-Anlat dersi, demiş.
Öğrenci başlamış anlatmaya.
-Şimdi kürsünün üstüne çık, devam et.
Öğrenci kürsüye çıkıp devam etmiş.
-Kürsünün üstüne bi sandalye koy, üstüne çık devam et.
Öğrenci denileni yapmış.
-Şimdi sandalye üstüne tabureyi koy, devam et.
Öğrenci artık düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça dediklerinde tutarsızlıklar başlamış.
Hoca dersini bitirmiş:
“İnsan yükseldikçe dediklerinde tutarsızlıklar olur, çünkü artık beyin söyleneni değil, bulunduğu yerden düşmemeyi önceler.”
Devam edelim…
Adamın biri petshop’ta üç papağan görmüş.
İlki 10 bin liraymış.
Satıcı “Üç dil biliyor” demiş.
İkincisi 50 bin liraymış.
Satıcı “Şirket yönetiyor” demiş.
En köşedeki yaşlı, tüyleri dökülmüş papağanın fiyatı ise tam 200 bin liraymış.
Adam hayretle sormuş:
-Yahu bunun özelliği ne, niye bu kadar pahalı?
Satıcı omuz silkmiş:
-Vallahi biz de bir numarasını görmedik ama diğer ikisi buna “Başkanım” diyor.
Devam edelim…
Samsun Çarşamba Havalimanı’nda İstanbul yolcuları uçağa binmek için sıralanmış, uzun kuyruk oluşmuş.
Diğer uçağı bekleyen yolculardan birisi;
Tanıdığı birini görünce “Başkanım” diye seslenmiş.
Kuyruktaki yolculardan 20 kadarı başını geri çevirmiş, “Başkanım” diye seslenenin kim olduğuna bakmış!
Bu yaşanmış bir olay!
Uydurma değil.
O kadar çok siyasi partiler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, işçi ve memur sendikaları, dernekler var ki; Samsun geleninde bunların sayısı sadece dernek sayısı 2.193 olduğuna göre toplamda 5 bin kadar vardır.
“Elini sallasan başkana değiyor” sözünün önemli yer vardır.
Gündelik siyasetteki yoğun rekabete veya yerel ile genel yönetimlerdeki idari çeşitliliğe ironik bir yaklaşım olarak kullanılan bu ifadeyi, genellikle Türkiye genelindeki çok sayıda siyasi parti il/ilçe başkanlığı, dernek veya oda başkanlıkları gibi durumlar için sıkça duyarız.
Memlekette o kadar çok başkan var ki, yolda yürürken ayağınız taşa takılsa taştan önce bir “Başkanım” sesi duyarsın. Eskiden herkes lider olamaz derlerdi; şimdi herkes başkan, lider bulabilene aşk olsun. Yakında kahvehanelerde okey dördüncüsü aranmayacak, masaya “Sayın Başkanım” diye hitap edilecek bir dördüncü beklenecek.