Dikkat ediyorsanız, AK Parti'nin ilçelerdeki kongre süreci çoğunlukla 'atamalarla devam ediyor'.
Adı kongre olmasına kongre ama 'ne adaylar var', ne de seçim yarışı havası yok.
İl Başkanlığı sürecinde 'bir yarış bekleniyor gibi görülse de', tek liste olmaz gibi yaklaşımlar dillendirilse de, 'atama olacağı konuşuluyor'.
Yani tek adaylı bir 'rutin kongre' beklentisi var.
Bu sadece 'kim aday olsun, kim başkan olsun' beklentisinden daha çok, yeni kurulan ve kurulmayı bekleyen partilerin etkisinden de kaynaklanıyor.
AK Parti içinde 'kırgın ve küskünlerin bazıları', parti içinde ve teşkilatlarda demokratik yarış ortamı olmadığı gerekçesiyle;
* Bir kısmı Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu Gelecek Partisi'nde siyasi hayatına devam etmeyi düşünüyor.
'İsmimi şu an için açıklamayın, mazbatayı bekliyorum' dediği için eski bir AK partili ve yönetim kurulu üyesi olan Gelecek Partisi'nin kurucu İl Başkanı'nı yazmıyorum.
Ama İl Koordinatörü bildiğiniz gibi AK Parti'den istifa eden Mustafa Yeşilyurt.
Bildiğim birçok isim de 'yine Gelecek Partisi ile birlikte siyaset yapma kararı vermiş' durumda.
Ancak bir grup daha var.
Onlar da Ali Babacan'ın kuruluş çalışmalarını sürdürdüğü partiyi bekliyor.
Samsun'da eski yönetimlerde görev almış, üst düzey bazı yönetici ve yönetim kurulu üyesi de Babacan ekibiyle hareket ediyor.
Her iki yeni oluşum içinde yer alanların sık telefon görüşmeleri, Ankara'dan gelen konuklarla temasları ve hatta kampa katılanlar da var.
O nedenle AK Parti Samsun il ve ilçe teşkilatlarında 'görev verecekleri başkan ve yönetim kurulu üyeleri' bulmakta biraz zorlanıyor.
Çünkü ne kadar yok denilirse denilsin, Babacan ve Davutoğlu faktörü, AK Parti'yi, en ince organlarına kadar sarmış durumda.
Değişim, parti içi demokrasi, kendilerine şans verilmesi gibi beklentileri bulamayanlar için 'yeni adresler oluşturulmuş durumda'.
İşin ilginci kim kiminle dans ediyor, 'çok belirgin olmadığı için', hemen herkes birbirine 'kuşkuyla bakar duruma geldi'.
AK Parti'de şu an için il başkan adayı olarak sahaya çıkan Mehmet Teyyare ve Murat Çelik var.
Ancak bilinen mevcut İl Başkanı Ersan Aksu da, yeniden aday olmayı planlıyor.
Ancak kaç milletvekilinin desteği var belli olmuyor.
Çünkü bildiğim kadarıyla 'açık destek şu an için' yok. İşin ilginci vekiller 'o topa da kimse için girmiyor'.
Ortak adayları olabilecek bir isim de önermiyorlar.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in tutumu da belirsiz.
Önerdiği bir isme vekillerin 'veto koyması ihtimali üzerine' o da İl Başkanlığı kongresini 'izlemekle yetiniyor'.
Samsun AK Parti kongresine öyle heyecansız, öyle belirsiz, öyle seçim havası olmadan gidiyor ki; 'Bu aslında tehlike sinyalinin belirtileri gibi'.
Çünkü;
Hem Davutoğlu kanadında, hem de Babacan taraftarlarında 'çok farklı bir heyecan var'.
İşin kızışacağı nokta ise beklenenin aksine, AK Parti'nin kongresinde kimler aday olacak, atama mı olacak, seçim mi, değil kesinlikle.
Kimler Davutoğlu'nda, kimler Babacan'ın ekibinde yer alacak, o konuşuluyor şimdilerde.
Eğer her ilde böylesine bir hareketlilik varsa, teşkilatlar kurulmaya başlandığında, 'AK Parti'de yaprak dökümü' sonbaharı beklemeden gelebilir.
Bu daha yukarılara sıçrar mı?..
Tabanda konuşanlar şöyle diyor;
"AK Parti'nin kongresine niye ilgi yok, anlamak lazım. Çünkü yukarıdan gelecek isim tek adaylı kongreyle atanacak muhtemelen. O nedenle ne Başkan Demir ne de vekiller girmiyor o işe".
Peki beklentiniz ne diye sordum; her iki gruptan yanıma gelenlere..
Teşkilatlar kurulmaya başlandığında, fırtına kopacak. Küskünler bilinenden çok fazla.
Açık söyleyeyim;
Yapılan anketlerde, Ahmet Davutoğlu'nun ya da Ali Babacan'ın partilerinin 'destek oranları az gözükse de, ivmenin kısa sürede yükseleceğini' düşünenlerdenim.
Çünkü AK Parti'nin yerel yöneticileri 'halkın dilinden konuşmuyor'.
Onların gündemi ile vatandaşın gündemi çok farklı.
Ve iktidarın yerel yöneticileri halen eski günlerde düşündükleri gibi, "Bizim seçmen kızar ama oyunu yine bize verir" diye düşünüyor.
Hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bile durumu fark edip, "Yeni üye kayıtları için bu kadar bastırmasına, çalışın, yatarak seçim kazanamayız diye daha dün Silivri'den uyarmasına rağmen, gelen dip dalgasını göremiyorlar.
Türkiye genelinde de aynıdır diye tahmin ederek;
AK Parti'nin il kongresinden daha çok, Davutoğlu ve Babacan'ın teşkilatlarıyla 'net olarak sahaya çıkmasını' iyi gözlemleyin önerisinde bulunuyorum.
Ben onlardaki heyecanı 2001'de AK Parti'nin kuruluşu döneminde gördüm.
*Nasıl konuşurken gözlerinin içine baktıklarını
*Nasıl halk dilinden konuştuklarını
*Nasıl heyecanlı olduklarını..
*Ve nasıl 'çözüm odaklı' önerileri dinlediklerini..
İktidar ve güç zehirlenmesi çok ayrı bir şey.
Bunu da yaşadık.
En son ANAP döneminde.
Ne söyleneni duyar, ne de yaşananları görür.
Gözlerinin içine bakmadan, yüksek perdeden, 'ben yaptım oldu' zihniyetiyle davranırlar.
Sonun başlangıcında olduklarını anladıklarında ise;
Geçmiş olsun..
Nisan ayına dikkat.
Son baharın habercisi 'bahar', erken yaprak dökümünün habercisi olabilir.
Babacan ve Davutoğlu faktörü..
Hazır
Giriş: 09.03.2020 18:46
Güncelleme: 30.05.2026 21:55
Dikkat ediyorsanız, AK Parti'nin ilçelerdeki kongre süreci çoğunlukla 'atamalarla devam ediyor'.
Adı kongre olmasına kongre ama 'ne adaylar var', ne de seçim yarışı havası yok.
İl Başkanlığı sürec...