Türkiye’nin demokrasi tarihinde kara bir leke olarak anılan 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 45 yıl geçti. Darbe sabahı radyodan okunan bildiriyle ülke sıkıyönetim dönemine girerken, siyasi yasaklar, idamlar ve toplumsal hayatı etkileyen ağır uygulamalar yaşandı.
DARBENİN PLANLANMASI
“Bayrak Harekâtı” kod adıyla hazırlanan darbe planı, 1980 yılı Temmuz ayında ordu komutanlarına verilen harekât emriyle ilk kez denendi. Ancak dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in güvenoyu alması üzerine plan ertelendi. 12 Eylül sabahı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’in radyodan okuduğu bildiriyle darbe uygulamaya konuldu.
MİLLİ GÜVENLİK KONSEYİ VE YASAKLAR
Kenan Evren başkanlığındaki Milli Güvenlik Konseyi, siyasi partileri kapatarak tüm yetkileri eline aldı. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş sürgüne gönderildi. Sendikaların faaliyetleri durduruldu, TBMM lağvedildi ve sıkıyönetim ilan edildi.

İDAM KARARLARI VE HAK İHLALLERİ
Darbe sonrası 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı. 517 kişi hakkında idam cezası verildi, 50 kişi infaz edildi. Necdet Adalı, Mustafa Pehlivanoğlu ve 17 yaşındaki Erdal Eren’in idamları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Evren’in “Asmayalım da besleyelim mi?” sözleri hafızalara kazındı.
DEMOKRASİNİN ASKIYA ALINMASI
12 Eylül sürecinde 30 bin kişi işten çıkarıldı, binlerce öğretmen ve akademisyenin görevine son verildi. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, kültür ve sanat hayatı da kısıtlandı. Yaklaşık bin film sakıncalı bulunduğu gerekçesiyle yasaklandı.
DARBE ANAYASASI VE YARGILANMA SÜRECİ
1982 Anayasası, darbecilerin hazırladığı taslakla referanduma götürüldü ve yüzde 92 oyla kabul edildi. Geçici 15. madde ile generallere dokunulmazlık sağlandı. Ancak 2010 referandumuyla bu koruma kaldırıldı. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya 2014’te ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı, ancak 2015’te ölmeleri üzerine dava düştü. Yargıtay da davayı usulen kapattı.
Anadolu Ajansı