Atakum için “Samsun’un aydınlık yüzü” dedik.
Böyle olsun istemiştik çünkü.
Samsun’un kurulduğu ilçe İlkadım’ı betona boğmuş ve içinden çıkılamaz bir duruma getirmiştik. Bu nedenle modern bir şehre kavuşma umudumuzu Atakum’a bağlamıştık.
Dağ fare doğurdu oysa.
Bu şehri yönetenlerin bitmez tükenmez beton sevgisi nedeniyle Atakum’u da betona boğduk sonunda.
Israrla bunu yapmaya devam da ediyoruz, ne yazık ki!
Kimse kusura bakmasın ve kim üzerine alınırsa alınsın; çünkü kurulduğu 1994 yılından bu yana Atakum’u yöneten her belediye başkanının az veya çok bunda kusuru var.
Kürtün Çayı itibarıyla Bafra yönüne doğru doğrusal büyüyen bir şehir Atakum, biliyorsunuz.
Samsunlular için şimdiki kuşağın Atakent Kavşağı, bizim kuşağın ise Televizyon İstasyonu Kavşağı olarak bildiği yer en uzak noktaydı.
Hatta Türk-İş ve bugün Yeşilyurt AVM’nin kurulu olduğu alandaki Büyük Plaj bile en uzak noktalardandı.
10 numaralı otobüs yaz aylarında İncesu’ya kadar gidiyordu ama Belediye Otobüs İşletmesinin düzenli işleyen en uzak noktası, 5 numaralı hattın son durağı olan Türk-İş durağıydı, biliyorsunuz.
Ne zaman ki Samsun Belediyesi büyükşehir oldu ve Canik, Gazi ve İlkadım’la birlikte Atakum ilçesi de kuruldu...
Hızla büyüdü Atakum.
İlk Belediye Başkanı, “Atakum’un Mimarı” unvanlı Metin Burma’ydı.
Hâlâ da öyle biliriz.
Atakum betonlaşırken onun da hataları yok mu?
Vardır elbette.
Ve fakat...
Gayreti de vardı.
Mesela, Noyan Alper Cabbar’a yaptığı açıklamada, “Ağabeyi olarak sesleniyorum” diyerek Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan’ı, YURTKUR binalarının bulunduğu alanı imara açma kararından vazgeçirme ve o alanı kent meydanı yapma çabası gibi...
Bu imar düzenlemesinin Atakum’u iyiden iyiye beton yığınına dönüştüreceğini düşünüyor Metin Burma.
Metin Burma’nın Atakum’a meydan kazandırma isteği ilk girişimi de değil üstelik.
Bildiğim kadarıyla üç kez denedi bunu.
İlki, Jandarma İl Komutanlığı ile yanındaki Yaşar Doğu Yetiştirme Yurdunun bulunduğu alanı Atakum Meydanı olarak düşünmüştü Metin Burma.
Aralarında benim de bulunduğum, rahmetli İsmail Başaran, Osman Kara ve Allah’tan uzun ve sağlıklı ömürler dilediğim, hâlen hayatta olan Avni Demir, Mehmet Yazıcı gibi birçok gazetecinin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında bu düşüncesini açıklamıştı.
Ancak zamanın Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın, o bölgede yüzme havuzu yapmak için kendisini engellediğini söylemişti.
İkinci meydan girişimi, Türk-İş’in kütüphane yapılan tesislerinin güneyindeki alandı.
Orası da olmadı.
Üçüncüsü ise Kaymakamlık ve Belediye hizmet binasından itibaren sahile kadar uzanan alandı ki bugün imara açılması düşünülen YURTKUR binalarının olduğu alanı da kapsıyordu.
Atakum’un betona boğulma durumunun YURTKUR alanının imara açılmasıyla son bulacağını da sanmıyorum.
Sahi, sırada neresi var?
YURTKUR sonrasında Atakum’da imara açılacak ilk yerin SASKİ tesisleri olacak gibi.
Ama peşi sıra Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü, DSİ 75. Şube Müdürlüğü ve SAMÜ’nün Ballıca Kampüsü alanında yeri şimdiden hazırlanan Jandarma yerleşkesi de imara açılırsa buna şaşırır mıyız?
Hiç sanmam.