Sosyal belediyecilik ve 'gönül belediyeciliği' diye yola çıkan Samsun'u uçuracak olan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, bir anda Doğu Park'taki tek kafeteryayı kapatma kararı' alınca, 'işler karıştı elbette'.
Vatandaş anında tepki verdi.
Sabah Doğu Park'ta 'sağlık için' spor yapan vatandaşlar, 'ne gidecek tuvalet bulabildiler', ne de spor sonrası bir bardak çay içebilecek kafeterya.
Sosyal medya adeta patladı.
Hani sosyal belediyecilik diye feryatlar yükseldi, bir anda Başkan Demir'e.
Öyle ya; Samsun'u uçurayım derken, Doğu Park'ın tek kafesi de uçmuştu, sessiz sedasız..
Kapısında kilit.
Vatandaşlar, ertesi gün daha kalabalık geldi.
Birlikte spor yaptı.
Sonra da 'açıklama yayınladılar'.
Yanlıştan dönün çağrısı yaptılar.
Gazetemizin mailleri doldu taştı, biz de konuyu Samsun'un gündemine taşıdık.
Sonuç mu?..
Her fırsatta, halk günlerinde "Vatandaşla birlikte sorunları çözeceğiz' diye mesajlar verip, sonra da vatandaşa sormadan kafeyi kapatan Başkan Demir, geri adım attı.
Kafeyi ve tuvaletini bu kez alelacele açmak zorunda kaldı.
Doğrusunu da yaptı.
Benim kafama takılan şey ise başka aslında.
Başkan Mustafa Demir, koca bir kentle uğraşıyor.
Belediyenin kafe benzeri sosyal işletmelerinden sorumlu biri vardır elbette.
Bildiğim kadarıyla da Demir'in basın danışmanı olan, ama dışarıdan çalışan, maaşını belediyeden bir şekilde alan Melike Aktel'in eşi, Demir'in de eski koruması 'bu işlere bakıyor'.
Sorum şu;
Başkan Mustafa Demir'e, burasının kapanması önerisini kim yaptı? Demir'in bir anda 'Bizim Doğu Park'ta bir kafe vardı, onu kapatın demedi herhalde'.
İkinci sorum da şöyle;
Başkanın basın danışmanı, dışarıdan çalışan olsa da 'Bu kafe kapatılıyor ama başkanım tepkiler olabilir. Hani siz gönül belediyeciliği yapacaktınız falan filan demedi mi?.
Dediyse sorun yok. Karar ve sorumluluk başkanın.
Demediyse, iş karışık.
Sonuçta, "kapa-aç" gibi saçma sapan bir iş çıktı ortaya.
Yani anlayamadığım, bu kararlar nasıl alınıyor.
Vatandaşa danışılmıyor, danışman ne iş yapıyor, o işyerlerinden sorumlu kişi sadece 'kasa karda mı değil mi ' ona mı bakıyor, çok anlamadım.
Kapatma kararı doğruysa, neden tekrar açtınız, açma kararı doğruysa neden kapattınız.
Bu nasıl bir yönetim anlayışı, izah edebilen var mı?..
Nasıl halkla iletişim.
Nasıl 'birlikte yönetim'.
Kaldı ki, basın ile ilişkiler açısından da durum farklı değil.
Başkan Demir'in 'uçuracak, her şey güzel olacak, 2020 proje yılı' gibi cek-cak haberleriyle günleri geçiriyorlar.
Samsun'un reel sorunlarıyla ilgili 'tek açıklama yok'.
Ortada tek proje yok.
Hatta belediyenin tesislerinde 'olumsuz haberlerini yazan tek gazete bile' yok.
Bizim gazete kesinlikle yok.
Ama vatandaş, 'bayiye gidiyor, alıyor, okuyor' sosyal medyadan da, bize gönderdiği maillerle de tepkisini iletiyor.
Ne kadar saklayabilirsiniz ki. Gizleyemezsiniz. Farkında olmayabilirsiniz ama iletişim çağındayız.
Hal böyle olunca da, Başkan Demir'in 'olumlu ya da olumsuz tüm icraatlarını okuyacağınız tek gazete olarak HHALK' kalıyor.
Teşekkürlerinize ben de 'her türlü sorununuzu bize ilettiğiniz' için teşekkür ediyorum.
Bu arada Büyükşehir'in Hayvan Barınağı'ndaki hayvanlara kötü muamele yapıldığı, aç bırakıldığı yönündeki iddialar çok ürkütücü.
Samsun Karadeniz Bölgesi Yaşam Hakkı Derneği Başkanı Hümeyra Ulubay'ın "Barınak çalışanlarının ya iş akitleri fesih edildi ya da başka birime verildi. imza kampanyası başlattık" sözleri dikkate alınmalı.
Sonuçta müfettiş talep etmişler ancak, bu konuda da 'Samsun kamuoyu bilgi bekliyor'.
Her canlının yaşam hakkı olduğunu unutmamak gerekir.
Başkan Demir ile bu konuda görüştüğünü söyleyen Hümeyra Ulubay, barınakta çektiği fotoğrafları da paylaştı'.
Özellikle ödeneklerin hayvanlara harcanıp harcanmadığı 'bağımsız kişilerce' araştırılmalı.
Sonuç olarak;
Büyükşehir Belediyesi'nde 31 Mart'tan sonra çok hatalı ve kamuoyunun lehine olmayan işlere imza atıldı.
Suya, ulaşıma, müze girişlerine zamlarla başladı.
Kapatılan hayvanat bahçesi ayrı bir olay.
Başkan Mustafa Demir'in 'kaptanı olduğu belediyede' son hamle olan Doğu Park'taki kafenin kapatılması 'çok hatalıydı'.
Sosyal belediyecilikle alakasızdı.
Gönül belediyeciliği ile ilgisi yoktu.
Geri adım attı. Doğrusunu yaptı.
Ama 'Bana kim bu ilk adımı attırdı' asıl onu tespit etmeli.
Yoksa 'daha çok geri adım atar atmasına da' 4 yıl geçer, o zaman da çok geç olur.
Şahsi fikrimdir; benden söylemesi..