Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, göreve geldiğinden bu yana, suya zam, sayaç okuma ücretlerine zam, müze giriş ücretlerine zam yapıp durdu.
Sonra da yetmedi, belediyenin sosyal tesislerindeki yiyecek ve içeceklere zamları patlattı.
Sonuçta belediyelerin sosyal tesisleri, dar gelirli vatandaşın ailesiyle gidip, vakit geçirebileceği, ailesinin canı da bir şeyler isterse ucuz temin edebileceği yerler olmalı.
Olmadı tabi ki.
Başkan Demir zam yapmayı seviyor ve ticari işletme gibi kar/zarar ilişkisiyle bakıyor bu işletmelere.
Hakkını yemeyelim, ulaşıma da iyi zam yaptı ama 'kendine danışman alırken de ballı maaş ödemeyi meclisten geçirmeyi de' ihmal etmedi.
Yani sonuçta Büyükşehir Belediye Başkanı Demir, işçiye kendinden önce verilen zammı geri çekse de, yakın himayesinde olan çalışanlarına 'zamlı maaş' vermeyi de seviyor;
Suya, sosyal tesis yiyeceklerine, ulaşıma zam yapmayı da..
Peki 3 dönem vekillik ve bu süreç içinde kısa süre olsa da kapatılan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda da bakanlık yapmış olan Mustafa Demir, acaba Büyükşehir'in sosyal tesislerindeki bir eksiğin hiç farkına vardı mı?..
Ya da o gözle baktı mı?..
Bakın anlatayım. Belki 'zamlı tarifeden biraz para ayırıp o sorunu çözer..'
Geçtiğimiz hafta Allah uzun ömür versin, yürüyemeyen 94 yaşındaki anamı da alıp Bayraktepe'ye gittim.
Bayraktepe bildiğiniz gibi Tekkeköy'e giderken tepede Büyükşehir'e ait bir sosyal tesis.
Müthiş bir manzara.
Milli Doğa Parkı.
Tesisin konumu süper.
Çalışanlar harika.
Hemen kapıda karşılıyorlar gelenleri.
Herkes mutlu ve efil efil esen rüzgarın eşliğinde yemeklerini yiyip, içeceklerini yudumluyorlar.
Başkan Demir'in zamlı tarifesinden olsa da 'ne yesen içsen', memnuniyet veriyor.
İşletme 10 numara.
Garsonlar, erkeğiyle, kadınıyla çok ilgili.
Kafanı kaldırsan göz göze geliyorsun ve ne istediğini anlıyorlar.
Servis zamanında ve muhteşem bir masa düzeni de var.
Ama ne yok biliyor musunuz?..
Bir tek bile tekerlekli sandalye yok.
Bir engelli gelse, benim gibi biri yaşlı annesini, babasını getirse;
Ya da engelli çocuğunu, 'kucağında taşımak zorunda'.
Hele ki park yerinden getirdiğini düşününce, o güzelim sefa öncesi ve sonrası 'geliş de, gidiş de eziyet adeta'..
Bende öyle yaptım.
İçeriye girip, engelli aracı ya da tekerlekli sandalye var mı diye sordum, baktım herkes birbirine bakıyor.
Tekrar ettim, yok öyle bir şey dediler.
Bir dönem bakanlık, 3 dönem vekillik yapmış olan 'denetim mekanizmasının başında yer almış, defalarca gittiği ilde, kurumda eksikleri bir bakışta görmesi gereken Başkan Demir'in yönetiminde olan sosyal tesiste, yaşlı ve engelliler için tekerlekli sandalye yok.
İnanılır gibi değil elbette.
Oysa koruması olan polisi, eski danışmanının eşini de 'bu işi iyi yapar diye' tüm tesislerin başına genel müdür olarak görevlendirmişti.
Demek ki, olmuyormuş.
Genel Müdürü gözleri olamamış.
Bu eksiği görememiş. Her zaman söylerim 'liyakat çok önemlidir'..
İşi ehline vermeyen kıyameti bekler.
Eninde sonunda.
Yapacak bir şey yok...
Yine iş bana kaldı ve yine benden öğrendi, böylesine önemli bir eksikliği Mustafa Demir. Hem de 'tecrübeyle sabit bir olay' olarak.
Hem adı sosyal tesis olacak, hem de en sosyalından bir tekerlekli sandalyen olmayacak.
En yakın zamanda tüm tesislerinde bu eksikliği gidermesini bekliyorum Başkan Demir'den..
Sonuç yine her şeye rağmen, o çalışanların verdiği emeğe saygı, mahcubiyetlerinin yüzünden okunması nedeniyle hepsine teşekkür ettim çıkarken.
Zaten 'annemi götürmeme de yardımcı oldular'.
Aracımın tesisin kapısının önüne getirilmesi çözümünü de buldular.
Tesiste olan müşteriler de 'durumu fark etti' ve 'tekerlekli sandalye yok muymuş' diye konuşmaya başladılar.
Bu arada iki yıl önce Ihlamur Kafe'ye gittiğimde aynı sorunla karşılaşmıştım ama 'sonra geldiğimde tekerlekli sandalye olduğunu görmüştüm'..
Çok mu zor?..
Zaten vatandaşını, engellisini düşünebilmektir, belediyecilik esasen..
Engelsiz bir Samsun, engelsiz ulaşım, engelsiz tesisler yapabilmektir, 'sosyal belediyecilik'.
Hele ki adı sosyal tesis olan bir yerde, 'tekerlekli sandalye olmaması eksiklik değil, önemli bir ihmaldir'..
Makamda oturmakla 'sosyal belediyecilik olmuyor elbette'..
Her şeyden önce yöneticiyim diyen herkes, 'yaşı kaç olursa olsun kendinin de bir engelli ya da yaşlı adayı olduğu'bilincini taşımalı.
Böylelikle Samsun'daki tüm Belediye Başkanları'na da 'Bir sorgulayın bakalım tesislerinizde tekerlekli sandalyeniz var mı diye uyarmış oluyorum'..
Hadi hayırlısı..
Engelsiz tesislere 'vesile olur inşallah', o gün yaşadıklarımız.
