Geçtiğimiz gün arayanlar oldu.
Konu yardım edilecek bazı dar gelirli kişiler.
Gerçi artık dar gelirli de kalmadı da, 'muhtaçlar' diyelim daha iyi olur.
Çünkü 'aile muhtaç duruma gelmese' evindeki bu hali kimse ile paylaşmaz.
Farklı mahallelerden iki aileden söz ettiler.
Bir aile gündelik çalışan bir baba, eşi ve iki çocuğundan ibaret.
Beş parasızlar. Zeytin bile bulamayacak haldeler.
İkinci aile yine iki çocuk ve bir anne.
Virüs nedeniyle işyeri kapanmış her ikisinin de.
Yani Mart 16'dan bu yana tek kuruş girdi yok eve.
Son lokmaları da bitince, tanıdıklara söylemişler; 'Açız. Biz değil de çocuklara bir kaç lokma yiyecek olsa' diye utana sıkıla.
Neyse ki; İlkadım Belediyesi'ne ilettim ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Özenç çok kısa sürede imdatlarına yetişti.
Yani yokluk başka bir şey.
Hele ki bir buçuk aydır sesini çıkartmayan, ama artık dayanılmaz hale gelince 'birilerini arayan' 'ihtiyaç sahibini' bu işlerde çok ayrı tutmak gerekir.
Tıpkı 'işyerleri kapanan kuaförler gibi'.
Onlar normalde hayatlarını idame ettirebilen, geçimlerini rahatlıkla sağlayabilen kişilerdi.
Ama korona virüs nedeniyle evlerine kapandılar.
Onlar da günlük müşterilerden kazanıyorlardı.
Sonuçta zor duruma düştüler.
Haliyle oda başkanlarına durumu ilettiler.
Samsun Bayan Kuaförleri Odası Başkan Savaş Kiraz, 'en doğrusunu yaptı' aslında.
İlk gideceği adrese gitti.
Büyükşehir Belediyesi ne işe yarar ki, böyle zamanlarda, bunları da yapmayacaksa.
Esnafına el e-uzatacağı tek nokta zaten 'işyerlerinin zorunlu kapalı olduğu dönemde olur'.
Sonrasında o kişilerin sıkıntısı olmaz ki.
Kaldı ki, bu ayın 11'inden itibaren de işlerine geri dönüyorlar.
Peki bu yardım olayı nereye geldi.
Polemik oldu.
Kiraz'ın paylaşımı ortada,
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in 'Tek kumanya veremem, çayımı içmeye gelin' dediğini söylüyor.
Başkan Demir 'bu sözlerini kabul etmiyor' gibi bir açıklama yaptı ve 'yasal yollara başvurmaktan söz etti' ilginç bir şekilde.
Çok anlamadım dediğini aslında.
Yardım talebini kabul etti de, 'hatta yardım yaptı da' birileri kamuoyunu yanıltıyor.
Kuaförler gıda paketlerini aldı mı?..
Almadıysa 'yasal yola başvurmak gibi bir açıklama neyin nesi'.
Yalan yok ki ortada, Başkan Kiraz'ın açıklamasına göre.
Ve tabi ki yaklaşık 50 bin üyeyi temsil eden SESOB Başkanı Hacı Eyüp Güler de girdi devreye.
Güler'in paylaşımı manidardı; 'Bizimde hesap yapacağımız günler gelecek".
Kuaförler Odası Başkanı Savaş Kiraz son noktayı koydu aslında..
'Mahkemeye ver. Ama isim vermeden yapma bunu. Beni mahkemeye vereceğini söyle o zaman' benzeri sözler söyleyerek hodri meydan dedi.
Yardım polemiği bu noktaya geldi ve benim anlayamadığım başka bir konu var.
Yazımın başına gelmek istiyorum.
Bana ulaşan ve İlkadım Belediyesi ile çözdüğüm iki ailenin durumu önemli.
Büyükşehir 12 bin kişiye yardım kolisi gönderdiyse 'o zorda olan kişiler' nasıl oluyor.
Kiminle irtibat kuruyorlar ki; atlanıyor böyle zorda olan aileler.
Aslında Büyükşehir Belediyesi 'yardım kolisi kriterlerini de açıklamalı'.
Vatandaşlara çağrı yapmalı.
Eğer yardıma muhtaç haldeyseniz, 'Bize şu telefondan ulaşın' demeli ve yardım yolunu açmalı.
İnanın çok kişi var zorda.
Bir başka belediye başkanına da ricada bulundum başka yardım bekleyen aileler için.
Çünkü her gün arayanlar oluyor.
Ve o iki aile gibi zorda olan ailelere sesleniyorum buradan.
Büyükşehir Belediyesi'ne başvurun o yardımlardan faydalanın.
Başkan Demir talepleri karşıladığını söylüyor.
Evlerinde işlerinden güçlerinden uzakta kalan Kuaförlerin ihtiyacını neden karşılamadı ondan söz etmese de "Yapıyoruz yardım diyor talep edenlere'.
Ve bugün çok zorda olduğunu bildiğim o iki aile için de kendim adres bilgilerini yollayacağım, bizzat Başkan Demir'e.
Bakalım 'o Büyükşehir yardımlarından gidecek mi'?..
Takipçisi olacağım.

Büyükşehir Belediye Başkanı Demir

İşte Kiraz ve Güler'in paylaşımı

SESOB Başkanı Hacı Eyüp güler

Bayan Kuaförler Odası Başkanı Savaş Kiraz