Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ülkesine yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılması sürecinde Türkiye ve Suudi Arabistan’ın arabuluculuk yaptığını açıkladı. Şara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ABD yönetimi nezdinde devreye girdiğini söyledi. Röportajda Rusya, Lübnan, Irak, Körfez ülkeleri, İsrail ile güvenlik görüşmeleri ve YPG dosyası da gündeme geldi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda ülkesinin dış politikası ve yeniden yapılanma sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Şara, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasında ABD Başkanı Donald Trump’ın önemli rol oynadığını belirtirken, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın da sürece arabuluculuk yoluyla katkı sunduğunu ifade etti. Şara’nın açıklamaları, Anadolu Ajansı tarafından da aktarıldı.
“YAPTIRIMLARIN DEVAM ETMESİ MAKUL DEĞİLDİ”
Suriye’ye uygulanan yaptırımların büyük bölümünün devrik Beşşar Esed yönetiminin eylemleri nedeniyle getirildiğini belirten Şara, yaptırımların yeni dönemde Suriye halkını etkilemeye devam etmesini eleştirdi.
Şara, şu ifadeleri kullandı:
“Eski rejimden kurtulan Suriye halkının aynı yaptırımlara maruz kalmaya devam etmesi makul değildi.”
Suriye’nin 1979 yılından bu yana bulunduğu ABD’nin “teröre destek veren devletler” listesinden çıkarılması sürecinin de kritik önem taşıdığını ifade eden Şara, kararın ABD Kongresindeki inceleme sürecinin ardından yürürlüğe gireceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Temmuz 2026’da Suriye’yi söz konusu listeden çıkarma kararını Kongreye bildirmişti. Kararın yürürlüğe girmesi için 45 günlük inceleme süreci başlatılmıştı.
“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ABD NEZDİNDE DEVREYE GİRDİ”
Şara, Suudi Arabistan’ın geçen yıl Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması için arabuluculuk girişiminde bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin de sürece katkı sunduğunu belirten Şara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD yönetimi nezdinde devreye girdiğini ifade etti. Şara, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın girişimlerinin Suriye’nin uluslararası ekonomik sisteme yeniden dahil edilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti.
RUSYA İLE ASKERİ ÜSLER GÖRÜŞÜLÜYOR
Rusya ile temasların Esed yönetiminin devrilmesinden aylar önce başladığını belirten Şara, iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı çıkarlar temelinde yeniden şekillendirildiğini söyledi. Rus askeri üslerinin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü aktaran Şara, çok sayıdaki Rus üssünün tek bir üs çevresinde toplanması konusunda mutabakata varıldığını ifade etti. Şara, Hımeymim Hava Üssü ile Tartus’taki tesislerin durumunun görüşülmeye devam ettiğini belirterek, “Rusya ile yeni bir sayfa açıyoruz” dedi.
LÜBNAN’A ASKERİ MÜDAHALE MESAJI
Lübnan’ın güvenliği ve istikrarının Suriye’yi doğrudan etkilediğini söyleyen Şara, iki ülke arasında stratejik çıkar ilişkisi bulunduğunu belirtti. Devlet dışında silahlı yapıların bulunmasının bölgede ciddi sorunlara yol açtığını savunan Şara, savaş ve barış kararlarının yalnızca devlet kurumları tarafından alınması gerektiğini ifade etti. Suriye’nin Lübnan’a askeri müdahale düşünmediğini vurgulayan Şara, Şam yönetiminin Lübnan devletine yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda destek sunabileceğini söyledi.
Şara, “Lübnan’ın istikrarı Suriye’nin de çıkarınadır” ifadelerini kullandı.
“GOLAN TEPELERİNDEN VAZGEÇMEYİZ”
Şara, Suriye’nin İsrail ile bir güvenlik anlaşmasına ulaşmaya çalıştığını belirterek, bu sürecin daha kapsamlı bir barış anlaşmasının önünü açabileceğini söyledi. Ancak böyle bir anlaşmanın Suriye’nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçmesi anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Şara, İsrail ile ilişkilerde aşamalı ilerlemenin mümkün olduğunu ifade ederken, Şam yönetiminin doğrudan çatışmadan kaçınmaya çalıştığını belirtti.
BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ
İran ile İsrail arasındaki gerilimi değerlendiren Şara, çatışmaların yönetiliş biçiminin bölgesel bir savaş riskini artırabileceğini söyledi. Suriye’nin Arap Birliği çerçevesinde alınacak ortak kararların parçası olacağını belirten Şara, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasının öncelikleri arasında bulunduğunu kaydetti.
IRAK VE KÖRFEZ ÜLKELERİYLE İLİŞKİLER
Irak ile ilişkilerin olumlu yönde ilerlediğini belirten Şara, Şam yönetiminin resmi devlet kurumlarıyla ilişki kurmayı esas aldığını söyledi. Şara, iki ülke arasında tarihi, toplumsal ve ekonomik bağlar bulunduğuna dikkati çekerek, Kerkük-Baniyas petrol boru hattının yeniden gündeme gelebileceğini ifade etti. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinin Suriye’nin yeniden inşasına ilgi gösterdiğini söyleyen Şara, enerji, havalimanları, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde projelerin planlandığını aktardı. Körfez ülkelerinden şirketlerin Suriye’de enerji, liman, bankacılık ve altyapı yatırımlarına yönelik girişimlerde bulunduğu daha önce de açıklanmıştı.
“KÜRTLERLE SDG FARKLI KONULAR”
Suriye’deki Kürt toplumunun ülkenin asli unsurlarından biri olduğunu belirten Şara, eski yönetim döneminde vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin haklarının iade edildiğini söyledi. Kültürel hakların tanındığını ve Nevruz’un resmi bayram ilan edildiğini belirten Şara, “Kürtlerle SDG farklı konular” ifadesini kullandı. YPG ile yapılan anlaşmaların uygulanmasında zaman zaman sorunlar yaşandığını öne süren Şara, son mutabakatın daha güçlü bir zemine sahip olduğunu ve uygulama sürecinin devam ettiğini ifade etti.
Şara, “Suriyelileri yeni çatışmalara sürükleyecek her seçenekten kaçınmak gerekir. Çatışmayı önleyen her çözüm değerlidir” dedi.
HALKIN YÖNETİME KATILIMI ARTIRILACAK
Suriye’nin kendi koşullarına uygun bir siyasi model oluşturacağını belirten Şara, halkın yöneticilerini seçme ve uygulanacak yasalar konusunda görüş bildirme hakkına sahip olması gerektiğini söyledi. Halk Meclisinin ilk oturumlarının bu yönde atılmış önemli bir adım olduğunu ifade eden Şara, siyasi sistemin yalnızca cumhurbaşkanının kararıyla şekillenmeyeceğini, toplumun farklı kesimlerinin de sürece katkı sunacağını kaydetti.
Kaynak: Anadolu Ajansı

