Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in bugünlerde derdi büyük.
Aslında Samsun'u uçuran projelerle uğraşacak ama 'SASKİ' gibi bir sorunu var ki; neredeyse hemen her gün açıklama yapmak zorunda kalıyor son zamanlarda.
Aslında SASKİ, Samsun'da başarılı çalışmalarıyla bilinen Büyükşehir'e bağlı bir kurumdu.
Yıllardır SASKİ'nin bu kadar gündeme geldiğini görmedim desem yanılmam inanın.
SASKİ'nin başına Genel Müdür olarak Başkan Demir'in, 31 Mart sonrası İstanbul'dan transfer ettiği Fatih Yıldız, şahsi fikrim bölgeyi çok iyi tanımadığı için sanırım henüz toparlayamadı işleri.
O nedenle de sürekli kamuoyunun gündeminde.
Samsun'un Atatürk hassasiyetinin tüm illerden çok farklı olduğunu bilebilseydi, sanırım 'kurum içinde çalışıp, bir logo tasarımı yaptık demek yerine', Samsun kamu oyunun, STK'ların SAMÜ veya OMÜ'nün de fikirlerini alırdı.
Peki ne oldu almadı da.
Samsunlular kabul etmedi o logoyu.
Hatta hiç sevmedi.
Geçtiğimiz gün Büyükşehir'in eski Genel Sekreteri Ahmet Sarı ne güzel söyledi 'logo için'.
'O anlamlı tasarımı rahmetli Başkanımız Muzaffer Önderle' yaptık diyerek.
Aslına bakarsanız, Başkan Mustafa Demir'in logo değişimi dünkü açıklaması da 'fena değildi'.
Başkan Demir, kaç gündür neden aklına gelmedi bilmiyorum ama 'Ben Atatürk'ü logoda rögar kapağı üzerinde çiğnetmem' deyiverdi birden bire.
Açık söyleyeyim, Ben Mustafa Demir'in 'Bu denli bakış açısıyla sıkı bir Atatürkçü olduğunu bilmiyordum'.
Meğer 'olay farklıymış ve logo değişimine bu nedenle sıcak bakıyormuş'.
Keşke daha önce de böyle bir çıkış yapsaydı, hatta Atatürk logolu olan belediyeleri uyarıp, 'Çöp bidonlarında Atatürklü logolar kullanılmasın' diye tavsiyede bulunsaydı, çok şık olurdu.
Demir'in en çok, 'Atatürklü logoyu yerlerde rögar kapaklarında kullansalardı, SASKİ yönetimini görevden alırdım sözünü çok anlamlı buldum'.
Herkes bundan böyle 'daha dikkatli olsun'.
Hele hele Büyükşehir Meclisi'nde AK Parti Grup Başkanlığı görevinden alınan Atatürk'e hakaret içerikli görsel ve yazıları paylaşan meclis üyesi Hasan Uzunların işi çok zor gözüküyor.
Mustafa Demir'in Atatürk hassasiyetini bilmiyor muydu bilmiyorum; AK Partili Meclis üyesi Uzunlar.
Nasıl böyle bir şey yaptı ve görevinden alındığı gibi parti tarafından disipline verileceğini nasıl hesaplayamadı çok şaşırdım şimdi.
Atatürklü logoyu rögar kapağında kullansa SASKİ yönetimini bile görevden alırım diyen Başkan Demir, "Atatürk'e hakareti' asla affetmez diye düşünüyorum.
Bekleyip disiplin kurulunun kararını göreceğiz.
Bu arada Mustafa Demir'in 'Samsun'un içme suyu konusundaki açıklamaları 'Sıkı Atatürkçü olması kadar tatmin etmedi beni' açık söyleyeyim.
Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Halk Sağlığı Laboratuarı'nda yapılmış içme suyu analiz raporunu ortaya koyan SAMÇEP'in açıklamalarını 'nasıl görmezden gelir' hiç anlamadım.
Önceki gün SASKİ Genel Müdürü Fatih Yıldız, 'O analiz raporlarını yayan, haber yapan herkes için yargı süreci başlatacağız' gibi garip sözlerle 'bir salvo yaptı ama'.
Başkan Demir'in sözleri çok daha ilginçti.
Benim anlamadığım, anlayamadığım, hafızamın almadığı;
Başkan Demir ve SASKİ Genel Müdürü Yıldız, "Acaba Valiliğe bağlı Sağlık İl Müdürlüğü'nün raporlarına mı inanmıyorlar, yoksa kendi raporlarının daha doğru olduğunu mu söylüyorlar'.
Ben vatandaş olarak şahsen Sağlık İl Müdürlüğü 'ne derse benim için o geçerlidir'..
İç derse içerim suyu, sağlıksız derse içmem.
Sonuçta Sağlık Müdürlüğü uyarısını yapar, sorumluluğu belediyeye bırakır.
Başkan Demir'in dediği gibi 'su şebeke hattını kapatma yetkisi var mı' onu bilmiyorum.
Sanırım o yetki halkın sağlığı açısından Valilik de olmalı.
Ya da Büyükşehir veya SASKİ 'Kendi göbeğini kendi keser'..
Şimdi gelinen noktada;
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, kamuoyuna açık ve net şu açıklamayı yapmalıdır;
Önerilerim;
*Samsun Şebeke suyu içilebilir. Doğabilecek her türlü sorumluluğu kabul ediyorum.
*Sonra su numuneleri analiz raporlarını ortaya koymalıdır ve halkı ikna etmelidir.
*Bu açıklamayı yaparken de, İl Sağlık Müdürlüğü'nün de 'su içilebilir, katkı oranları kabul edilebilir' düzeydedir, yazısını belgesiyle ortaya koymalıdır..
Ya da;
Tek bir cümleyle tam tersi açıklama yapmalıdır..
*Suyumuz da sıkıntı vardır, kullanılabilmesi için kaynatın, çocuklar, yaşlılar, hastalar ve hamileler kısa süre için kullanmayabilir. Gereğini yapıyoruz.
Yani milletin kafasını karıştırmaya ne gerek var.
Sonuç olarak, ivedi 'sözle değil, net belgelerle, Samsun şebeke suyunun içilebilirliği ortaya konmalıdır..
Su hakkı, yaşam hakkıdır.
SASKİ'nin bir yönetim zafiyeti yaşadığına gittikçe inananlardanım.
Çünkü bu kent, 'SASKİ'yi, içme suyunu hiç bu kadar tartışmadı.
Pet şişe gibi diye övündüğümüz suyumuzu tartışır olduk.
Yazık değil mi?.