Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya gelen ve aralarında Türkiye, Mısır, Azerbaycan ve Katar'ın da bulunduğu 12 ülke, İran'ın bölge ülkelerine yönelik artan saldırılarını kınayan tarihi bir bildiri yayımladı. Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın metne yaptığı stratejik müdahale damga vurdu.
BAKAN FİDAN'DAN METNE KRİTİK DOKUNUŞ
Toplantıdan yansıyan bilgilere göre, başlangıçta sadece İran'ın saldırılarına odaklanan taslak metne Bakan Hakan Fidan müdahale etti. Türkiye'nin girişimiyle;
-
Krizin asıl sorumlusu olarak İsrail'in yayılmacı politikalarına işaret edildi.
-
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırganlığını kınayan ifadeler bildiriye eklendi.
-
Bölgedeki gerilimin tek taraflı değil, İsrail'in adımlarıyla tetiklendiği vurgulandı.
İRAN'A "DERHAL DURDUR" ÇAĞRISI
Yayımlanan ortak bildiride, İran'ın Türkiye, Azerbaycan ve Körfez ülkelerine yönelik balistik füze ve İHA saldırıları sert bir dille kınandı. Sivil altyapıların, petrol tesislerinin ve havalimanlarının hedef alınmasının hiçbir bahanesi olamayacağı belirtilerek şu çağrılar yapıldı:
-
Saldırıların Durdurulması: Askeri eylemlerin derhal sonlandırılması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi.
-
Hürmüz Boğazı: Deniz trafiğini engelleyecek veya Babülmendep'te güvenliği tehlikeye atacak adımlardan kaçınılması.
-
Milis Güçler: Tahran'ın bölgedeki vekil güçleri silahlandırmayı bırakmasını öngören BM kararlarına uyması.
TÜRKİYE'NİN SAĞDUYULU TUTUMU
İran'dan ateşlenen füzelere rağmen Türkiye'nin kriz boyunca soğukkanlılığını koruduğu vurgulandı. Ankara, bir yandan saldırıları kınarken diğer yandan bölgedeki tansiyonu düşürmek için "suçun kaynağına" (İsrail) işaret ederek dengeli bir diplomasi yürüttü.
Körfez ülkeleri ise İran'ın kendilerini ABD'ye karşı bir "şantaj aracı" olarak kullanmasından duydukları rahatsızlığı dile getirerek, meşru müdafaa haklarının saklı olduğunu hatırlattı.
Haber Merkezi