriyet , 20 .Yüzyıla damgasını vuran en büyük Türk Mu'cizesiydi.

Bu büyük mucize karşısında şaşkına dönen emperyalistler ve  emperyalistlerin başı  olan ülkeler , demokrasinin kurucu unsuru  olan yerelleşmeyi suistimal etmeye başladılar.

Cumhuriyet ilkesinin birleştirici özelliğini yıkmak ve yıpratmak için , onun karşısına  yerel olmayı ve yerel kültürleri  çıkarmayı bir ideolojik tavır , bir bilimsel  düşünce ve demokratik şekil olarak sunmaya başladılar.

Yerelleşme, bir demokratik kültür olarak ulusal ve merkezi idarenin elinde olan egemenlik hakkının uluslararası güçlere terki olarak kurumsallaştırıldı.

Bu anlamda , vatan toprağının altı kurcalanmaya , kırık ve fosil halini almış kültürler  canlandırılmaya ve mikro milleyetçilik dalgaları demokrasinin itici gücü haline getirilmeye çalışıldı.

Cumhuriyetin adil , eşitlikçi ve bütüncüllük ilkesine karşı ,yerelleşme ile parçacı ,  sadece toprağı paylaşan mozaik bir kültür oluşturulmaya gayret edildi.

21. Yüzyılda fordizm üretim biçiminden , non - fordizm  üretim biçimine geçen modern dünya ve bu dünyanın emperyal ülke ve güçleri, yerelleşmeyi demokrasinin olmazsa olmaz unsuru olarak ülkemize dayatmaya başladılar.

Toprak , kurcalanmaya , ortak vatan duygusu sarsılmaya ve bu toprağın  altında yatan sosyal ve tarihi gerçeklere,  üzerinde yaşayan insanların dışında bir anlam verilmeye başlandı.

Bu yüzden olsa gerektir ki ,  son zamanlarda yetişen yeni bir nesil, bu toprakların dilinin dışında bir dil kullanmaya başladı.

Terör , bu toprakların kullandığı bir dil değildi.Bu topraklarda konuşulur oldu.

Uluslararası hukuki metinlerde subsidiarty olarak geçen hukuk kuralı, aslı itibariyle çok  faydalı bir kavramdı.

Toprağın altı  rahat bırakılmış olsaydı  , toprak üstü farklılaşmamış olacaktı.

Halkın ihtiyaçları için müracaat edebileceği en yakın idari kurum ,hizmet kalitesi ve sür'ati itibari ile çok şeyi halledebilecekti. Yani , subsidiarty işlerlik kazanmış olacaktı.

Yerelleşme , Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik ilkesinin   opoziti olarak yorumlanmadan ve toprağı vatan haline getiren kavramlar birbiriyle çatışma içine konulmadan , halkçılık ilkesinin bir devamı niteliği içinde yorumlansaydı, ortaya çıkacak fotoğraf: bizim Türk milletinin fotoğrafı olacaktı.

Aksi takdirde , toprağın altı ve üstü farklı bir dil ile konuşacak, toprak vatan olmaktan çıkacaktır.

Bu bağlamda , yerelleşmeyi referans alan  mahalli yönetimlerin, üzerinde bulunduğu toprağın tarihi dokusu ile nefes alan şehirler inşa etmesi   asıldır .

Toprağın üstündekinden bağımsız , bir toprak altı araştırması içine girmek ve daha sonrada toprağın üstünü buna göre dizayn etmek ruhsuz , kimliksiz ve kişiliksiz şehirler meydana getirmek olur.

Cumhuriyetin , ortak bir kültür ekseni etrafına topladığı  Türk Halkı , yerel bir kimlik ve kişilik ile yeniden dağıtılmadan ve ortalığa saçılmadan yerleşim yerleri inşaa  etmek ve milli kimliği ortaya çıkarmak, kendi kültür topoğrafyamıza hizmet olur sanırım. 

Aksi takdirde , ruhsuz , kişiliksiz ve de kimliksiz şehirler orataya çıkacak ve bunun adına da yerelleşme denilmiş olacaktır.

Yerelleşme , Toprağın Kurcalandığı Bir kavram olmadan , Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik kavramları ile yeniden yorumlanmalı , Türk'ün Cihan kavgasında yerli yerine oturtulmalıdır.

Sözün özü ; Yerelleşme , toprağı kurcalayan bir kavram ve bir değer olmamalı... Bu toprak elimizde vatan olarak kalmalı...Aksi takdirde , üzerine kurulacak şehirlerin , çadırdan farkı kalmayacaktır.

Herkese salam ve sevgilerimle...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : İnternet Sitesi : (0 541) 292 76 95 Gazete İletişim : (0 362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10