Samsun'un Bafra ilçesi, aslında bir il olabilecek kadar her türlü potansiyele sahip.
Daha önceki yıllarda Bafra'nın hem kendisi hem de Belediye Başkanları 'aktiflikleriyle ve iletişimleriyle' sürekli ön planda olurlardı.
İlçelerinin tanıtımına katkısı olduğu gibi, aktiflikleriyle de ilçelerinden sıklıkla söz ettirirlerdi.
Son iki dönemdir ise Bafra, içine kapanmışlığın, tartışmaların, hatta hizmette sıkıntıların yaşandığı bir ilçe olarak oldukça sönük bir döneme sahne oluyor.
Şahsi görüşüm diyeceğim ancak, 31 Mart seçimleri öncesi 'başkan adayı belirlenmesinde' mevcut Başkan Hamit Kılıç'a karşı özellikle MHP kanadının direnişine hep birlikte şahit olduk.
AK Parti'nin iktidar gücüyle çok hizmet üretmeden halkın çoğunluğunun memnuniyetini almadan görevde olan Hamit Kılıç, aslında oldukça tesadüfen o makama oturdu.
2018'de Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı olan Yusuf Ziya Yılmaz'ın, metal yorgunluğu kapsamında istifasının ardından Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin'in Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na getirilmesi, Bafra'nın da kaderinin değişmesine yol açtı.
Olağanüstü toplanan Bafra Belediye Meclisi, Bafra Belediyesi Meclis Üyesi ve Meclis Başkanvekili Hamit Kılıç’ı, Bafra Belediye Başkanı seçti.
Kılıç makama oturdu, 11 ay sonra da Başkan Şahin'in yaptığı hizmetler ile halkın karşısına çıkarak 2019 yerel seçimlerine katıldı.
Şahin'in devamı olarak görülen Kılıç'ı çok da bilmeyen seçmen sandığa gitti ve yüzde 66,26'lık halkın çoğunluğunun oylarıyla seçilmiş Belediye Başkanı oldu.
Diğer partilerin aldığı oy, AK Parti'nin aldığı oyun yarısından azdı.
Sonra ne oldu?
Kılıç beklenen hizmetleri yapamadı.
Bafra içine kapandı adeta.
Dışa kapandı, içerde kısırlaştı.
Hizmet noktasında sıkıntılar basına çok malzeme oldu.
AK Partililer kadar Cumhur İttifakı içinde de tepki görüyordu Başkan Kılıç.
'Aday yapılmasın' yeniden diye çok çaba sarf edildi.
Özellikle MHP, "Aramızda uyum yok" diye tepki gösteriyordu.
AK Partili Eski Belediye Başkanı Şükrü Neiş de bayrağı açtı.
AK Parti'den aday olmak istedi ancak, AK Partili yöneticiler ve özellikle Milletvekili Orhan Kırcalı, Kılıç'tan yana tavır aldı.
Karşısına tek aday çıkabilse, seçimi yüzdü 100 kaybediyordu.
Ancak bölündü muhalefet.
İYİ Parti, Yeniden Refah, CHP ayrı ayrı adaylar çıkardı.
Hamdi Yıldız İYİ Parti'nin, Şükrü Neiş Yeniden Refah Partisi'nin, Özgür Önder CHP'nin adayı oldu.
Halkın bu kez üçte birinin oyunu alabilen Başkan Kılıç, geçerli 112 bin 461 seçmenin oyundan sadece 39 bin 163'ün oyunu alabildi.
Bu Bafra'da, AK Parti'nin tarihinin en düşük oyuydu.
İYİ Parti ve YRP yüzde 22'nin üzerinde oy aldılar. CHP'de 11,31.
Yani Kılıç, muhalefetin bölünmesiyle adeta zorla yüzde 38,84'lük oy oranıyla aradan sıyrılabildi.
Ancak Bafralı seçmenlerin çoğunun seçmek istemediği de ortaya çıkmış oldu.
Karşısında tek aday olsa, seçimi kazanması neredeyse mucize gibiydi.
Yani Bafra iki dönemdir bir talihsizlik yaşıyor.
Şimdi de daha seçimin üzerinden bir kaç ay geçti, yine Bafra'da 'Belediyeye sesimizi duyuramıyoruz' isyanları başladı.
Başkan Hamit Kılıç, çok iş üretmeden bir dönemi atlattı.
Şimdi ikinci dönemin de başında.
Samsun'da iletişimi olmayan tek başkan desem yeridir.
Onun zaten iletişim adına bir derdi olduğunu sanmıyorum.
Bizi bırakın vatandaş aynı sorunu yaşıyor.
Ben de açıkçası, "Çalışmayan, iş üretmeyen, ilçesine katkısı olduğuna inanmadığım" Başkan Kılıç'la iletişime geçmeye hiç gerek duymadım.
Telefonda dahi konuşmadım.
Şimdi gelinen noktada;
Hani bazen yazıyorum ya; bazı ilçelerin 5 yılı daha heba olabilir diye.
İşte o ilçelerin başında da Bafra geliyor.
Mesela, dün gazetemizde bir haber vardı.
Gaziosman Paşa ve Ertuğrul Gazi Mahallelerinde vatandaş belediyeden umudu kesince, yolları kendileri düzeltmiş.
Olaya bak sen.
Yol ve çöp işini de yapmayacaksan ne yapacaksın ki artık.
Rahmetli efsane Başkanı vardı Bafra'nın; Hasan Arslan.
Onun sayesinde Bafra, Türkiye'nin her tarafında tanınırdı.
Sempatikti, sürekli sahada halkın yanındaydı.
Kapısını çalan içeri girer derdini anlatırdı.
Sinop'a geçerken, Hasan Başkan'ın bir çayını içelim diye mola verirdik.
Müthiş iletişimi vardı. Sert görünümün altında altın gibi bir kalbi vardı.
Nur içinde yatsın.
Sonra Şükrü Neiş başkan oldu. Bafra onun döneminde de iletişime açıktı ve hizmet de yaptı.
Ve efsanelerden biri de Zihni Şahin.
O zaten iletişim ve gücünü Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile taçlandırdı.
Onlardan sonra Hamit Kılıç, çıtayı en azından aynı yerde tutmalıydı.
Ama olmadı.
Tartışılan bir isim oldu.
Bafra gibi bir ilçede belediye hizmetleri de tepki alınca; sonuçta ortaya bu yazının yazılma zorunluluğu doğdu.
Çünkü, Bafra'da dostlar var, vatandaşlar var ve sürekli de şikayet var.
Başkan Hamit Kılıç, il olmaya aday bir ilçenin başkanı olarak daha iyi hizmetlerle ve güçlü bir iletişimle sahada olmalı.
İlçesinin özelliklerini ön palana çıkarmalı.
Halkının taleplerini önemsemeli.
'Hizmet alamıyoruz' haberleriyle gündeme gelmemeli.
Yoksa Bafra'nın bir 5 yılı daha heba olur.
Bir daha ki seçimin sinyalleri zaten 31 Mart seçimlerinde ortaya çıktı ancak;
Bafra gibi il adayı bir ilçenin, hizmet alan bir 5 yıla çok ihtiyacı olduğu açık ve net.
Başkan Kılıç, gazete okumuyorsa, birileri iletsin lütfen.
Bafra'yı seviyoruz ve önemsiyoruz.
BAFRA'YI ANLAMAMAK...
Hazır
Giriş: 26.06.2024 10:00
Güncelleme: 30.05.2026 19:42
Samsun'un Bafra ilçesi, aslında bir il olabilecek kadar her türlü potansiyele sahip.
Daha önceki yıllarda Bafra'nın hem kendisi hem de Belediye Başkanları 'aktiflikleriyle ve iletişimleriyle' sürekli...