• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Samsun 24 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 16 °C
  • Ordu 17 °C
  • Sinop 15 °C
  • Giresun 22 °C
  • Amasya 7 °C
  • Rize 19 °C
  • Trabzon 24 °C

YİNE YEŞİLLENDİ FINDIK DALLARI

EMRE SEVEN

Ağustos Ayı'nın anlamı bir çoğu için deniz kum güneş olsa da, Karadenizli için tek bir anlamı var: Fındık!

Binlerce insanın tek geçim kaynağı...  Bütün umutlarını bağlandığı fındık.....

Fındığı soframıza getiren başlıca şehirlerden Samsun'umuzun köyleri de dahil olmak üzere Karadeniz'in hemen bütün köylerinde fındık telaşı çoktan başladı. Tarlalar günler aylar öncesinden temizlendi hazırlandı.  Şimdi emeğin karşılığını toplama zamanı.

Her ne kadar tüketimi oldukça zevkli keyifli olsa da oldukça zahmetli bu fındık denen şey.

Bir Çarşambalı olarak bunun ne demek olduğunu çok iyi bilirim.

Küçüklüğümde Ağustos ayı gelince kulağım her akşam köyden gelecek telefonda olurdu.

Dedemin bizi çağıracağı günü korkuyla beklerdim.  Çağırdığında ise basardım yaygarayı.

Fındık demek evim evim güzel evimden bir süreliğine ayrılış demekti çünkü.

Bir yandan da köyde kuzenlerle geçirilecek, bir apartman çocuğu olarak normalde pek bilmediğim bir çok oyunun dibine vurulacak haftalar demekti. Beni tek avuttuğu kısım ise oydu.

Nüfus kağıdım biraz eskiyince işin pembe rengi değişti tabi.

Önceleri tek derdimiz, bahçede top, bisiklet vs peşinde koşmak, dedem Arım'dan cips kola çikolata acaba ne getirecek diye düşünmek,  annemlerin tarladan dönüşünü dört gözle beklemek iken haşırt diye soktular tarlaya.

Güneş doğmasına yakın annemin "galk la" dürtüşüyle uyanışım, balkonda uyku semesi ağzıma ne attığımı bilmeden yaptığım kahvaltı, Ağustos sıcağında giydiğim o uzun kollu gömlek, "bontul" ve çarıkla bin türlü mızıklanarak tarlaya girişim...

Erkek nüfusunun oldukça az olduğu bir ailenin mensubu olduğum için dal çekme, çuval taşıma, fındığı "hoğlu"ya boşaltma vs gibi işlerin direk bana yazılması...

Çok değil bir kaç dakika içinde kan ter içinde kalma, her tarafımın anında alerji olması, sabahın köründen, fındık görünmeyecek kadar karanlık oluncaya dek harıl harıl çalışma, akşam bitik bir halde eve gelmek, tam duşa girip rahatlamayı hayal ederken köyde herkes aynı saatte duşa girdiği için voltajların düşüp suların akmamasına "hay doğun çıkasıca"yla başlayan çok Çarşambasal sövgüler iletmemden ibaret bir döngüyü günlerce yaşamak..

Ve nihayet patozun çağrılışı yani göz yaşartıcı mutlu sondan ibarettir benim için fındık.

Elbette benimkisi çekilen çilenin belki de binde biri bile değil. Onca emeğin ne kadar edeceğini bilmemek eminim fındığı toplamaktan çok daha streslidir.

Ne diyelim, umarım bu sene fındık üreticisi emeğinin karşılığını alır. Yüzler güler...

Aydıngünler!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hedef Halk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0(362) 234 54 10 Faks : 0(362) 234 64 10