Cemil Şensoy Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren AK Parti Çarşamba İlçe Başkanı Taner Özden, “Cumhurbaşkanımızın başkomutanlığında başlatılan Barış Pınarı Harekatı hem sahada hem de masada kazanılmış bir harekattır. Ben Barış Pınarı Harekatı’nda hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum. Bu yaptığımız harekat ve daha önce gerçekleştirilen harekatlara karşı duranlar oldu. Biz operasyonlar ve bu ülkeye hizmet etmemize karşı duranlara karşı Cumhurbaşkanımızın önderliğinde daha büyük bir şevkle hizmet etmeye devam ettik ve bu böyle de devam edecek. Karşı duranlara da baktığımızda doğru işler yaptığımızın farkına daha iyi varıyoruz. Gecemizi gündüzümüze katarak Çarşamba’ya hizmet etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Özden’in ardından söz alan Çarşamba Belediye Başkanı Halit Doğan ise şunları söyledi:
“Öncelikle Barış Pınarı Harekatı’nda kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet ailelerine de sabırlar diliyorum. Gazilerimize de acil şifalar diliyorum. 7 aylık sürede görevi devraldığımızda yarım kalan işleri tamamlıyoruz ve yeni dönemde gerçekleştireceğimiz projelerin de altyapı çalışmalarını sürdürüyoruz. Yılbaşına kadar da çöp konteynırı koyulmayan çöp hizmeti almayan mahallemiz kalmayacak. Üç ekip kurarak beton yol hizmetlerini de en kısa zamanda tamamlayacağız. Tekstilkent ve Organize Sanayi Bölgesi’nin yapımı ile ilgili adımlarımızı da net şekilde attık ve en kısa zamanda bunlarla alakalı müjdeli haberleri de sizlerle paylaşacağız. Kanalizasyon arıtma tesisisin hayata geçirilmesi ile ilgili ihalesini de gerçekleştirdik, Ocak ayı gibi inşaatına da başlanacak.”

ÇARŞAMBA SAHİPSİZ DEĞİLDİR
Biyokütle Enerji Santrali konusuna da değinen Doğan, “Son iki üç aydır da devletin ilgili tüm kurumların ak dediği, ancak bazı dedikoducu ve iftiracı kişilerin karalama politikası ile insanlarımızın aklını bulandırmaya çalışıyorlar. Çarşambalılar her zaman sağduyulu olmuşlardır. Bu yalan, dedikodu operasyonunun öncülüğünü çekenlerin bu memlekete hangi hayırları dokunmuştur! Bu milletin hangi derdiyle dertlenmiş, hangi sevincine ortak olmuşlardır? Çarşambalılar devletin kurumlarına güvendiği ve inandığı için şahsıma, belediye meclis üyelerimize, muhtarlarımıza, STK başkanlarımıza, milletvekillerimize hatta Cumhurbaşkanımıza saygısızca dil uzatmaktadırlar. Bu şehre olan sevgimizi hiç kimseye tartıştırtmayız. Bu şehrin korunacak bir menfaati varsa canımız pahasına toplanmaya da çekinmeyiz. Bizi de yedi ceddimizi de karakterimizi de bu şehrin temiz yürekli insanlar çok iyi bilmektedir. Alınacak ne tedbir varsa gerekli ilgili kurumlar alacaktır. Çarşamba Belediye Başkanı da, İlçe Başkanı da, İl Başkanı da, Milletvekili de, muhtarları da buradadır ve Çarşamba sahipsiz değildir. Çarşamba’nın daha güzel günleri görmesi için, geleceğimiz için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Çarşamba Belediye Başkanı Halit Doğan’ın ardından söz alan AK Parti Samsun İl Başkanı Ersan Aksu, “Ülke genelinde barışı sağlamak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Bu nedenle de Barış Pınarı Harekatı gerçekleştirildi. Bunda da başarılı olduk. Biz hizmet etmek isterken bizleri de karalamak isteyenler var. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi; ‘Türkiye kazanacaksa biz kaybedelim’. Biz birlik olalım, dirlik ve düzen zaten olur. Türkiye enerji konusunda dışardan aldığı enerjiye çok büyük paralar ödüyor. Bunun için de yenilenebilir enerjiye yönelmemiz gerekiyor. Yurt dışında alternatif enerji kaynakları yüzde 30-35’lerde iken biz daha yüzde 7-8’lerdeyiz. Alternatif enerji kaynaklarını her türlü denetim mekanizmalarını işleterek yürütmek durumundayız. Samsun kazansın biz kaybedelim, Çarşamba kazansın biz kaybedelim önemli değil” dedi.

MİLLETVEKİLLİĞİNDEN İSTİFA EDERİM
Son olarak söz alan AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş şunları dile getirdi:
“Suriye'deki iç savaşın başlamasından sonra Türkiye'de bugün 3 milyon 600 bin sığınmacı Türkiye'nin farklı illerinde misafir ediyor ve ağırlıyoruz. Ama bu sürdürülebilir bir durum mu, değil. Avrupa bunun neresinde, hiçbir yerinde değil. Öyleyse biz bununla ilgili adımlarımızı atmak durumundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızla Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız da çok ince hesaplar yapılarak buna start verdik.
Ben bu memleketin çocuğuyum, Eğercili’denim. Bunu anlatmama gerek yok. Bu memleketin ilk ve ortaokulunda okumuş bir kardeşinizim. Bu memlekette beni üç dönem milletvekili seçtiniz. Samsun genelinde üretime ihracata yönelik birçok tedbiri alıp çalışmalar yürüttüğümüzü biliyorsunuz.
Mecliste ben de bunu yaşıyorum bazen aynı kanun üzerinde aynı muhalefet partisinden farklı maddeler üzerinden milletvekili söz alıyor. Kalkıyor bir konuşmacı diyor ki; ‘Efendim diyor doğalgaza elektriğe zam yaptınız. Sanayici yüksek maliyetli enerji ile nasıl iş yapacak’ diyor. Ben bunu anlarım mağdur görürüm. Ama ondan bir madde sonra kalkan aynı parti bir başka milletvekili diyor ki; ‘Kardeşim siz biyokütle santralleri kuruyorsunuz, siz RES’ler kuruyorsunuz, siz HES’ler kuruyorsunuz. Tarım alanlarını insan sağlığını hiçe sayıyorsunuz’. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Biriniz enerjinin pahalı olduğunu söyleyeceksiniz diğeriniz dışarıya bağımlılığı azaltan ithal yoluyla gelen doğal gaz ve linyit kömürüne dayalı termik santrallerin önünü kapatan %100 yerli öz kaynaklarla enerji üretimine gidilen tesislere ve santrallere karşı çıkacaksınız. Ne yaptık RES’lerin, HES’lerin, biyokütlelerin önünü açtık, yenilenebilir enerjinin önünü açtık. Bunlar devletin gerekli makamları tarafından araştırılıyor. Bunların tarım alanlarına zararı var mı hep araştırılıyor ve öyle izinler veriliyor. Biyokütlenin hammadde kaynaklarının o bölgede olup olmadığı araştırılmadan izin verilmez. Ben AK Parti'nin milletvekillerinin bu ruhsatları veren kimler Recep Tayyip Erdoğan'ın kabine arkadaşları yani iktidarın Bakanı, Bakanlara bağlı olan kurumlar bu ruhsatları verir. Bu yatırımda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan gerekli izin alınmış mı bu yatırımın lisansı var mı? Bunun aksini iddia edenler olabilir, bunlar böyle ise 16 ilde çalışan biyokütle santralinin zararlarını bilimsel olarak açıklayacaklar. 14 tane de kurulma aşamasında olan var. Ama sadece ve sadece ‘biz bunu istemezük, kurulmasın’ muhalefetini anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Ne ben ne ilçe başkanım ne il başkanım ne Belediye Başkanım ne diğer milletvekili arkadaşlarım; hiçbirimiz bu biyokütle enerji santralinin avukatı değiliz. Hiçbirimiz ortağı değiliz. ÇED raporu almış lisansını almış gelmiş toprağını satın almış, buraya gelmiş ve bizler o zamana kadar bunlarla görüşmemişiz. Ama meydanlara çıkıp muhalefet yapmayı makul karşılarım. Kimisi siyasi rant peşindedir, kimisi kendi geleceğindeki seçimin peşindedir, kimisi başkasının hesapları peşindedir. Ama ben şunu bilirim bizim şahsımıza, bizim partimize özellikle benim şahsıma iftira, karalama, itibarsızlaştırma çalışmalarına bir cevap vermenin zamanı geldiğini düşünüyorum. Yapılan mitinglerde bir bacımız mutlaka annedir, Allah sağlıklı uzun ömürler versin kendisine, açmış olduğu pankartta ‘Vur Vur İnlesin Köktaş Dinlesin’ ifadesini bilerek mi kaldırdı yoksa ona birileri mi verdi? Allah kimseyi kendisine atılan iftiradan, karalamadan aklamaya mecbur etmesin. Biliyorsunuz ben milletvekilliğinden önce de ticaretle ilgileniyordum. Neler demediler! ‘Taşımasını o mu yapacak, yapmayacak’ dediler. Niye başka yere kurulmadı da buraya kuruldu demediler başka ülkeden atıklar gelecek o taşıyacak mı demediler. Bunların hepsini ispata davet ediyorum. Eğer bir tanesini ispat ederlerse ben bugünden itibaren milletvekili değilim istifa ediyorum hodri meydan. Ama bunu ispat edemeyenlere de hakkımı helal etmiyorum. Onları sizin huzurunuzda Müfteri olarak ilan ediyorum. Ayrıca bu iş yargıya intikal etmiş bir durum. Bırakın yargı karar versin. Geçen gün sosyal medyada gördük celallenmiş bir oda başkanı diyor ki; ‘Bana rüşvet teklif ettiler’. Santrale karşı mısın, karşısın. Mitinglerde başrollerde misin, başrollerdesin. Daha ne arıyorsun? Adam sana rüşvet teklif etmiş eline fırsat geçmiş yaz iki satır dilekçe Cumhuriyet savcılığına başvur, sana ne savcıları göreve davet ediyorsun. Az mert ol namert olma! Savcıları göreve davet etmiş işe bak meseleye bak yaz iki satır!
Ben şirket yetkililerinin çağırdım Siz bizden habersiz lisans aldığınız, yetki aldınız, yerinizi aldınız. Orası benim köyüm. En yakın evlerden 3. ev benim baba evim. ‘İddialar var; böyle böyle sorular var bizi de aydınlat’ dedim. Ama ben biliyorum Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu ruhsatı verirken gerekli tedbirleri ve önlemleri almak üzere vermiştir. Ben biliyorum ki bakanlık 7/24 orayı takip edecek. Bütün tesisler bu şartlara göre çalışır. Firma yetkilisinin söylediği; kül miktarı binde 3 olacak.
Bu bölgeden yılın 365 günü tarımsal atık çıkmaz bu fabrikaya çalıştıracak. Peki dedim ‘Fındık bunun neresinde fındık kabuğu dedi ki; ben fındık kabuğunu tek başına yakamam. Neden? Benim aldığım lisans 3200 ile 4200 kalori arasındaki tarımsal atıklar içindir. Tek başına fındık kabuğu yakarsam 4500 kalori gelir ve benim sistemimi patlatır’ dedi. Havaya kül yok atık su 0 derece yüzde 40'ı toprağa geri dönecek. Kullanıcı, yakıt her şey ortada. Bize düşen burası kurulur, çalışırken en ufak bir hava değişimi değerlendirdiği zaman yakıt kullandığı zaman ensesine binmek şalteri indirmek.
Bakın arkadaşlar size adres göstermiyorum ama bir uyarı yapıyorum buradaki tarımsal atıklara daha önce kim ve kaç liraya ve kaç yıldır topluyordu. Burası kurulduğunda kime zarar verecek lütfen buna bakın. Hani Gezi olayları başladığında taleplere bakın; termik santral istemiyoruz, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü istemiyoruz, Avrasya Tüneli’ni istemiyoruz, İstanbul havaalanını istemiyoruz, talepler bunlardı. İstanbul'u yaktılar yıktılar ‘gezizekalılar’ kime zarar verdiler?
Bu kampanyayı yapan arkadaşlara buradan son çağrım; ‘ya bir şey biliyorlarsa getirsinler karşısına alternatif bir tez koyuyorlarsa koysunlar yoksa sussunlar’. Varsa elinde bilimsel rapor gelin beraber konuşalım, uzmanlar tartışsın. Ama kimse bizi bu sistem üzerinden karalamaya, itibarsızlaştırmaya gayret göstermesin. Beni dinlediğiniz için buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum Allah birliğimizi kardeşliğimizi bozmasın hepinizi en kalbi duygularla hürmetle selamlıyorum Allah'a emanet olun.”
Programa AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, AK Parti Samsun İl Başkanı Ersan Aksu, Çarşamba Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Çarşamba İlçe Başkanı Taner Özden, oda başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Toplantı konuşmaların ardından soru cevap kısmı sonrasında sona erdi.